Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/935 E. 2023/6174 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/935
Karar No
2023/6174
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/923Dİ-2021/874 SAYISI : 2021/İHK-38884 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun usulden reddi/Başvuranın itirazının reddi SAYISI : K-2021/112753 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.06.2020 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın sebep olduğu tek taraflı kazada, yolcu konumundaki davacının bedensel zarara uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda eksik ödeme yapıldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL maddi tazminatın ve 144,00 TL rapor ücretinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce 32.146,45 TL ödeme yağıldığını, sorumluluklarının kalmadığını, eldeki davadan öce usulüne uygun başvuru yapıulmadığını, davanın belirsiz olarak açılamayacağını, yapılan ödeme ile mevcut zarar arasında fahiş fark olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte zarardan güncellenmiş ödemenin düşülmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kaza ile illiyet bağı olmadığını, temerrüd gerçekleşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, ayrıca avans faizi işletilemeyeceğini , davacı lehine takdir edilecek vekalet ücretinin nispi vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kazadan 8 ay sonra alındığı, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekinde yer alan "Kas İskelet Sistemi-eklem hareket çıkıklığı ve alt ekstremite kaynaklı arızalarda engelin kalıcı ve stabil olması ve son 12 ayda değişiklik olmaması gerektiğinin hüküm altına alındığı, bu halde sürekli özür tespiti için en az 12 aylık sürenin geçmiş olmadığı, bu sebeple yürürkükteki yönetmelik hükümlerine uygun olmayan rapor ile Sigorta Şirketine başvuru yapıldığından 5684 sayılı Kanunun 30. maddesi ve KTK'nın 97.madesi gereğince gerekli başvuru şartının gerçekleşmediği" gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulu maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağı kuran, tüm tedavi evraklarının incelendiği ve davacının bizzat muayenesinin yapıldığı, uzman hekimlerce tanzim edilen, yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun bir rapor olduğunu, bu sebeple davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...başvuruda sunulu maluliyet raporunun yürülükteki mevzuat hükümlerine uygun olmadığı, bu sebeple genel şartlara uygun başvuru yapılmamış olduğu" gerekçesi ile Uyuşamazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında belirttiği sebepleri tekrarla ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebep olduğu tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı bedensel zarar için maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş, bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölümünce düzenlenen 01.02.2021 tarihli raporda (Kazadan 8 ay sonra), alternatifli olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği olmak üzere üç ayrı şekilde maluliyet oranı tespiti yapılmıştır. Kaza tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3.maddesinde " ... özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre davacının kaza nedeniyle oluşan toplam maluliyeti %11 olarak belirlenmiştir. Bu oranın içerisinde sol kalkaneus fraktürü ( topuk kırığı) kaynaklı alt ekstremite engel oranın %4 olduğu tespit edilmişse de yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. ... tarafından; davacı tarafından başvuruda sunulan raporun kazadan 8 ay sonra alındığı, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekinde yer alan "Kas İskelet Sistemi-eklem hareket çıkıklığı ve alt ekstremite kaynaklı arızalarda engelin kalıcı ve stabil olması ve son 12 ayda değişiklik olmaması gerektiğinin hüküm altına alındığı, bu halde sürekli özür tespiti için en az 12 aylık sürenin geçmiş olmadığı, bu sebeple yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun olmayan rapor ile Sigorta Şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle verilen kararın yerinde olduğu belirtilerek davacının itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç doğru olmamış, eksik inceleme ile karar verilmiştir. Bu durumda 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431. maddesinde Hakem Heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini sağlanarak (eksiklikler tamamlanarak) ve bizzat muayenesi yapılmak üzere kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetvellere uygun şekilde maluliyet oranının belirlenmesi için en yakın üniversitenin adli tıp anabilim dalı başkanlığından yaralanma bölgelerinden biri olan alt ekotremiye için bir yıl geçtiği gözetilerek rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 09.05.2023 tarihinde Üyemiz ...'un karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/935, K. 2023/6174, T. 09.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-935-e-2023-6174-k-92858bfee53b