Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9473 E. 2022/15459 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9473
- Karar No
- 2022/15459
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda ... tarafından verilen davanın kabulüne dair karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince verilen davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 29.02.2016 tarihinde davacı idaresindeki araç ile trafik sigortasız aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 42.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.08.2018 tarihli dilekçesiyle talebini 100.936,00 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili, maluliyete itiraz ederek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 100.936,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile ... kararının 1 nolu fıkrasında yer alan "30.01.2018" tarihi çıkartılarak yerine "22.03.2018" tarihinin yazılmasına, 3 nolu fıkrada yer alan "10.824,88 TL" çıkartılarak "2.180,00 TL" ibaresinin yazılmasına, kararın bu haliyle icrasına, öteki itirazların reddine karar verilmiş; ... kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, maddi tazminat istemine ilişkindir. a-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.12.2017 tarihli rapor Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 15,2 olarak belirlenmiştir. Ne var ki anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Bu durumda ... tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, Adli Tıp Kurumu veya en yakın Üniversite Hastanesinden davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. b-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda, meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü olan davacının kaza tespit tutanağına göre kask durumunun tespit edilemediği, davacının yaralanmasının kafa travması olduğu, maluliyet raporuna göre kafa çökme kırığı sonucu oluşan psişik bozukluk nedeniyle maluliyet oranının % 15,2 olduğu tespit edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacının kusuru olmadığı gerekçesiyle davalının anılan yöne ilişkin itirazı reddedilmiştir. Ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun olmamıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kafa bölgesinden yaralandığı anlaşılmakla Dairemiz yerleşik uygulamasına göre hesaplanan tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 3-Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarına gelince; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmiş ise de ... karar tarihi (05.01.2019) itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre maktu vekalet ücreti olan 2.725,00 TL yerine 2018 yılında geçerli maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2, a-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı davalıya geri verilmesine 24.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.