Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5011 E. 2023/9643 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5011
- Karar No
- 2023/9643
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2022/70 K. SAYISI : 2022/İHK-2822 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü-İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/162188 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın, 14.01.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını ve davalı tarafından 28.04.2020 tarihinde yapılan 16.624,00 TL ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.10.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 51.203,37 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafa yeterli ödeme yapıldığını, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından başvuru sırasında sunulan ... Demirel Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 22.09.2020 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 51.203,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğunu, hesaplama yapılırken davacının askerlik süresinin düşülmemesi gerektiğini, tazminat miktarının düşük hesaplandığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, ıslah tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerektiğini, tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sırasında sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın uygun bulunduğu, faiz ve vekalet ücretine ilişkin hükmün isabetli olduğu gerekçeleri ile davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminat miktarının düşük hesaplandığını, askerlik süresinin düşülmemesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet oranının, hesaplama yönteminin, faiz ve vekalet ücretine ilişkin hükümlerin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, başvurunun usule uygun olmasına, faiz belirlemesinin doğru bulunmasına, hesaplama yönteminin isabetli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanırken altı aylık askerlik döneminde gelir elde etmeyeceği değerlendirilerek bu dönem hesaplama dışı bırakılmıştır. Ancak bu hesap şekli hatalıdır. Zira sadece meslek sahipleri ve çalışıp kazanç elde etmekte olanların değil, uğranılan kaza nedeniyle oluşan maluliyet nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan diğer kişiler de maddi tazminat (efor tazminatı) talep edebilir. Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve askerlik yapmayan davacının askerlik dönemi boyunca efor kaybı olacağının kabulü ile bu dönem için de sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış ve davacı yararına bozmayı gerektirmiştir. 3.Davalı vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; a- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda; eldeki davada kazanın 14.01.2020 tarihinde meydana geldiği, hükme esas alınan ... Demirel Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 22.09.2020 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. b- Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5 oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı yararına, (3-a) ve (3-b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.