Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/523 E. 2023/3502 K. – Haksız İhtisadi
Konu: Haksız İhtisadi Tedbir Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/523
- Karar No
- 2023/3502
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız İhtisadi Tedbir Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/27 E., 2021/2677 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / İstinaf Başvurusunun Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/578 E., 2019/116 K. Taraflar arasındaki haksız ihtisadi tedbir nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.03.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait Türk Bayraklı ''..." gemisinde, 18.05.2009 tarihinde İstanbul Boğazı'nda bulunduğu sırada meydana gelen arıza nedeniyle makinasının kısa süreli olarak atıl kaldığını ve arızanın geminin kendi imkânları ile giderildiğini, bu sırada geminin bulunduğu Anadolu Kavağı önlerinde demirlemesi riskli görüldüğünden, Türkiye Denizcilik İşletmelerine (TDİ) ait "Kız Kulesi" isimli römorkör marifetiyle Keçilik Koyu'na çekildiğini, davalıya ait "Kurtarma 3" isimli deniz aracının hiçbir talep ya da gereklilik bulunmamasına rağmen bahse konu çekme işlemine refakat ettiğini, davalının yapılan işlemin kurtarma yardımı olduğundan bahisle ve 2.100.000 ABD dolar alacağı olduğu iddiasıyla geminin işletilmesine engel olduğunu, geminin İstanbul Liman Başkanlığının sefere izin vermemesi sebebiyle bu süre zarfında, mahkeme kararıyla geminin seferden men edildiğini ve geminin 18.05.2009-01.06.2009 tarihleri arasında işletilemediğini, devamında açılan davada kurtarma yardım hizmetinin TDİ tarafından yapılmakla davalının kurtarma yardım ücreti talep edemeyeceği tespit edilerek aktif husumet yokluğundan davanın reddedildiğini, dolayısıyla vekil edenine ait geminin davalının haksız ve hukuka aykırı işlemleri ile seferinden alıkonulduğu sırada geminin zaman esaslı kiracısı Petrol Ofisi A.Ş.'ye sefer yapılamayan dönem için kira ödendiğini ve yakıt harcandığını bu arada personel maaşları ödendiğini, geminin bekletilme kaynaklı olarak acentalık ve liman ücretleri ile personel iaşe bedeli ve klas kuruluşu servis bedeli ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan 143.537,94 TL zararın davacıya ait geminin seferinden alıkonulduğu 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, davalı tarafca alacak mesnedinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 399 uncu maddesinin gösterildiğini ancak bu kanunun 2011 yılı ile yürürlüğe girdiğini, olayın ise 2009 yılına ait olduğunu, davanın 1 yıl içinde zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin römorkör hizmeti verdiğini, Kurtarma-3 gemisinin kurtarma sürecine iştirak ettiğini, 18.05.2009-22.05.2009 arası geminin sefere devam etmemesinin Liman Başkanlığı kararı olduğunu, 18.05.2009 saat 12:30 itibarı ile geminin seferine mani olunmadığının Liman Başkanlığınca bildirildiğini, 22.05.2009 tarihine kadar gemiyi durduran bir kararın bulunmadığını, müvekkilinin verdiği hizmetin kurtarma yardım hizmeti olduğunu, mahkemece verilen tedbir kararı ve ona dayanan beklemeden müvekkilinin sorumlu olmadığını, kurtarma yardım hizmetinin sabit olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile ".... bilirkişi kök ve ek raporlarında da tespit edildiği üzere, davalı kuruluşa ait "Kurtarma 3" römorkörü tarafından refakat hizmeti verildiği, davalının davacının gemisine verdiği refakat hizmetinden dolayı ayrıca alacağı bulunduğu, davacının davalıya hiç borcu olmadığının söylenemeyeceği, kurtarma yardım hizmetinin TDİ tarafından yerine getirildiği, Kurtarma 3 römorkörünun sadece refakatta kaldığı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü Limanlar Dairesi Başkanlığı'nın, 14.06.2010 tarihli yaptığı yazılı açıklamada kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden çekilmiş olduklarını duyurduğu, davalı ... Emniyetinin kurtarma yardım ücret alacağına sahip olmasa da römorkörü ile olaya refakat etmesi sebebiyle deniz alacağına sahip olduğu, alacağın yanlış tavsif edilmesinin ihtiyati haczi haksız hale getirmeyeceği anlaşılmakla davacının davasının reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davalının iddia ve talep ettiği “kurtarma yardım” alacağını doğuran bir hizmet vermediğinin, dolayısıyla ihtiyati tedbirin haksızlığının kesin hüküm ile sabit olduğunu, davalının müvekkilinden yalnızca kurtarma yardım hizmeti için 2.100.000 USD'lik talepte bulunduğunu, davalı tarafın hiçbir aşamada müvekkilinden refakat ücreti alacağının bulunduğu yönünde bir iddia ve talepte bulunmadığını, davacının zararının sabit olduğundan tazminat davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen 01.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından, yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız ihtiyati tedbir iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 399 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.