Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1644 E. 2023/10821 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1644
Karar No
2023/10821
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/367 E., 2022/376 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... Karga aleyhine açılan davanın reddine, davalılar Hayta Harfiyat İnş. Pet. Mad. Tur. Taah. Tic. Ltd. Şti ile Kadıahmetoğulları Sanayi ve Tic. AŞ'ye karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.11.2012 tarihinde, davalı Hayta Hafriyat Limited Şirketi adına kayıtlı, davalı ...Ş. tarafından kiralanan ve davalı ... (Karga) tarafından kullanılan iş makinesinin dava dışı polis memuru ... tarafından kullanılan araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına yol açtığını, kazanın yol çalışmasına rağmen yolun trafiğe kapatılmaması nedeni ile davalıların kusuru ile meydana geldiğini, Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/76 değişik iş sayılı dosyasında, davacı Bakanlığa ait araçta meydana gelen hasarın 9.206,65 TL olarak belirlendiğini belirterek bu bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar Hayta Limited Şirketi ve ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu aracı diğer davalı şirkete yol yapım çalışmasında kullanılmak üzere kiraladıklarını, ...'nın kazaya karışan iş makinasını kullanan kişi olduğunu, kusurun diğer aracı kullanan polis memurunda olduğunu, kaza yerinde gerekli tüm önlemleri aldıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iş makinasını diğer davalı şirketten kiraladıklarını, yol çalışması nedeniyle gerekli işaretlemeleri yaptıklarını, davacı ... Bakanlığına mensup polis memurunun girilmez levhası bulunduğu halde söz konusu yol çalışmalarının bulunduğu yola girdiğini, dosya içinde bulunan trafik kazası tespit tutanağını kabul etmediklerini, sorumluluklarının bulunmadığını bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.04.2015 tarihli ve 2013/13 esas 2015/112 karar sayılı ilamıyla; "Dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı, bu tutanakla ilgili dinlenen tutanak yazıcısı tanık beyanı ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin olay tarihinde Rauf Denktaş Caddesinin trafiğe kapalı olduğu, bisiklet yolu ve eksik imalat işinin yapıldığını belirtir cevabi yazısı, kaza anında trafik emniyet görevlileri tarafından çekilmiş fotoğraflar ile az yukarıda ayrıntılı olarak zapta geçen üç kişiden oluşan bilirkişi heyetinin raporunda gösterilen gerekçeler ve tüm dosya kapsamından olay tarihinde bisiklet yolu inşaatı nedeniyle trafiğe kapatılması gereken kaza yapılan yolun davalı ... Ltd. Şti. tarafından gerekli önlemler alınmayarak trafiğe kapatılmadığı, davacı bakanlık nezdinde çalışan polis memuru ...'nin Bakanlığa ait minibüs ile söz konusu yola girdiği, bu sırada davalı ... Karga'nın iş makinası ile arkasından gelen minibüse gerekli dikkati vermeyip ani manevra yapması nedeniyle kaza tespit tutanağında açıklandığı şekilde kullandığı eskavatörün kepçesinin polis aracına çarpıp hasar verdiği, her ne kadar davalı tarafça tanık dinletilip olay yerinde gerekli önlemlerin alındığı belirtilerek fotoğraflar dosyaya ibraz edilmiş ise de söz konusu fotoğrafların üzerinde çekim tarihlerinin belli olmadığı, bilirkişi heyetinin saptadığı gibi fotoğrafların değişik zamanlarda çekilmiş fotoğraflar olup kaza anında çekilip çekilmediklerinin anlaşılmadığı, keşifte dinlenilen tanıkların kaza anında da gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı yönünde net bilgi veremedikleri hususları dikkate alınarak davalı tarafın savunmalarına itibar edilmemiş ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre sürücü ...'nın ve olay yerinde gerekli önlemleri almayan Kadıahmetoğulları Ltd Şti ile sürücünün işvereni olan Hayta Ltd Şti nin davacı bakanlığa karşı müteselsilen olayda sorumluluklarının bulunduğu, meydana gelen kaza neticesi oluşan hasarın 9.206,65 TL olduğunun bilirkişilerce bildirildiği, davanın bu sebeple kabulüne ve kaza tarihi olan 03.11.2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.206,65 TL'nin 03.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 04.04.2016 tarihli ve 2015/18690 esas 2016/4203 karar sayılı ilamıyla "Dosya kapsamının incelenmesinde; dava konusu trafik kazasında tarafların kusur oranları ile hasar miktarının tespitine ilişkin olarak mahkemece hükme esas alınan 09.03.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunun, davalı Hayta Hafr. Ltd.Şti. Ve ... vekiline tebliğ edilmediği görülmektedir. T.C. Anayasası'nın 36/1 maddesinde "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmü düzenlenmiştir.Yine 6100 Sayılı HMK'nın 27. maddesinde "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.Bu hak;yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,açıklama ve ispat hakkını içerir" düzenlemesine yer verilmiştir.Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür.Bu husus da usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. Adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulan yasal düzenlemelerden biri de davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara tebliğine ilişkin düzenlemedir.6100 Sayılı HMK'nın 280/1 maddesi " Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir " hükmünü amirdir. Somut olayda, davalı Hayta Hafr. Ltd.Şti. ve ... vekiline mahkemenin hükme esas aldığı kusur ve hasar hesabına ilişkin bilirkişi raporu tebliğ edilip rapora karşı varsa itirazları alınmaksızın, 10.04.2015 tarihli celsede davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, kusur oranlarının ve hasar miktarının belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporunun davalı Hayta Hafr. Ltd.Şti. ve ... vekiline usule uygun şekilde tebliğ edilmesi ve itiraz süreleri beklenerek davalıların itiraz hakkını kullanması sağlanmak suretiyle savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalıların itiraz ve savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devam edilmek suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasına karar veren İlk Derece Mahkemesi 23.06.2017 tarihli ve 2016/317 esas 2017/226 karar sayılı ilamıyla; "Bozmadan önce mahkememizce mahallinde keşif yapılarak bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişinin keşifte dinlenilen tanık beyanlarına göre raporunu verdiği ancak keşifte dinlenilen tanıkların beyanlarının kaza tespit tutanağına aykırı olması nedeniyle kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memurlarından birinin tanık sıfatıyla dinlenildiği, diğerinin başka yerde görevli olması nedeniyle dinlenemediği, dinlenen polis memurunun ifadesiyle yetinilerek ve İl Emniyet Müdürlüğünden kaza anında çekilmiş fotoğraflar birlikte keşifte dinlenilen bilirkişinin raporuna itiraz edilmesi nedeniyle İstanbul Teknik Üniversitesi'nde görevli 3 bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, rapor içerikleri de az yukarıda ayrıntılı şekilde kararda gösterilmiştir. Hüküm kurmaya elverişli İTÜ'de görevli 3 bilirkişinin verdiği rapora göre ve kaza tespit tutanağı ile bunu düzenleyen tanık polis memurunun beyanları çerçevesinde davacı İç İşleri Bakanlığına bağlı resmi plakalı aracın davalı ... Karga'nın iş makinesi ile arkasından gelen resmi araca gerekli dikkati vermeyip ani manevra yapması nedeniyle kullandığı ekskavatörün kepçesinin çarpıp hasar verdiği, her ne kadar davalı tarafça tanık dinletilerek yolda yapılan inşaat çalışması nedeniyle olay yerinde gerekli önlemlerin alınıp yolun trafiğe kapatılmasına rağmen davacıya bağlı çalışan resmi plakalı aracın çalışma yapılan yola girerek şoförünün kusurlu olduğu belirtilmiş ise de davalı tarafın dayandığı fotoğrafların üzerinde çekim tarihlerinin belli olmadığı, fotoğrafların değişik zamanlarda çekilmiş fotoğraflar olup, kaza anında çekilip çekilmediğinin anlaşılamadığı, kaza sırasında hazır bulunduklarını belirten ve keşifte dinlenilen tanıkların kaza anınında da gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı yönünde net bilgi vermediği, çalışmanın ana yolda olmayıp bisiklet yolunda olduğu hususları dikkate alınarak bisiklet yolu inşaatı nedeniyle trafiğe kapatılması gereken kaza yapılan yolun davalı ... Ltd. Şti. Tarafından gerekli önlemler alınmayıp trafiğe kapatılmadığı, davacı bakanlık nezdinde çalışan polis memuru ...'nin bakanlığa ait minibüs ile söz konusu yola girdiği, olayda davalı ... Ltd. Şti.'nin %75 oranında kusurlu olduğu, ...'nın ise yoldaki araç trafiğine dikkat etmemesi ve yola giren araçlara çarpmamaya özen göstermesi gerekirken özeni göstermediğinden %25 oranında kusurlu olduğu, davacı çalışanı polis memurunun ise kusurlu olmadığı, davalıların davacı kuruma karşı müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından ve bilirkişi raporunda saptanan zarar miktarının sigorta şirketlerince de karşılanmadığı gözetilerek 9.206,65 TL'nin kaza tarihi olan 03/11/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulü ile; 9.206,65 TL nin 03.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Dairenin 18.11.2020 tarihli ve 2020/743 esas 2020/4029 karar sayılı ilamıyla; "Dosyanın incelenmesinden, tarafların kusur durumuna ilişkin olarak makine mühendisi bilirkişiden alınan 07.04.2014 tarihli raporda, dava dışı polis memuru sürücü ...'nin araç trafiğine kapalı olan ve çalışma yapılan yola girmesi, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz olarak iş makinesine çarpması nedeniyle tam kusurlu; davalı ... Karga'nın kusursuz olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin itirazları üzerine İTÜ öğretim görevlilerinden alınan 09.03.2015 tarihli raporda ise dava dışı sürücü ...'nin kusurunun bulunmadığı; davalı sürücü ...'nın %25 oranında ve davalı ... Limited Şirketinin yolda çalışma yapıldığına ilişkin gerekli tabela ve fiziki önlemleri almadığı gerekçesi ile %75 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği, şu haliyle düzenlenen iki rapordaki kusur durumu arasında çelişki olduğu görülmektedir. Mahkemece kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki mübayenet giderilmeden hüküm tesisi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, raporlar arasındaki bu çelişkinin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmak suretiyle giderilerek hüküm tesis edilmesidir. Bu nedenle, eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; "Mahkememizce davacı vekilinin dayandığı kaza tespit tutanağı incelendiğinde polis memuru ... idaresindeki minibüsün Kardeşkentler Caddesinden Kara Caddesi Bülent Ecevit Bulvarı istikametine seyrederken Çağlayangil Caddesini takiben 106 nolu ikamet karşısına geldiğinde ... idaresindeki iş makinesi ekskavatörün manevra yapması sonucu ekskavatörün kepçe kısmı ile minibüsün sağ yan orta kapı ve arka kapı kısımlarına çarptığı, kazanın oluşumunda yolda çalışma varken yolun trafiğe kapatılmadığından ve gerekli önlemlerin alınmadığından ekskavatör sürücüsünün manevraları düzenleyen genel şartlarına uymama kuralını ihlal ettiği diğer sürücünün kusurunun olmadığının bildirildiği görülmekle kaza tespit tutanağını düzenleyen tutanak yazıcılarının dinlenilmesine karar verilmiş, tanık polis memuru Zafer Şahin Gülcan duruşmadaki beyanında kazanın meydana geldiği yolda yol yapım çalışması bulunduğunu ancak yolun araç trafiğine kapatılmadığını, daha doğrusu yanlış levhalar konulduğunu, gerekli önlemlerin de alınmadığını, kaza mahallinde resim de çektiklerini, trafik polisi olarak kaza mahalline gittiklerinde araçların bu yola girmeye devam ettiklerini de gördüklerini, araç trafiğine yolun kapandığı zaman kapatılan kısımda bir kişinin beklemesi gerektiğini, böyle bir kişinin orada olmadığını, alkol kontrolü de yaptıklarını bildirdiği görülmüş, Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesince diğer tutanak mümzisi ... Ünal'ın çağrıldığı ancak kendisinin başka bir yerde görevli olması sebebiyle dinlenemediğinin bildirildiği, mahkememize İl Emniyet Müdürlüğünce 21.07.2014 tarihli yazı ekinde kaza anında çekilmiş fotoğraflar gönderilince bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği ve dosyanın bu şekli ile rapora itiraz edildiği için İstanbul Teknik Üniversitesinde görevli öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine verilmesi için karar verildiği, bilirkişi heyetinden gönderilen 09.03.2015 tarihli raporda ,önceden verilen rapor incelenip kaza tespit tutanağı, tanık beyanları dosyada bulunan ve davalı tarafın da sunduğu fotoğraflar ile emniyetten gelen fotoğraflar irdelenerek davalı tarafın sunduğu fotoğrafların üzerinde tarih olmadığı, fotoğraflardaki yol çalışmalarının bisiklet yolu çalışması şeklinde görülmediği, yine yolda fiziksel engel bulunduğu görülmesine rağmen bir minibüsün bu fiziksel engelleri aşarak yola girmesinin mümkün olmamasına rağmen yola girmesinden, fotoğraflarda gökyüzünün çok bulutlu olmasına rağmen bazılarında açık bulutsuz, mavi olmasından fotoğrafların tümünün aynı gün çekilmediği ve fotoğrafların kaza anını göstermedikleri sonucuna vardıklarını, emniyetten gelen fotoğrafların incelenmesinde ise, olay anında olay yerini gösteren fotoğraflar olduğu, yolda herhangi bir uyarı levhasının olmadığı, kaza tarihi itibariyle ana yolda bir çalışma yapılmadığı, sadece bisiklet yolu çalışması yapıldığı, yoldaki tabelaların ve fiziki engellerin kaldırılmış olduğunu tespit ettiklerini bildirdikleri ve bu sebeple keşifte dinlenilen bilirkişinin raporuna itibar etmediklerini beyan ettikleri, açıklanan durumlar karşısında bozma ilamından sonra dosya arasına alınan ATK raporunda 1. Durum olarak belirtilen seçenek olayın mahiyetine uygun kabul edilerek kaza mahallinde yeterli ve gerekli işaretlemeler ile yolun trafiğe kapatılmadığının kabulü ile sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki minibüs ile gündüz vakti meskun mahalde seyir halinde iken yol çalışması olan ve trafiğe kapatılmayan olay mahalline gediğinde idaresindeki aracın sağ yan kısımlarına mahalde çalışmakta olan davalı sürücü idaresindeki iş makinesinin kepçesinin çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki iş makinesi ile çalışma sahasında yol çalışmasını sürdürdüğü sırada idaresindeki iş makinesine bağlı kepçenin; mahalde seyir halinde olan dava dışı sürücü idaresindeki minibüse çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, yolun yapım, bakım ve onarımından sorumlu kişi, kurum ya da kuruluşun mahalde yapılan çalışma nedeniyle yolu taşıt trafiğine kapatması ve mahale yaklaşacak araç sürücülerini uyarıcı/yönlendirici mahiyette gerekli-yeterli işaretlemeleri yerleştirmiş olması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, yolun kapatıldığı ve trafiğin yönlendirildiğini belirtecek şekilde mahalle yaklaşacak araç sürücülerini uyarıcı/yönlendirici mahiyette gece ve gündüze göre kolayca görülebilecek yeterli işaretlemenin yapılmamış olması durumunun kazanın oluşumunda asli etken olduğu ve hasar yönünden ise araçta toplam hasar miktarının 9.206,65 TL olduğu anlaşılmakla davalı ... KARGA aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalı ... Karga aleyhine açılan davanın reddine, davalılar Hayta Harfiyat İnş. Pet. Mad. Tur. Taah. Tic. Ltd. Şti ile Kadıahmetoğulları Sanayi ve Tic. AŞ'ye karşı açılan davanın kabulü ile 9.206,65 TL'nin bu davalılardan 03.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Tic. AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili; kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, mahkeme kararının gerekçe içermediğini, yolun bakım, onarımından ve işaretleme yapılmasından sorumlu kurum veya kuruluşun dosya kapsamında tespit edilmediğini, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, sigorta şirketinden ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini ve re'sen ele alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı adına kayıtlı araçla davalıların sürücüsü, işleteni ve kayıt maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1644, K. 2023/10821, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1644-e-2023-10821-k-045a35a5b9d7