Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5716 E. 2024/9605 K. – Yangın Sigortası

Konu: Yangın Sigortasından Kaynaklanan Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5716
Karar No
2024/9605
Karar Tarihi
Konu
Yangın Sigortasından Kaynaklanan Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1017 E., 2022/360 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/242 E., 2020/218 K.

Taraflar arasındaki yangın sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici ikinci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, ikinci fıkrasında ise, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir.

Eldeki dava ilk olarak 16.07.2013 tarihinde Gaziantep (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olup mahkemesince verilen 07.07.2014 tarihli ve 2013/56 Esas, 2014/294 sayılı görevsizlik kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 31.10.2017 tarih ve 2015/2141 Esas, 2017/9868 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 26.02.2020 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce İlk Derece Mahkemesince karar verilmiş olmakla dosyada, esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolu istinaf değil, temyizdir. İlk Derece Mahkemesince; hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda, yasa yolu temyiz olarak gösterilmesi gerekirken hatalı şekilde istinaf olarak gösterilmiş olmasının Bölge Adliye Mahkemesince inceleme yapılması yetkisi vermeyeceği açıktır. Buna göre, istinaf başvurusu üzerine verilen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 01.03.2022 tarihli ve 2020/1017 Esas, 2022/360 sayılı kararının yok hükmünde olduğu anlaşılmakla ortadan kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusu temyiz başvurusu olarak kabul edilip; anılan kararın temyiz incelemesine geçilmiştir.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından Klasik Yangın Paket Sigortası ile .... Enerji Met. İnş. Tah. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin işyerindeki bina, emtialar, kasa, demirbaşlar ve makine tesisatlarının 01.02.2012-01.02.2013 tarihleri arasında sigortalandığını, sigortalı şirket ile davalı arasında 26.11.2012 tarihinde ekonomizer ve bypass hattı yapımı ile sistem otomasyonunun yapılması işi için sözleşme imzalandığını, davalı tarafından sözleşme kapsamındaki işin test çalışmasının yapılması sırasında patlama meydana geldiğini ve sigortalı iş yerinde hasar oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz raporu sonucunda sigortalısına 675.000,00 TL ödeme yapıldığını, meydana gelen patlama olayından ve zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 675.000,00 TL rücuen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/95 Esas sayılı dosyasında müvekkili şirketin yetkilisinin beraat ettiğini, davacının iddiasının aksine olayın yüklenilen işin tesliminden 15 gün sonra meydana geldiğini, davacı tarafından alınan eksper raporunun kabulünün mümkün olmadığını, konusunda uzman bir heyet tarafından kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, olayın davacının sigortalısının iş yerinde meydana geldiğini ve davacının sigortalısının kendi iş yeri için gerekli önlemleri alması gerektiğini, ceza dosyasında alınan raporlarda da müvekkilinin kusuru olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Gaziantep (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemenin 07.07.2014 tarihli, 2013/56 Esas ve 2014/294 Karar sayılı kararıyla; davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 31.10.2017 tarihli, 2015/2141 Esas ve 2017/9868 Karar sayılı ilamı ile; "...6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Ticari davalar ise TTK 4 üncü maddesinde sayılmıştır. TTK 4/1 maddesine göre her iki taraf tacir olup uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ise nispi ticari dava olarak kabulü gerekir. Somut olayda sigortalı ve davalı tacir olup dava konusu hasar ise sigortalı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme uyarınca yapılan test çalışması sırasında çıkan yangın nedeniyle oluşmuştur. Bu durumda mahkemece Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak yargılamaya devam edilip esas hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı ... ile dava dışı ... Enerji Met. İnş. Taah. Sa. ve Tic. Ltd Şti arasında 01.02.2012 - 01.02.2013 tarihlerini kapsayan Klasik Yangın Paket Poliçesi bulunduğu, dava dışı sigortalının işyerinde; davalının test çalışması yapılması sırasında 30.01.2013 tarihinde infilak gerçekleşmesi nedeniyle dava dışı sigortalıya oluşan zarar nedeniyle 04.02.2013 tarihinde 675.000,00 TL ödeme yapıldığı, mahkemece alınan rapor, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/306 D.İş sayılı dosyasında alınan rapor, ceza yargılamasındaki olayın oluşuna ilişkin bozma ilamı birlikte gözetildiğinde, dava dışı sigortalı şirketin %30, davalı şirketin ise şirket yetkili ...'in %50, şirket çalışanı ...'ın %20 olmak üzere toplam %70 oranında kusurlu olduğu ve bu nedenle yapılan ödemenin 472.500,00 TL'sinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 472.500,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 04.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen olayda sigortalı şirketin kusuru olmadığını, işin niteliği, tamamen teknik bilgi, tecrübe ve donanıma sahip uzman kişilerce yapılması gerektiği hususları ve sigortalı şirket ile davalı arasında yapılan sözleşme hükümleri dikkate alındığında dava konusu işin yapılması sırasında gerekli tüm güvenlik önlemlerinin alınması hususunda sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalının tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından yangın sigortası ile sigortalanan iş yerinde davalı şirketin kusuru ile meydana gelen patlama sonucunda oluşan hasarın davacı tarafından sigortalısına ödenmesi nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na(6100 sayılı Kanun) eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5716, K. 2024/9605, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5716-e-2024-9605-k-2ed3cce414f1