Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6010 E. 2025/9754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6010
Karar No
2025/9754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3604 E., 2022/196 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1107 E., 2019/780 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.08.2017 tarihinde davalı ...'nın ZMSS olduğu 45 ... 313 plaka sayılı araç ile davalı ... Sigorta Şirketinin ZMSS olduğu 35 ... 5645 plakalı motosikletin çarpışması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kazada kusurun kazaya karışan her iki aracın sürücüleri arasında dağılmış vaziyette olduğunu, vefat eden ...'ün ise kazaya karışan motosikletin arka koltuğunda oturduğu için tamamen kusursuz 3. kişi olduğunu, kaza sonrasında sigorta şirketlerine başvurulduğunu ancak yasal süre zarfında herhangi bir cevap verilmediğini belirterek 6100 sayılı Kanun'nun 107. maddesine göre belirsiz olan 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıların temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak olan ticari avans faizi ile birlikte ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 136.073,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP: Davalı ...vekili cevap dilekçesi ile; davacı yanca müvekkili şirkete yapılan başvuruya istinaden şirket nezdinde hasar dosyası açılmışsa da evraklarında eksiklik olması nedeniyle yeterli değerlendirme ve ödeme yapılmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, bu nedenle kusur durumunun net ve kesin olarak tespiti gerektiğini, müvekkili şirket nezdindeki trafik sigorta poliçesinin 20.11.2016 tarihinde tanzim edilmiş olduğundan bu poliçenin 04.06.2015 tarihli şartlara tabi olduğunu, dava konusu kaza sırasında müteveffa ...'ün sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğundan olayda hatır taşıması olup olmadığı hususunun da mahkemece araştırılarak tespiti halinde TBK 51-52 maddeleri uyarınca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen aracın müvekkili şirket tarafından 03.07.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolu Motorlu Araçlar ZMSS poliçesi ile sigortalandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, öncelikle sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ancak her halükarda müteveffanın müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın motosiklet kullanıcılarının giymesi zorunlu olan kask, eldiven ve dizlik gibi koruyucu ekipmanı kullanmadığından zararın oluşumu ve artmasında ağır kusurlu olduğunu, yolcu taşıma aracı olmayan motosiklete kendi isteği ile binmesi karşısında hayatını kaybetmesinde müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 136.073,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa ... Sigorta Şirketi bakımından 03.08.2017 tarihinden, ... Sigorta Şirketi bakımından 05.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine; davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili ve davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 120.954,72 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine (Davalı ... şirketlerinin sorumluluğu sigorta limiti olan 330.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla), fazlaya ilişkin istemin reddine, tazminata ... Sigorta Şirketi bakımından 05.10.2017 tarihinden, ... Sigorta Şirketi bakımından 05.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; %20 müterafik kusur indirimi yapılmasının haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacıların murisine %10 oranında kusur izafe edildiğini, Mahkeme tarafından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, yapılması gerekenin davacıların murisinin kusuru düşülerek (%90 üzerinden) yapılan hesaplamadan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen %100 kusur oranı üzerinden müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; taraflarına usulüne uygun başvuru yapılmadığını, yeniden kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6010, K. 2025/9754, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6010-e-2025-9754-k-b7f8ac72181d