Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6971 E. 2024/1434 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6971
Karar No
2024/1434
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/346 D. İş, 2022/346 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-15210 DAVA TARİHİ : 26.07.2021 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/51753 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddi karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 55.891,55 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, müvekkiline yapılan başvurunun usulüne uygun olmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödeme olması halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı kask ve koruyucu tertibat kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman bilirkişiden alınan raporunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan maluliyet raporuna göre davacının %9 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 52.591,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.020,90 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.279,20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 55.891,55 TL tazminatın 21.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, dava konusu kaza nedeniyle davacının sürekli maluliyeti olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davacı kask ve koruyucu tertibat kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacıya SGK tarafından yapılan ödeme olması halinde tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olay aynı zamanda suç olduğundan ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve başvuru tarihinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmadığı, davacının zararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde tespit edildiği, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacının yaralanması ile kask takmaması arasında illiyet bağı bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, dava konusu kaza nedeniyle davacının sürekli maluliyeti olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davacı kask ve koruyucu tertibat kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden müvekkilinden sorumlu olmadığını, davacıya SGK tarafından yapılan ödeme olması halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 89, 90 91 ve 109 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi gereğince başvuru tarihi itibarıyla uzamış zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, davacı tarafından zararın belirlenebilmesi için yeterli olan belgeler ile başvuru yapılmış olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, davacının yaralanması ile kask takmaması arasında illiyet bağı bulunmamasına, 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi kapsamında tedavi gideri niteliğinde olmayan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olmasına, olay iş kazası olmadığından SGK ödemesi olup olmadığının araştırılmamasında isabetsizlik olmamasına, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (c) bendinde yer alan "8.065,90 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6971, K. 2024/1434, T. 12.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6971-e-2024-1434-k-8a204a6ee205