Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6689 E. 2024/692 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6689
Karar No
2024/692
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/326 Değişik İş, 2022/325 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-126 Avukat Zeynep Gülbin Karakoyun DAVA TARİHİ : 15.05.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/510 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 13.06.2016 tarihinde yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp % 45 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle talebini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 63.456,51 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalı ... şirketinin poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur ve maluliyet tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 63.456,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 26.02.2019 tarihli ve 2019/İHK-296 sayılı kararı ile; maluliyet oranı tespitinin isabetli olduğu, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 14.09.2021 tarihli ve 2021/3834 Esas, 2021/4568 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda, Hakem Heyetince hükme esas alınan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi-07.12.2017 tarihli alınan engelli sağlık kurulu raporunda davacının yaralanmaya bağlı olarak %45 maluliyet tesptinde hangi yönetmeliğin esas alındığı belli değildir. 13.06.2016 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği yürürlüktedir. Bu nedenle hakem heyetince yapılacak iş, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hakem heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Raporda; kaza tarihinde 49 yaşında olan davacının TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi 26,98 yıl olduğu halde, TRH Tablosu'nda 99 yaşın esas alındığı gerekçesiyle, bu yaş baz alınarak "devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü" üzerinden işleyecek/ bilinmeyen devre hesabının yapıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, ZMSSGŞ ekindeki hesap cetvellerinin kullanılması mümkün olmamasına göre, hesap raporu bu yönden de hatalıdır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması; tazminat hesaplamasının davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek 2019 yılı verileri (işlemiş/ işleyecek devre belirlemesi için) baz alınarak yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (sürekli işgücü kaybı tazminat miktarı için davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyulduğu, bozma sonrası alınan maluliyet raporunun denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, aleyhte bozma yasağı gereğince davalı ... şirketinin itirazının reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet tespitinin hatalı bulunduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli bulunmadığını, vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü haizdir. Bu düzenlemeye göre hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir ve bu yön kamu düzenine ilişkindir. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ve 16/A maddeleri ile uyuşmazlık dosyalarının öncelikle sigorta hakemleri tarafından çözülerek karara bağlanması, sigorta hakemlerinin verdiği kararlara kaşı kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz olanağı tanınması, itiraz halinde ise üç kişilik İtiraz Hakem Heyetinin esas incelemesi yapması ve sigorta hakemlerince verilen kararı yerinde görmezse kaldırarak yeni karar vermesi düzenlenmiştir. İtiraz üzerine verilen kararların ise temyize tabi olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazlarını yerinde bulan İtiraz Hakem Heyeti, hakem kararını kaldırarak yeniden hüküm kurabilmekte ve İtiraz Hakem Heyeti kararı, ilk hakem kararının yerini almakta olup temyize konu edilecek karar ise itiraz sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararıdır. Bozma uyarınca İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek infaza elverişli bir karar verilmesi gerekir. Dairenin bozma kararı öncesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine; Dairece, maluliyet tespitinin kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması ve davacı için TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, tazminat hesaplamasının davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek 2019 yılı verilerinin (işlemiş/ işleyecek devre belirlemesi için) baz alınarak yapılması için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınması yönlerinden İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı taraf yararına bozulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin itirazlarının reddine ilişkin hüküm kurulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, bozma ilamına uyulmasına karar verildiğinden HMK'nın 297 nci maddesi gözetilerek denetlenebilir ve infaz edilebilir bir şekilde, asıl talep ve feriler dahil olacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken davalının itirazlarının reddine karar verilmekle yetinilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6689, K. 2024/692, T. 18.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6689-e-2024-692-k-340bf83942fa