Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9360 E. 2023/9849 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9360
- Karar No
- 2023/9849
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/211 E., 2022/187 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ... ile davalı ... vekili Avukat Melik Hur ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 26.09.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... Takı ve Mücevherat Sanayi Ticaret A.Ş. arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'ın ise borçlu firmanın ortağı olduğunu ve aynı zamanda söz konusu kredi sözleşmesinin de müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, kredi borcunun geri ödenmemesi sebebi ile dava dışı borçlu ve kefilleri aleyhine İzmir 28 İcra Müdürlüğü'nün 2014/7501 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulü diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, cebri icra yolu ile taşınmazın satılması için yetki verilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili, dava konusu tasarrufun gerçek bir satış ilişkisine dayandığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili; dava konusu gayrımenkulün gerçek değeri ödenerek satın alındığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.02.2015 tarihli ve 2014/292 E., 2015/34 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2020 tarihli, 2018/3248 Esas ve 2020/1997 Karar sayılı ilamı ile; "taşınmazın tapuda gösterilen değeri 180.000,00 bilirkişilerce belirlenen gerçek değeri ise 250.000,00 TL olup, bedeller arasında fahiş fark bulunmamaktadır. İİK.nun 280. maddesine göre kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta bulunmakta olup, davalılar arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir bir durumda kanıtlanamamıştır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilli temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu gayrımenkulün gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli aşan fark olduğunu, gayrımenkul kaydında yer alan ipotek bedelinin, gayrimenkulün bedelinden mahsup edilerek satın alındığını, ipotek bedelinin eklenmemesi gerektiğini, borçlunun piyasada çokca borcu olduğunu, söz konusu tasarrufun da mal kaçırma gayesi ile yapıldığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına, davalı ...'in İİK 280/1 hükmü gereğince davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun ispat edilememiş olmasına, dava konusu gayrımenkulün de ipotek ile satın alındığının ve ipotek borcunun da davalı ... tarafından ödendiğinin anlaşılmış olmasına, İİK 278 inci madde hükmü gereğince bedel farkının da bulunduğunun ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 19.12.2005 gün ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince davacı alacaklıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi