Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6677 E. 2024/2015 K. – Tahkim

Konu: Tahkim

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6677
Karar No
2024/2015
Karar Tarihi
Konu
Tahkim

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/111 D.İş, 2022/111 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/3691 vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.07.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/188566

Taraflar arasındaki tahkim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.12.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, yaya olan müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 52.757,66 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; uzamış ceza zaman aşımı süresinin dolduğunu, sunulan maluliyet raporu usulüne uygun olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, sürücünün kusuru olup olmadığının belirlenmesini, geçici iş göremezlik giderinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılması ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvurunun kabulüne; 52.757,66 TL'nin 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.

B. İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada %1,8 teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatında olmadığını, geçici iş göremezlik hesabında agi hariç asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun başvuru olmadığından faize hükmedilemeyeceğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 8 yıllık uzamış ceza zaman aşımı süresinin dolduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, maluliyet raporunun ATK'dan alınması ve raporda maluliyetin kaza ile illiyetli olup olmadığı ve süreklilik arz edip etmediğinin belirtilmesi gerektiğini, sunulu raporun davacının ikametgahı dışındaki hastaneden alınmış olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatında olmadığını, geçici iş göremezlik hesabında agi hariç asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun başvuru olmadığından faize hükmedilemeyeceğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 109/1-2 nci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.2918 sayılı KTK'nun 109/1 nci maddesi "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünü öngörmektedir. Aynı Kanunun 109/2 nci maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu kaza 08.12.2012 tarihinde gerçekleşmiş, davacı vekilince 09.07.2021 tarihinde Hakem Heyetine başvuru yapılmıştır.

Davalı vekili süresi içinde zamanaşımı definde bulunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti talebin kabulüne karar vermiş, İtiraz Hakem Heyeti ise kaza tarihinin 18.12.2012 olduğu, ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı bakımından zararın ve zarar verenin ne zaman öğrenildiğinin önem taşıdığı, gelişen durum olması halinde zararın tam anlamı ile öğrenilemiyeceği, sekiz yılın 18.12.2020 tarihinde dolduğu, davacının uzamış zamanaşımı süresinin bitiminden önce 13.11.2020 tarihinde maluliyetini öğrendiği, dolayısı ile davanın dava zaman aşımı süresi içinde açıldığı gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar vermiştir.

Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Ceza Kanunu 5237 Sayılı TCK’dır. Davaya konu kazada bir kişinin yaralanmış olmasına göre, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK da öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi geçerli olup, zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için, zarar gören tarafından failin yanında zararın da öğrenilmesi gerekir. Bedensel zararlarda, uğranılan zararın tespit edilebilmesi için, meydana gelen yaralanmanın niteliği de nazara alınarak, öncelikle zarar nedeniyle gerekli tedavi sürecinin bitmiş olması gerekir. Zira, tedavi devam ederken zarar gören kişinin sürekli ve geçici iş göremezlik durumu tam olarak tespit edilemez. Daha açık bir ifade ile tedavi devam ederken kişinin yaralanma nedeniyle maluliyeti olup olmadığı ve varsa oranının ne olduğu tam olarak tespit edilemez.

Ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.

Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza sonucu sadece davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zaman aşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 08.12.2012 tarihinde meydana gelmiş, hakem heyetine başvuru ise 09.07.2021 tarihinde yapılmıştır. Davalı taraf, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuş olmasına rağmen, gerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti gerekse İtiraz Hakem Heyeti zaman aşımı savunmasını reddetmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının Van Devlet Hastanesinde 11.06.2014 tarihinde hastaneye yatarak dizinden ameliyat olduğu ve 19.06.2014 tarihinde salah olarak taburcu edildiği anlaşılmakta ise de bu ameliyat sonrasında tedavisinin devam edip etmediğine dair davacı yanca dosyaya herhangi bir bilgi ya da belge sunulmamış olup bu durumda zamanaşımı durduran ya da kesen neden olmadığı gibi davacıya ait 19.06.2014 tarihli tedavi evrakı dışında ve bu tarihten sonrasına ilişkin tedavinin devam ettiğine dair evrak dosya içerisinde bulunmamaktadır.

Yukarıda izah edildiği üzere zararın niteliğinde gelişen ya da değişen bir durumun varlığını kanıtlar delil bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; 8 yıllık ceza zaman aşımı süresinin her halükarda haksız fiil tarihinden başlayacağı, olay tarihi ve hakem heyetine başvuru tarihi dikkate alındığında KTK'nın 109/2 nci maddesindeki ceza zamanaşımı süresi içinde de davanın açılmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6677, K. 2024/2015, T. 22.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6677-e-2024-2015-k-1191ed1da2ca