Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5441 E. 2023/12781 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5441
- Karar No
- 2023/12781
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/217 Değişik İş, 2022/214 Karar HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında teminat verdiği davacı ...’ya ait taşıtın 17.04.2021 tarihinde hasarlandığını, hasar bedelinin sigortacıdan talep edildiğini ancak talebin karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek güncel faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini 130.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücü değişikliği yapılmış olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulü ile 130.000,00 TL hasar bedelinin 04.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte Magdeburger Sigorta A.Ş.’den tahsil edilerek davacıya verilmesine karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz emiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı itiraz dilekçesinde; mevcut kazada sürücü değişikliğine gidilip gidilmediğine dair hasar dosyası araştırma raporu göz önüne alınarak sigorta ettirenin beyanlarının incelenmesi, MOBESE ve kaza yerini görebilecek güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi gerekli olup eğer mevcut değil ise olay yerinde keşif yapılması gerekli olup yeterli delil olmaksızın tespit edilmesi imkan dahilinde görülmediğinden uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi ancak genel mahkemeler nezdinde kapsamlı bir yargılamayla mümkün olacağını, tutturulan tutanak ve alınan alkol raporunun kazadan çok sonra gerçekleştiğini, kolluk kuvvetleri ve ambulans talebi noktasında kendisi bilgilendirmesine rağmen ilgili kurumların gelmesinin istenilmediği, kaza saatinden yaklaşık 6 saat sonra kazanın ihbar edildiğini, sürücü değişikliği ve alkol durumunu ispat edecek bilginin ve belgenin bulunmadığını, kaza tespit tutanağı tutulmadığını, kazanın Hasar Genel Şartların 5.4, 5.5, ve 5.10 maddeleri uyarınca teminat dışında kaldığını, kaza anında sigortalı araç sürücüsünün kim olduğu hususunun ve bu sürücünün ehliyetsiz ve alkollü olmadığının ispat yükünün başvurana geçtiğini, riziko sonrası doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünü kasten ihlal ettiğinden müvekkil şirketin oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığını, olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin yerinde olmadığını, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mevcut kazada sürücü değişikliğine gidilip gidilmediğine dair hasar dosyası araştırma raporu göz önüne alınarak sigorta ettirenin beyanlarının incelenmesi, MOBESE ve kaza yerini görebilecek güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi gerekli olup eğer mevcut değil ise olay yerinde keşif yapılması gerekli olup yeterli delil olmaksızın tespit edilmesi imkan dahilinde görülmediğinden uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesinin ancak genel mahkemeler nezdinde kapsamlı bir yargılamayla mümkün olacağını, 2. Tahkim yargılamasında hükme esaş alınan bilirkişi raporunda araç rayiç değerinin gerçek değerinden çok uzak olarak fahiş bir miktarda belirlendiğini, 3. Somut olayda sürücü değişikliğine gidilmiş olması ihtimali nedeniyle dava konusu riziko ve hasarın kasko poliçeşi teminatı dışında olduğunu, bu düşünceye istinaden tutturulan tutanak ve alınan alkol raporunun kazadan çok sonra düzenlendiğini, 4. Başvuran somut olayda riziko sonrası doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünü kasten ihlal ettiğinden müvekkil şirketin oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığını, 5. Hasarın teminatın kapsamında kalıp kalmadığını, 6. İspat yükü yer değiştirmiş olup başvuru konusu riziko ve hasarın police teminatı kapsamında kaldığının ispat yükünün başvuranın üzerinde bulunduğunu, 7. Belirlenen tazminatın fazla olduğunu, 8. Islah edilen tutara ıslah tarihinden faiz işletilebileceğini, 9. Davacının olay tarihinden itibaren faiz taleplerinin de yerinde olmadığını, 10. Taraflar için belirlenecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde (AAÜT) belirlenen vekalet ücretinin beşte biri olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta meydana gelen hasar talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere özellikle davacının, eşi ve 1,5 yaşındaki çocuğu ile seyahat ettiği sırada tek taraflı kazanın meydana geldiği yönünde kazadan yaklaşık 6 saat sonra sigortacı ile görüşmüş olması, alkol durumu ve sürücü değişikliğini ispat edecek belge bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyada alınan bilirkişi raporunda dava konusu aracın kaza tarihi itibarı ile 2. el rayiç değerinin 130.000,00 TL, hasarlı haldeki sovtaj değerinin 70.000,00 TL olduğu, onarım bedelinin belirlenmediği, aracın kaza öncesi rayiç bedeli ve sovtaj bedeli göz önüne alındığında, aracın ağır hasarlı sayılıp pert-total işlemine tabi tutulmasının daha uygun olacağı tespit edildiği ve davacı araca pert-total işlemi uygulanıp, aracın piyasa rayiç bedelinden sovtaj değeri tenzili sonrası ilgili sigorta şirketinin 60.000,00 TL tazminat bedelinden sorumlu olacağı yönünde görüş bildirlidiği anlaşılmaktadır. Davacıya ait aracın davalı ....’ye Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğu, araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği, tam hasar (pert) uygulamasına tabi tutulduğu ve hasar bedelinin davacı sigortalıya ödenmesi gerektiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının talebinin kabulü ile 130.000,00 TL hasar bedelinin Magdeburger Sigorta A.Ş.’den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği bu doğrultuda araç sovtajı ile ilgili, sovtajın sigortacıda kalması yönünde karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı, araç hurdasını davalı kasko sigortacısına teslim ile yükümlüdür. Hükümde, davaya konu araç pert kabul edilerek araç hasarına yönelik tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiş ancak "davacının araç hurdasını davalıya teslimle yükümlü olduğu, sigortalı aracın hurdasının davalı sigortacıya aidiyetine" ve "aracın tesliminde araca ait trafikten çekme belgeli hurda tescil belgesinin tüm takyidatlardan ari olarak davalıya teslimine" ibaresinin hükümde yer almadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının araç hurdasını davalıya teslimle yükümlü olduğu, sigortalı aracın hurdasının davalı sigortacıya aidiyetine dair hükme ilave yapılması gerekmekte olup, bu hususun eksikliği yeniden yargılamayı gerektirmediği gözetilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “Başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 130.000,00-TL hasar bedelinin 04.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte Magdeburger Sigorta A.Ş.’den tahsil edilerek başvurana ödenmesine, ” ibaresinden sonra “davacı ...’ya ait plakalı, 2014 model Dacia Duster Laureate model, şasi numaralı araç hurdasının davalı ....’ye bırakılmasına ve bu hususu teminen araca ait trafikten çekme belgeli hurda tescil belgesinin tüm takyidatlardan ari olarak davacı yanca davalıya teslimine" ibaresinin yazılması suretiyle ve değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan "16.300,00-TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.