Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8521 E. 2024/2841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8521
- Karar No
- 2024/2841
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/325 Değişik İş, 2022/325 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/İtirazın Reddi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; olay tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 21.11.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 52.384,46 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile sorumluluğun yerine getirildiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafından sunulan raporun yönetmeliğe uygun olmadığını, bu nedenle yeni rapor alınması gerektiğini, tarafların kazanın oluşumundaki kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, kaza tarihinde davacı 14 yaşında olduğundan anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre sigortasız aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının %5 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, davacı kaza sırasında kask takmadığından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 41.907,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşıladığını, davacı ceza dosyasında şikayetçi olmadığından tazminat talep edemeyeceğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata aykırı olduğunu, kusur raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı kaza tarihinde 14 yaşında olup anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirmediğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan hesap raporundan ödemenin zararı karşılamadığının tespit edildiği, davacının şikayetten vazgeçerken açıkça şahsi haklarından feragat etmediği, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde düzenlendiği, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde tespit edildiği, davacının başvurusunun usulüne uygun olması ve sigortasız aracın iş makinesi olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, olay tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan hesap raporunda ödemenin zararı karşılamadığının tespit edilmesine, davacı tarafından şikayetten vazgeçilirken açıkça tazminat isteminden de vazgeçilmiş olmamasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine ve yaralanmanın niteliğine göre uzman doktorun da bulunduğu heyet tarafından düzenlenmiş olmasına, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, usulüne uygun başvuru yapıldığından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmasına, sigortasız araç ticari olduğundan avans faizine hükmedilmesinin yerinde olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (5.3) numaralı bendinde yer alan "6.247,98 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.