Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5445 E. 2023/12022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5445
- Karar No
- 2023/12022
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/228 Değişik İş, 2022/227 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.11.2018 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında, davacının yaralanarak malul kaldığını, davadan önce sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını bu sebeple, ileride artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 133.123,45 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, mübrez maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kazadaki kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap edilmesi gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, faizin dava tarihinden işletilebileceğini, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılırken sunulu maluliyet raporunda belirlenen %9,7 oranındaki sürekli iş göremezlik ve davalının %100 kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre hesaplanan tazminatın yerinde olduğu, davacının yaralanmasının kafa bölgesinde olmaması nedeniyle kask takmamasının maluliyetine etkisi olmadığı bu sebeple müterafik kusur indirimi yapılmadığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 133.123,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, mübrez maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kazadaki kusur oranını kabul etmediklerini, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap edilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazları reddedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepler Davalı vekili temyiz dilekçelerinde; itirazlarında belirtiği gerekçeleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davadan önce sigorta şirketine başvurulmuş olmasına, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğine göre belirlenmesinin doğru olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; davacı tarafından başvuruda sunulu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilen 02.03.2020 tarihli raporda, davacının kaza neticesinde maruz kaldığı klavikula kırığı, omuz fleksiyon ve ekstansiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülüğü ile sol ayak 2.3.4. parmak kırığı yaralanmalarına ilişkin toplam sürekli iş göremezlik oranının %9,7 olduğu tespit edilmiş, Hakem Heyetince işbu rapor karara esas alınarak tazminata hükmedilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince ,itirazın reddine karar verilmiştir. Ne var ki kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller yürürlükte olup, davacının yaralanamsına bağlı maluliyet oranının bu yönetmeliğe göre belirlenmesi gerekir. Yukarıda belirtilen maluliyet raporuna göre karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması(eksik var ise) ; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamıştır. 3. Dava konusu kazaya ilişkin olarak olay günü tanzim edilen kaza tespit tutanağında; davacı motorsiklet sürücüsünün ... Tüp Geçidine giriş yaptığı sırada, ön ilerisinde aynı yönde seyretmekte olan ve tüp geçide yanlış girdiğini düşünerek aniden duraklayan davalıya sigortalı aracın, arka köşe ve sağ yan kısımlarına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, davalıya sigortalı aracın tüp geçit içinde zorunlu bir neden olmadan aniden durması nedeniyle, 2918 sayılı KTK'nın 56/1-d maddesinde düzenlenen "Sürücülerin; araçlarını zorunlu bir neden olmadıkça, diğer araçların ilerleyişine engel olacak şekilde veya işaretle belirtilen hız sınırının çok altında sürmeleri, güvenlik nedeni veya verilen herhangi bir talimata uyulması dışında, başkalarını rahatsız edecek veya tehlikeye sokacak şekilde gereksiz ani yavaşlamaları yasaktır." kuralını ihlal ettiği, davacı sürücü 'nın ise aynı Kanunun 56/1-c "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar" kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir. Kusur oranlarının tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi İbrahim Karakoç'tan alınan 03.11.2021 tarihli raporda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı KTK'nın 46/a-c ile 67/a-c hükümlerine aykırı davranarak ve 84 üncü maddesinde sayılan asli kusurlu hallerden manevraları düzenleyen kurallara aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle kazada %100 kusurlu olduğu, davacı sürücüye kusur atfedilemeyeceği belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, yargılamada alınan işbu rapora göre davalıya sigortalı aracın %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, hesaplanan tazminata hükmedilmiştir. Davalı vekilinin karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, hükme esas alınan kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olduğu, kararda benimsenmesinde hata edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir. Ancak kaza tespit tutanağı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olup dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre, karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeblerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.