Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/533 E. 2024/1002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/533
- Karar No
- 2024/1002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/193 E., 2021/459 K. DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. Ak Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ... 3. ... DAVA TARİHİ : 30.12.2010 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, 14.07.2009 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve iş gücü kaybı meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.000,00 TL bakıcı ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 8.100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.05.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 180.084,88 TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 3.294,14 TL, tedavi gideri yönünden 124,88 TL ve bakıcı gideri yönünden 3.293,21 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru oranında sınırlı sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kazada kusurlarının bulunmadığını, davacının kaza nedeniyle maluliyetinin söz konusu olmadığını ve kaza öncesinde de hastalıklarının mevcut bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat istemlerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.05.2013 tarihli ve 2010/544 Esas, 2013/342 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne, 180.084,88 TL sürekli iş göremezlik, 3.294,14 TL geçici iş göremezlik, 3.283,21 TL bakıcı ve 124,88 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 186.787,11 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden limitle sınırlı olmak kaydıyla dava, diğer davalılardan kaza tarihinden; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.02.2015 tarihli ve 2013/18679 Esas, 2015/2442 Karar sayılı ilamı ile "...Somut olayda, dava dilekçesinin davalı ...'un adresine değil ağabeyi davalı ...'nın adresine usulsüz olarak tebliğ edilmek suretiyle, HUMK'nin 73. maddesine (HMK m. 27) aykırı biçimde davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, adı geçen davalıya dava dilekçesinin usule uygun şekilde tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde taraf teşkili sağlanmadan, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; davalılar, davacıda doğuştan kemik hastalığı bulunduğunu, kazadan sonra Cumhuriyet savcılığı tarafından "yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede olduğu" gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik durumunun salt kazadan kaynaklanmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan rapor ve tıbbi değerlendirmelerden, davacının özgeçmişinde kalça kırığı ve genital sistemle ilgili bir operasyon bulunduğu, 1997-2006 yılları arasında birden çok operasyon geçirdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının geçirdiği bu operasyonlara ilişkin evraklar getirtilip maluliyete etkisi araştırılmadan, davalıların savunmaları üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile karar verilmiştir. O halde, mahkemece; davalıların savunmalarında bildirdikleri soruşturma dosyasının ve davacının kaza sonrasında alınan adli muayene raporuna esas tüm tedavi belgeleri, film ve grafileri ile önceki ameliyat ve tedavilerine ilişkin tüm belgelerinin getirtilerek Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna gönderilmesi, davacının kazada meydana gelen yaralanması ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru bulunmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma nedenine göre davalı ... ve ...'nın maddi ve manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 26.08.2019 tarihli rapora göre 14.07.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile davacıda mevcut psikoz hastalığı arasında illiyet bağı kurulmadığı, bu nedenle meydana gelen kazanın davacının sürekli maluliyetine sebebiyet vermediği, geçici iş göremezlik süresinin üç haftaya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri zararı bakımından 18.03.2021 tarihli hesap raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 534,38 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin dava tarihi olan 30.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan 30.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası oluşturulan yeni karara itiraz ettiklerini, maluliyet tespitinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat bakımından davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların işleteni/sürücüsü/zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ile tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.