Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6748 E. 2023/1343 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6748
- Karar No
- 2023/1343
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3019 E., 2022/727 K. HÜKÜM/KARAR : Kabulüne / Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/172 E., 2019/180 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkeme'nin 16.05.2019 tarih, 2018/172 E., 2019/180 K sayılı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2020 gün, 2019/2120 E, 2019/1459 K sayılı kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulüne, hükmün davacı vekili talebi doğrultusunda düzeltilmesine, yeni hüküm kurulmasına karar verilmiş, karar ilamı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12.10.2021 gün, 2021/14885 E, 2021/6630 K sayılı ilamı ile davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş dosya karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2022 gün, 2021/3019 E., 2022/727 K. sayılı ilamı ile davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, bozma ilamı doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 7.2.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi, davalılar adına gelen olmadı, davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 7.2.2023 Salı gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Daf-Tırsan Otomotiv San. ve Tic. AŞ vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12043 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulleri eşi olan diğer davalı ...'a devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının ikamet adresinde menkul haciz işlemi yapılmadığını, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü`nün 2014/12043 sayılı takip dosyasının diğer borçlusu olan ... tarafından İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2015/453 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği temel ilişkisinin davacı ile davalının eskiden ortak olduğu firma arasındaki "Çekici ve Dorse alım-satım" ilişkisi olduğunu, davacının satmış olduğu bu araçlar ile bu alım-satım için ek teminat olarak verilen diğer dorse ve çekiciler hakkında yasal işlemi yapıp yapmadığı, yapmadan huzurdaki davaya dayanak olarak gösterdiği icra takibini başlattığını ve huzurdaki davayı açtığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davalının mal kaçırmak ve davacının alacağını tehlikeye sokmak kastıyla hareket etmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesi`nin 2016/806 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, tasarrufun iptali davalarında geçiçi/kesin aciz vesikasının dava şartı olduğunu, huzurdaki davada bu şartın yerine getirilmediğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, diğer davalı ... mal kaçırmak ve davacının alacağını tehlikeye sokmak kastıyla hareket etmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarih, 2018/172 E, 2019/180 K sayılı kararı ile; "davalıların karı koca olmaları ve dava konusu gayrımenkullerin tapuda gösterilen değerleri ile tasarruf tarihlerindeki gerçek değerleri arasında misli aşan bedel farkının bulunmasına göre; ...dava konusu taşınmazlar bakımından davanın kabulü ile, Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... mahallesi, 1454 parsel, 2294 parsel, 3217 parsel ve 3239 parsel sayılı sayılı taşınmazların davalı ... tarafından davalı ...'a 20.11.2011 tarihinde satışına ilişkin her iki tasarrufların İ.İ.K.'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca, Gaziantep 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12043 sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptali ile davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22034 Esas sayılı ve İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2018/510 Esas sayılı dosyaları ile ilgili cebri icra yetkisi tanınması taleplerinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22034 Esas sayılı dosyasından da cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği belirtilerek istinaf taleplerinin kabulü talep edilmiştir. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; aciz vesikası ibraz edilmeksizin hatta takip bile kesinleştirilmeksizin iş bu davanın açıldığını, huzurdaki dava ile Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/637 Esas (bozmadan sonra 2018/406 E) sayılı dava dosyasının birleştirilmesine, birleştirme kararı verilmemesi halinde ise zikredilen dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesine yönelik taleplerine ilişkin bir karar verilmediğini, Gaziantep 13.İcra Müdürlüğü’nün 2014/12043 sayılı takip dosyasının diğer borçlusu ... tarafından İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2015/453 esas sayı ile açılan menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesine yönelik taleplerine ilişkin bir karar verilmediğini, dinlenen tanık beyanlarına ve dosyaya sunulan banka dekontlarına rağmen müvekil ...’in diğer davalı ...’nın babasına borçlu olduğuna ilişkin iddialarının hiç bir şekilde araştırılmadığını, belirterek ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin 10.11.2020 gün, 2019/2120 E 2019/1459 K sayılı kararı ile yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul - kısmen reddi ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.05.2019 tarih ve 2018/172 Esas,2019/180 Karar sayılı sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, Mersin ili, Toroslar ilçesi, Arslanköy mahallesi, 1454 parsel, 2294 parsel, 3217 parsel ve 3239 parsel sayılı sayılı taşınmazların davalı ... tarafından davalı ...'a 20.11.2011 tarihinde satışına ilişkin tasarrufların İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca, Gaziantep 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12043 sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptali ile davacıya bu taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22034 Esas sayılı ve İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2018/510 Esas sayılı dosyaları ile ilgili açılan usulune uygun dava bulunmadığından bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 12.10.2021 tarihli, 2021/14885 E- 2021/6630 Karar sayılı ilamı ile; "...İstanbul (A) 23. İcra Müdürlüğü'nün 2015/23351 sayılı takip dosyasından rehinli malların paraya çevrilip çevrilmediği, taşınmazların kıymet takdirlerinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacının bu mallardan alacağını tahsil etme imkanı bulunup bulunmadığı yani borçlunun aciz halinin varlığı tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davacı her ne kadar davayı Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12043 sayılı takip dosyasındaki alacağının tahsili için açmışsa da daha sonra 02.05.2018 tarihinde ıslah ile İstanbul (A) 25.İcra Müdürlüğü'nün 2016/22034 sayılı takip dosyası yönündende aynı tasarrufların iptalini istediği, bu talebin ıslah ile yapılabileceği, ancak, iptali istenilen tasarrufun 20.10.2011 tarihli olduğu, ıslah tarihinin ise 02.05.2018 tarihinde yapıldığı, takibinde 25.10.2016 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında İİK’nın 284 ve 280/1 son cümlesine göre 5 yıllık hakdürücü sürenin geçmiş olduğu dikkate alınarak, bu icra dosyası ile ilgili davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin de isabetsiz olduğu" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin 29.03.2022 tarih, 2021/3019 E., 2022/727 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak, 1-Davacı ve davalılar vekillerinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2- Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/172 - 2019/180 Esas Karar sayılı kararı Dairemizin 2019/2120 E, 2020/1459 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak verilen davanın kabulüne ilişkin kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14885 Esas, 2021/6630 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla infaza esas olmak üzere yeniden hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından, - Davanın kısmen kabulü ile, -Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... mahallesi, 1454 parsel, 2294 parsel, 3217 parsel ve 3239 parsel sayılı sayılı taşınmazların davalı ... tarafından davalı ...'a 20.11.2011 tarihinde satışına ilişkin her iki tasarrufun İ.İ.K.'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca, Gaziantep 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12043 sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptali ile davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına, 3-İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22034 Esas sayılı dosyası yönünden açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlunun acz halinde olmadığını, bekletici mesele yapılması gereken dosyalar yönünden karar verilmediğini, birleşme talep edilen dosyalar yönünden de karar verilmediğini, reddedilen İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22034 sayılı dosya yönünden lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bozma ilamı Bölge Adliye Mahkemesinin yeniden esas hakkında vermiş olduğu karara ilişkin bulunduğundan Yargıtay bozma ilamından sonra, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm mahkemesi olarak karar verilmesi gerekli ve yeterli iken taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine şeklinde yeniden karar verilmesi doğru olmamıştır. 3. Mahkemece İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22034 sayılı icra dosyası yönünden 5 yıllık hak düşürücü süreden dolayı talebin reddine karar verilmiş olması sebebi ile davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yukarıda belirtilen (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun/6100 sayılı Kanun’un) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Davacı ve davalılar vekillerinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince "ESASTAN REDDİNE" ibaresinin karardan çıkartılmasına, (2) numaralı bendin (1) numaralı bent olarak ve devamı bentlerin de bir üst numaralı bent olarak teselsül ettirilmesine, ayrı bir bent olarak "İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22034 sayılı dosya yönünden davalılar yararına 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalılara iadesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.