Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8249 E. 2024/3273 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8249
- Karar No
- 2024/3273
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/405 E., 2022/411 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-17524 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/66779 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 25.03.2019 tarihli trafik kazası sonucunda yolcu olan davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 4.800,00 TL sürekli iş gücü kaybı, 100,00 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 97.224,94 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, kusur oranının tespiti gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki tam kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 4 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 97.224,94 TL'nin 02.11.2021'den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur dağılımının hakkaniyete uygun olmadığını, emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, hatır taşıması indirimi yapılmasını, dava şartının yerine getirilmediğini, karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, bakiye ömrün hesap tarihi itibariyle belirlenmesinin hatalı olduğunu, aradaki farkın 0,12 yıl olduğunu, bilirkişi tarafından 2022 yılının 360 gün olarak alınması gerekirken 365 gün olarak belirlenerek fazladan hesap yapıldığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak yapılmasının içtihatlara uygun olduğu, soruşturma aşamasında düzenlenen kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimine yönelik itirazın yerinde olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51, 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Somut olayda davacı, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün aile dostu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, dosyada hatır taşımasının mevcudiyetini gösterir delil olmadığı gerekçesiyle olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmış ise de; sürücü ile yolcu olan davacının aile dostu olduğu, davacının taşınmasında menfaat temini olmadığı gözetilerek olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.04.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dosya kapsamından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesabı yapılırken bir yılın 365 gün olarak esas alındığı anlaşılmaktadır. Gerek öğretide ve gerekse uygulamada tazminat hesabında bir yıl, 360 gün olarak kabul edilmektedir. Bu hesaplama tarzı, ayların fiili sayılarına göre değil, her ayın 30 gün olarak kabul edilmiş olması esasına dayanmaktadır. Bu nedenle hakem heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir yılın 365 gün olarak esas alınması doğru olmayıp bir yıl 360 gün esas alınarak hesaplama yapılması yönünde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Ayrıca, bakiye ömür tespitinde davacının olay tarihindeki yaşının esas alınması gerekirken rapor tarihindeki yaşının esas alınması da doğru olmayıp hükmün açıklanan nedenlerle de bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (1) numaralı bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.