Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7411 E. 2024/1287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7411
- Karar No
- 2024/1287
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/451 E., 2021/531 K. DAVACILAR : 1...., 2...., 3.... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1. Euro Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2.... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 04.11.2013 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Euro Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.07.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilleri ... ve ...'ın çocukları ve müvekkili ...'ın kız kardeşi ola...'ın öldüğünü, araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, davalı ...'in kazaya sebebiyet veren otobüsün maliki ve işleteni olarak kusursuz sorumluluğunun olduğunu, davalı ... Ege Sigortanın ise kazaya sebebiyet veren otobüsün Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı olduğunu beyanla açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş; 16.03.2016 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 31.932,00 TL'ye artırmış; 25.05.2021 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 40.154,40 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Euro Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davalı şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurundan bahsedilemeyeceğini, desteğin araç trafiğine ayrılmış yolda tedbirsiz ve dikkatsizce hareket etmesi sonucunda dava konusu kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde küçük Arzu'nun anne ve babasının da velayet ilişkisi nedeni ile sorumluluklarının bulunduğunu, yaptırılacak destekten yoksun kalma hesabının aktüer bilirkişisi tarafından hazırlanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.03.2016 tarihli ve 2013/286 Esas 2016/155 Karar sayılı kararıyla; sigorta şirketlerinin kusursuz sorumluluk esaslarına göre hareket ettiği ve sigorta işleminin, kişinin meydana gelebilecek herhangi bir kaza ve ani ölüm durumunda sigortanın sağladığı güven ilkesinden faydalanmak istediği duygusu hareketi ile sigorta işlemlerini yaptırdığı, desteğin %75, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden maddi tazminat ve manevi tazminat talebi açısından 01.08.2014 tarihli feragat dilekçesi gereğince feragat nedeniyle reddine, diğer davalı Euro Sigorta açısından davanın kabulü ile davacı baba ... için 14.990,00 TL, davacı anne ... için 16.942,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Euro Sigorta A.Ş.'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Euro Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.05.2019 tarihli ve 2016/13089 Esas, 2019/5674 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece kusur yönünden yapılan araştırma inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Davaya konu kaza ile ilgili ceza dosyasında ATK'nun düzenlediği kusur raporunda; muris Arzu'nun kusurlu, sanık sürücü...'in kusursuz olduğu tespit edildiğinden sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Eldeki dosyada ise yerel mahkemece; polis bilirkişi ve ATK'ndan aldırılan raporlarda yaya müteveffa Arzu'nun %100 kusurlu, sürücü...'in ise kusursuz olduğu ifade edilmiş, davacılar vekilinin itirazları üzerine aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise; davalı taraf sürücüsü...'in %25 (yüzde yirmibeş) müteveffa yaya...'ın davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %75 (yüzde yetmişbeş) oranında müessir olduğu, Prof. Dr. M.... Prof. Dr. ..., Doç. Dr.... Müh.... Müh. ...nun oyları, Müh. ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildiği kanaati bildirilmiş, Mahkemece söz konusu ATK raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, rapor kaza ile ilgili olarak düzenlenen önceki raporlarla çelişki halindedir ve muhalefet şerhli olarak düzenlenmiş olup, kazanın oluşunun belirlenebilmesi açısından denetime ve hüküm tesisine elverişli değildir. O halde mahkemece, İTÜ'den oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi heyetinden, kazanın oluşumunda kusur durumunun ne olduğu konusunda, ayrıntılı, gerekçeli, (yukarıda ayrıntıları açıklanan) önceki tüm kusur raporlarının da irdelendiği ve çelişkilerin giderildiği şekilde, denetime açık bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Davacıların desteği olan Arzu 6 yaşında vefat etmiştir. Hükme esas alınan aktüer raporunda davacı anne ve babaya, 18-26 yaş aralığında %25'er pay, sonraki 17 yıl için %12.5'er pay son 2 yıl için ise anne yönünden %25 pay ayrılacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'ar pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra, yaşam tablosuna göre anne ve babadan hangisi destekten çıkacaksa, kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği Dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir. Hükme esas alınan aktüer raporu anlatılan Daire uygulamasına uygun olmadığından, mahkemece, Yargıtay uygulamaları da gözetilmek suretiyle, bilirkişiden işaret edilen hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması da isabetli görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak İTÜ'den alınan kusur raporuna göre desteğin %75, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu, alınan hesap raporu uyarınca davacıların talebini artırdığı belirtilerek davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat istemli davanın feragat nedeniyle reddine, davalı Euro Sigorta yönünden maddi tazminat istemli davanın kabulü ile davacı ... için 19.471,65 TL davacı ... için 20.682,75 TL olmak üzere toplamda 40.154,40 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalı Euro Sigortadan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Euro Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Euro Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda davacının bozma öncesinde kararı temyiz etmediği de gözetilerek 2015 yılı verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, lehlerine oluşan usulü kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, kusur durumundaki çelişkinin giderilmediğini savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalının işleteni olduğu aracın karıştığı 17.07.2013 tarihli trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Euro Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessese Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir.
Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.”
Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk derece mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. İlk derece mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur.
Dosya kapsamından; mahkemenin bozma öncesi vermiş olduğu ilk kararın davalı Euro Sigorta A.Ş. vekilince temyiz edildiği, Dairece sadece Euro Sigorta A.Ş. yararına bozma kararı verildiği ve bu suretle davalı Euro Sigorta A.Ş. yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla, mahkemece verilen son kararla davalı Euro Sigorta A.Ş. lehine verilen ilk karara aykırı olarak güncel veriler esas alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınması suretiyle davalı Euro Sigorta A.Ş. aleyhine, ilk kararla belirlenenden daha fazla tutarda tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı Euro Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı Euro Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Euro Sigorta A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.