Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7445 E. 2024/2860 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7445
- Karar No
- 2024/2860
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/324 D.İş – 2022/325 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/14019 BAŞVURU TARİHİ : 14.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne/İtirazın Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/159834 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.05.2020 tarihinde davacı yayanın plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, bu yaralanma nedeniyle doğan zararının giderilmesi için davalı kuruma başvuru yapıldığını ancak davalı kurumca başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri, 6.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.10.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 132.995,44 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 13.948,26 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 11.772,00 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu olay trafik kazası niteliğinde olmadığından teminat dışı olduğunu, Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorunda bulanan araçlardan olduğunun, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebep olduğunun ispatı gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, talebin sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, aksi kanaatte ise yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, kusura itirazları bulunduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi giderinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, ceza soruşturması evraklarının getirtilmesi gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinen faiz başlangıcının kaza tarihi olarak belirlenemeyeceğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 132.995,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 13.948,26 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 11.772,00 TL geçici bakıcı gideri, 6.000,00 TL tedavi giderinin 03.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru konusu olay trafik kazası niteliğinde olmadığından teminat dışı olduğunu, Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorunda bulanan araçlardan olduğunun, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebep olduğunun ispatı gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, talebin sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, aksi kanaatte ise yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, kusura itirazları bulunduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi giderinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, ceza soruşturması evraklarının getirtilmesi gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinen faiz başlangıcının kaza tarihi olarak belirlenemeyeceğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı yayaya bir aracın arkadan çarpması suretiyle gerçekleşen ve davacının bedeni zararına sebebiyet veren olayın motorlu aracın işletilmesine bağlı gerçekleştiği sabit olmakla kazanın teminat dışında olduğu itirazlarının yerinde olmadığı, maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, tazminat hesabında kullanılan yöntemin Yargıtay içtihatlarına uygun bulunduğu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, belgelendirilemeyen tedavi giderinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunduğu, temerrüt tarihinin doğru belirlendiği, vekalet ücretinin belirlenmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru konusu kaza karayolunda gerçekleşmediğinden teminat dışı olduğunu, Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, dava kısmi dava olarak açıldığından talep artırım talep edilemeyeceğini, kazaya neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorunda bulanan araçlardan olduğunun, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebep olduğunun ispatı gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, talebin sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, aksi kanaatte ise yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, kusura itirazları bulunduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi giderinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinden faiz başlangıcının ancak aktüer bilirkişi raporunun tarihi olarak belirlenebileceğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini, davaya ve ıslaha karşı ileri sürdükleri zamanamışı definin değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve belgelenemeyen tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kazanın teminat kapsamında olmasına, kazaya plakası tespit edilememiş aracın neden olmasına, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesap yapılmasında hata bulunmamasına, kusur raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, faiz başlangıcının doğru belirlenmiş olmasına, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve belgelendirilemeyen tedavi giderinin poliçe kapsamında olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 23.05.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.