Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4860 E. 2023/9090 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4860
Karar No
2023/9090
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/247 E.- 2022/246 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-10885 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü- İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/195086

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıca zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin 26.11.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.500,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 66.655,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak belirlemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin yerinde olmadığını, usule uygun maluliyet raporu sunulmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davacının adli tıp rapor ücreti talebinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, davacının kaskının takılı olup olmadığının belirlenmesi, takılı olmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hesaplamada davacının vergilendirilmiş gelirinin esas alınması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, yasal faize hükmedilebileceğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının araştırılarak netleştirilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 11.08.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %6 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınmasının yerinde olduğunu, kaza tespit tutanağı ile hakemce alınan kusur raporunun birbiriyle uyumlu ve denetime elverişli olduğu, davalıca sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurla kazaya sebebiyet verdiği, davacı tarafından talep edilen adli tıp rapor ücretinin makul giderler kapsamında olduğu ve kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 66.655,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.500,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 68.155,12 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usule uygun maluliyet raporu sunulmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi'nden maluliyet raporunun alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını ve davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada bulunan maluliyet raporunun 11.08.2021 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı kurulunca, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre, “fibula kırığıma bağlı ayak bileği eklem hareketleri kısıtlılıği” tanısı ile (bizzat yapılan muayenesi ile) düzenlenmiş olup, %6 oranında sürekli engelli hale geldiği ve bunun geçirdiği trafik kazası ile uygun illiyet bağı bulunduğu, tıbbi iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 120 gün ve bakıcı ihtiyaç süresinin ise 60 gün olduğuna karar verildiği, davalı vekilinin bu rapora karşı “tıbbi görüş” veya “uzman görüşü” sunmadığı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te, rapor tanziminde heyete katılacak uzman hekim sayıları ve raporun hazırlanmasına ilişkin formatların Devlet Hastaneleri Sağlık Kurullarının çalışma düzenine ilişkin hükümler olduğu, Adli Tıp Kanunu'nun 31 inci maddesinde, resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı için konmuş hükümler olmadığı, bu nedenle Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı Adli Kurulunun, maluliyet oranını yayımlanan yönetmelikteki cetvellerde yer alan ölçütlere göre belirleme yetki ve sorumluluğunda olduğu, hesaplama yönteminin Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olduğu, bu nedenle bu hususa yönelik itirazın reddi gerektiği, kusura yönelik itirazın da reddi gerektiği, zira kaza tespit tutanağı ile hakemce alınan kusur raporunun birbirini destekler nitelikte olması, hakemce alınan kusur raporunun açık, anlaşılır, olayın oluşuna uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle kusur oranlarının tespitinin yerinde olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin nisbi hesaplanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının aynı olaya ilişkin daha evvel hakeme başvurması ve başvurunun usulden reddine karar verilmesi nedeniyle kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, usule uygun maluliyet raporu sunulmadığından dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun on sekiz aylık iyileşme süresi dolmadan düzenlendiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini ve davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 26.11.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli rapor ücreti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, dosyada bulunan 11.08.2021 tarihli maluliyet rapaorunun usul ve yasaya uygun olmasına, itiraz aşamasında ileri sürülmeyen nedenlerin temyiz aşamasında dikkate alınamayacağına ve kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyetince fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve buna yönelik itirazın reddi doğru değildir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “9.660,17 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4860, K. 2023/9090, T. 12.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4860-e-2023-9090-k-709357142862