Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/733 E. 2024/4395 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/733
Karar No
2024/4395
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2447 E., 2021/1661 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/113 E., 2019/760 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in sürücü, ...'in işleten ve davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların çocuğu olan ...'ın 04.03.2015 tarihinde minibüsten inerken teker altında kalarak vefat ettiğini, davacı anne ve babasının destekten yoksun kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacıların her biri lehine şimdilik 1.000,00 TL destek tazminatının davalı ... şirketi için 04.05.2015, diğer davalılar bakımından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, her bir davacı lehine 75.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili davacı anne için destek tazminatı talebini 37.785,60, davacı baba için 28.163,11 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortasının tespit edilerek husumetin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, kazaya karışanların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, zarar görenin zararın artmasına neden olmuş ise indirim yapılması gerekiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, davacı babaya 14.706,80 TL, davacı anneye 19.347,21 TL ödeme yaptıklarını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, alınan kusur raporu ile davalı sürücünün kazada %100 oranında kusuru bulunduğu, davacı vekilinin 08.06.2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinde feragat ettiğini belirttiğinden maddi tazminat talebinin feragat nedeni ile reddine karar verildiği, davacıların manevi tazminat talebi yönünden ise, söz konusu kazada davacıların 5 yaşındaki çocuklarını kaybettikleri, kusur durumu, çekilen acı dikkate alındığında manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne maddi tazminat yönüyle davadan feragat edildiği anlaşıldığından feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat alacağı yönünden her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili; manevi tazminat miktarının düşük belirlediği gerekçesi ile kararı istinaf etmiştir. Davalı ... vekili; çocuğun yaşı, annenin bakım ve gözetim yükümlülüğü gibi temel sorumlulukların kusur durumunun tespitinde dikkate alınmadığı, ancak tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği, manevi tazminatın yüksek olduğu gerekçeleri ile kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar murisi ...'ın 22.03.2015 tarihinde yolcu olarak bulunduğu sürücüsü ...'in dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması neticesinde vefat ettiği, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği, bu nedenle davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat yönüyle davadan feragat edildiği anlaşıldığından feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönüyle, davacıların her biri için ayrı ayrı için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile kararı temyiz etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 22.03.2015 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53, 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6098 sayılı TBK'nın 56 ncı maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı çocuklarının vefatı nedeni ile her bir davacı lehine 75.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş İlk Derece Mahkemesi ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminata karar verirken Bölge Adliye Mahkemesi davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile her bir davacı lehine 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Ancak, davacılar 22.03.2015 tarihli kazada henüz 4 yaşında olan çocuklarını kaybetmişlerdir, olayın cereyan ediş şekli, sürücünün kazada tam kusurlu olması gibi tüm unsurların bir arada değerlendirilmesi sonucu takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya kapsamından, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verildiği, ihtilaflı kısmın sadece manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacılar tarafından 75.000,00'er TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince 15.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline dair verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile 25.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre her iki taraf bakımından da temyize konu edilen tazminat miktarları Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığından davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/733, K. 2024/4395, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-733-e-2024-4395-k-4557fe56ecd0