Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8117 E. 2024/2945 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8117
Karar No
2024/2945
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/302 D.İş, 2022/376 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/10942 DAVA TARİHİ : 09.07.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü / Davalının İtirazının Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/185901 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 24.06.2019 tarihinde yaptığı kaza nedeni ile müvekkilinin yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili sürekli iş göremezlik tazminatını 40.227,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 1.987,00 TL, geçici bakıcı giderini 640,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyeti olmadığını, usule uygun başvuru yapılmadığını, usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, koruyucu tertibat kullanılmadığını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, ancak yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın 24.06.2019 tarihinde yaptığı kaza neticesinde maluliyetten kaynaklı oluşan zararın tazmininin talep edildiği, alınan kusur raporu ile davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kazada %25 oranında, karşı taraf araç sürücüsünün ise %75 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemince %11 maluliyet oranı ve %25 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama neticesinde 40.227,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.987,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 640,00 TL geçici bakıcı giderinin belirlendiği, davacının taleplerini artırdığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, davacı ve sürücünün arkadaş oldukları, düğün çıkışı birlikte yola çıkmalarında menfaat olduğunu bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılamayacağı, yaralanma bölgesi ile emniyet kemeri arasında illiyet bağı bulunmadığı bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılamayacağı gerekçesi ile toplam 42.854,00 TL tazminatın 07.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; hesaplamaya esas alınan maluliyet raporunun ilgili mevzuata aykırı düzenlendiğini, engel oranı ile kaza arasındaki illiyetin irdelenmediğini, Amasya ... Devlet Hastanesi'ne yönlendirilen başvuranın maluliyetinin bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilemediğini, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, usulüne uygun olarak sigorta şirketine başvuru yapılmadığından başvurunun reddi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarından sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalının itiraz ettiği, maluliyet raporunu kabul etmediklerini beyan ettikleri, kaza tarihi itibari ile geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, kaza ile nedensellik bağı kurduğu, ... Devlet Hastanesinden alınan raporun da irdelendiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının yerinde olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığına dair delil ibraz etmediği, araç sürücüsü ve davacının birlikte yola çıkmalarında menfaat birlikteliği olduğu bu nedenle hatır taşıması indirimi talebinin reddi gerektiği, davacının nispi tam oranda vekalet ücreti alabileceği gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sunduğu itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 24.06.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesaplamada kullanılan yöntemin usul ve yasaya uygun olmasına, davalıya 04.06.2021 tarihli dilekçe ve eki belgeleri ile yapılan başvurunun davalıya 07.06.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmasına, davacının arazları ile emniyet kemerinin takılmaması arasında illiyet bağı olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamından, davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 26.06.2020 tarihli ... Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen raporda davacının sağ kol kırık nedeni ile opere edildiği, 1 yıl önce MM tam ve EMF normal olduğu davacının engeli olmadığının bildirildiği, 27.04.2021 tarihli Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Aanabilim Dalı tarafından hazırlanan rapora göre ise davacının dirsek arızası nedeni ile %11 oranında maluliyeti olduğunun bildirildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacının %11 oranında maluliyeti olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki raporların aynı yönetmeliğe göre tanzim edilmiş olmasına rağmen birbiri ile çelişkili olduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle dosyada bulunan raporların da irdelenerek kaza sebebiyle maluliyetin oluşup oluşmadığı, kaza ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının incelenerek, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, araç sürücüsünün arkadaşı olduğunu, düğün salonundan arkadaşı olan araç sürücüsü ile sigara almak için çıktıklarını beyan ederken, araç sürücüsünün de kollukta verdiği beyanda, davacının arkadaşı olduğunu ifade ettiği görülmektedir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8117, K. 2024/2945, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-8117-e-2024-2945-k-2ff5e1ff0b59