Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6191 E. 2024/1097 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6191
- Karar No
- 2024/1097
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/568 E., 2021/515 K. DAVACILAR : 1.... 2.... 3.... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.Sompo Japan Sigorta A.Ş. vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.01.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.11.2013 tarihinde, davalıların sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacıların 3 yaşındaki oğulları İbrahim'e çarptığını ve vefatına sebep olduğunu belirterek davacı anne ve baba için ayrı ayrı 3.000,00'er TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, ... için 40.000,00 TL, Hatice için 50.000,00 TL ve kardeş Dilara için 40.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılardan ...'ten kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, baba ... için 37.008,44 TL ve anne Hatice için 45.781,68 TL olarak talebini ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili ile davalı ... davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.03.2016 tarihli ve 2014/36 Esas, 2016/303 Karar sayılı kararıyla; maddi tazminat istemlerinin kabulü ile davacı ... için 37.008,44 TL, ... için 45.781,68 TL maddi tazminatın davalı ... açısından sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihinden geçerli olmak üzere, diğer davalı için haksız fiil tarihi olan 16.11.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı ... ve Hatice için ayrı ayrı 30.000,00'er TL, Dilara için 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalıdan haksız fiil tarihi olan 16.11.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.05.2019 tarih ve 2016/14315 Esas ve 2019/6308 karar sayılı ilamı ile;, davacı anne ve babaya ayrılan destek paylarının Daire'miz uygulamalarının daha altında olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek
"Hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin 25 yaşında evleneceği kabul edilmiş, bu tarihe kadar davacı anne ve baba için %25'er, 30 yaşına kadar %15'er, 30 yaşında bir çocuğunun olacağı varsayımı ile %12,5'er, 35 yaşında ikinci çocuğu olunca %10'ar destek payı üzerinden tazminat hesabı yapılmıştır. Dairemiz uygulamalarına göre 18 yaşında gelir elde etmeye başlayan desteğin askere gideceği, askerlik görevini tamamladıktan sonra 2 yıl içinde evleneceği, evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'ar pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra, Yaşam Tablosuna göre anne ve babadan hangisi destekten çıkacaksa, kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği, Dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir. Hükme esas alınan raporda askerlik süresinin tazminat hesabında dikkate alınmaması, devam eden 2 yıl içinde evleneceğinin kabul edilmemesi ve evlendikten sonra yukarıda belirtilen şekilde destek oranlarının belirlenmemesi doğru görülmemiş olup, destek oranları temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış ancak askerlik süresinin tazminat hesabında dikkate alınması ve devam eden 2 yıl içinde evleneceğinin kabul edilmesi yönünden kararın bozulması gerekmiştir. Destek, olay tarihinde 3 yaşında olup, aktüerya raporunda, desteğin 18 yaşında kazanç elde etmeye başlayacağı, bu yaşa kadar davacıların yetiştirme gideri yapacakları kabul edilmiştir. Yetiştirme gideri hesaplanırken bilinen en son dönem asgari ücretinin esas alınmaması da doğru değildir. Bu durumda mahkemece, aktüerya raporunu düzenleyen bilirkişiden, desteğin askerlik yapacağı dönem, evleneceği yaş ve yetiştirme giderleri yönünden az yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek, tazminat hesaplaması hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli ek rapor alınarak (temyiz eden davalı ... şirketinin destek payları yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. '' gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisinin vefat ettiği kazada kusurlu olan davalı sürücünün sanık olarak yargılandığı ceza dosyasında mahkumiyetine karar verildiği, davalı sürücünün kullandığı kazaya karışan aracın davalı ... şirket tarafından kaza tarihini kapsayacak şekilde sigortalandığı, davalı sürücünün ve aracı sigortalayan sigorta şirketinin davacıların destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi zararlarının tazmininden birlikte sorumlu oldukları, aktüerya bilirkişinin 04.06.2021 tarihli raporunun hükme esas alınmaya elverişli olduğu, kazadaki kusur durumu, murisin kaza tarihindeki yaşı, davacıların kaza nedeniyle duydukları üzüntü ve meydana gelen manevi zararları ile TBK'nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıların çekmiş olduğu acı ve üzüntünün bir nebze olsun giderilebilmesi için manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 33.106,44 TL, davacı ... için 45.781,68 TL destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 16.11.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile, davalı ... açısından ise dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile sigorta poliçe limiti sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... ve davacı ... için ayrı ayrı 30.000,00'er TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalıdan haksız fiil tarihi olan 16.11.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; kusur oranına itirazlarının dikkate alınmadığını, aktüerya raporunda fahiş tazminat hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının sürücüsü olduğu aracın, yaya olan davacılar desteğine çarpması sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalı tarafından önceki kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.