Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7045 E. 2024/1915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7045
Karar No
2024/1915
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/283 D.İş, 2022/278 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-4132 DAVACILAR : 1- ... 2- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 04.08.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi-İtirazın kabulü ile davanın kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/197004 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın 11.03.2006 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı yolcu olan müvekkili ...'ın yaralandığını ve %14 oranında maluliyetinin oluştuğunu, aynı kazada davacı ...'ın kızı olan desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... yönünden 18.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 2.000,00 TL cenaze gideri olmak üzere 20.000,00 TL maddi tazminat ile davacı ...'ın yaralanması nedeniyle 57.498,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1 TL bakıcı gideri olmak üzere 57.500,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesi ile talebini davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 57.500,00 TL'ye, bakıcı gideri talebi yönünden 500,40 TL'ye, davacı ... yönünden destek tazminatı talebini 57.500,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, avans faizi istemini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihinden itibaren 15 yıllık uzun ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının zamanaşımı defisinin yerinde olduğu gerekçesi ile başvurunun zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; covid ve arabuluculuk nedeniyle ayrı ayrı zamanaşımının durduğu süreler eklendiğinde 15 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile covid ve arabuluculuk nedeniyle zamanaşımının durduğu süreler eklendiğinde 15 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, eldeki davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, 14.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulü ile davacı ... bakımından 57.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,40 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 58.000,40 TL maddi tazminat ile ... yönünden 17.247,95 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.141,38 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 18.389,33 TL maddi tazminatın 19.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; destekten yoksun kalma tazminatı yönünden garame hesabı yapılmasının yerinde olmadığını, desteğin bekar olarak vefat ettiğini, farazi değerlendirme yapılarak eş ve çocuklara pay ayrılmasının hatalı olduğunu, işleten anne tam kusurlu olduğundan tazminat hakkı olmadığından garame hesabı yapılmadan tüm teminatın müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, rapor ücreti dolaylı zarar olduğundan teminat kapsamında değerlendirilemeyeceğini, cenaze ve defin giderlerine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber olay tarihine göre hesap edilen defin ve cenaze giderinin fahiş olduğunu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından savunmalarına itibar edilmeme nedenlerinin ayrı ayrı gerekçelendirilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcu ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebi ile davacı ...'ın yolcu olan kızının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve 60 ıncı maddeleri, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu. 3. Değerlendirme 1. Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60 ıncı maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60 ıncı maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık subjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, her halde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağanüstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (Eren Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794). Buna karşılık, özel bir kanun hükmünün, özel olarak zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında BK m. 60 uygulanmaz. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı fiil bazen hem sorumluluğu gerektiren, hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira cezalandırma, müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak BK 60/II (6098 sayılı TBK m. 72/I), özel olarak da KTK 109/II. maddesinde düzenleme yapmıştır. Burada üzerinde durulması gereken, 2918 sayılı KTK'nın 109 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin Ceza Kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece fiilin cezayı gerektiren bir eylem olmasını yeterli görmekte; bunun dışında, eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma yapılmasını, ceza davası açılmış olması veya mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı koşulu aranmamaktadır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16 ncı maddesinde: "Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; dava konusu trafik kazası 11.03.2006 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından 04.08.2021 tarihinde tahkime başvurulmuştur. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yolcu ... yaralanmış ve davacı ...'ın kızı olan destek vefat etmiş, bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 15 yıldır. Olay tarihinden tahkim başvuru tarihine kadar 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi (Covit nedeniyle duran süreler eklendiğinde dahi) dolmuştur. Eldeki başvurudan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de Arabuluculuk Kanunu'nun 16 ncı maddesindeki düzenlemenin zorunlu arabuluculuğa ilişkin olduğu, tahkim başvurusundan önce arabuluculuk yoluna gidilmesinin zorunlu olmadığı, bu nedenle de ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulması ile zamanaşımı süresinin durmayacağı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin zamanaşımı defisinin yerinde olduğu anlaşılmakla başvurunun zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı ... vekilinin temyiz itirazları incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ... ile davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7045, K. 2024/1915, T. 22.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-7045-e-2024-1915-k-460de6c64ebd