Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5093 E. 2023/10413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5093
- Karar No
- 2023/10413
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/296 D.İş, 2022/296 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-9397 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine/Davanın Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/21582 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.11.2019 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %21 oranında malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına karşın cevap verilmediğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 29.12.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 238.525,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılmasını talep ettiklerini, kusur raporu alınması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti için gerekli belgelerin dosyaya kazandırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının ıslah dilekçesine karşı beyanda bulunmadığı, alınan hesap raporunun hükme esas alındığı, davacının müterafik kusurlu olduğunu gösterir dosya kapsamında bilgi belge bulunmadığı, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibat kullanımının belirsiz olduğunun belirtildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 238.525,00 TL maddi tazminatın 09.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlendiğini, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı ve davalıya bu raporla başvuru yapıldığı, hesap yönteminin yerinde olduğu, hakemlerin sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verdiği, uzlaşma hususunda resen inceleme yapılamayacağı, vekalet ücretinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebeplere ilaveten müterafik kusur indirimi gerektiği, maluliyet raporu yönetmeliğe uygun düzenlenmediğinden dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı 22.11.2019 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesindeki ZMMS Genel Şartlara yapılan atıf bölümünün iptal edilmesi, iptal kararı sonrası ZMMS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulanma alanı bulan %1.8 teknik faizin uygulanmasının artık mümkün olmamasına, davacının oğlu olan sürücüden şikayetçi olmaması nedeniyle uzlaşma yoluna gidilemeyeceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 22.11.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik'in ekinde yer alan "Engel Oranları Cetveli"nin "alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde, "....engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; maluliyet oranının büyük bir kısmını oluşturan (dizde hareket kısıtlılığı sekeli) alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği 16.06.2020 tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden hazırlanan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek, davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli'ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.