Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4109 E. 2024/8442 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4109
Karar No
2024/8442
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1826 Değişik İş, 2021/1347 Karar HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin Başvurusunun Esastan Reddine, Davacı Vekilinin Başvurusunun Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/304 E, 2018/518 K Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkette 25.11.2013/2014 vade ve 1029-1920822 nolu ortak alan paket sigorta poliçesi ile ... Site Yönetimi adına sigortalı ... Merkez Mah. ... Cad. No.2 ... İstanbul adresinde bulunan siteye ait ortak alanda 14.08.2014 tarihinde yangın meydana geldiğini, davacı şirketin 556093 nolu hasar dosyası ile 30.09.2014 tarihinde sigortalıya 82.603,46 TL hasar bedeli ödediğini, ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalıdan talep edildiğini, ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödemenin tahsili için Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2014/18997 esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu beyan ederek itirazın iptaline %20 icra inkar tazminatı, masraf ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirket tarafından 27.10.2012 tarihinde ... Sitesi yönetimine jeneratör satışı yapıldığını, çıkan yangın neticesinde jeneratörün yanarak zarar gördüğünü, müvekkil şirket tarafından yangın sonrası incelemelerin yapıldığını tutulan raporun yönetime sunulduğunu, yangının çıkışının davalının sorumluluğunda olmadığının bildirildiğini, yönetimin de itiraz etmediğini, müvekkil şirket tarafından bakım anlaşması gereğince gerekli bakımların zamanında ve garanti kapsamında yapıldığını, yönetim tarafından jeneratör için uygun ve izolasyonlu bir yer temin edilmediğini, yangının davacı tarafın gerekli koruma ve izolasyon işlemlerini yapmamış olmasından kaynaklandığını, bu nedenle haksız ve kötü niyetli davanın reddine davacı şirket aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2014/18997 esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptaline, takibin 84.894,00 TL üzerinden devamına, bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, %20 icra inkaz tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin gerekçeli kararında her ne kadar alınan tedbirlerin uygun olmadığı belirtilmiş ise de, davalı şirketin tüm uyarılara rağmen uygun olmayan yere uygun olmayan izolasyonu yaptıran sorumlunun site yönetimi olduğu, dava dışı site yönetiminin havalandırma yapılması gerektiği konusunda uyarıldığı, egsoz uzatımıyla ilgili olarak kabin yapılabileceği, taze hava emişinin sağlanması gerektiğiyle ilgili site yönetimine teklifte bulunulduğu ancak bu tekliflerin reddedildiği, yangın sebebinin yanlış izolasyon malzemelerinin kullanılması iken davalı şirkete kusur yüklenilmesine anlam verilemediği, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/143 değişik sayılı dosyasında da delil tespitinin yapıldığı ve tek taraflı düzenlenen bilirkişi raporuna dayanak kılınarak mahkemece hüküm tesis edildiği belirtilerek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; Mahkemenin gerekçe kısmında '' jeneratörler için izin alınmadığı, jeneratörler için verilen ruhsat veya izin belgesi yoktur '' İbaresinin kabul edilemez olduğu zira jeneratör kurulumu için sigortalının belediyeden izin veya ruhsat almasına gerek bulunmadığı, kaldı ki davalı firmanın bu şekilde bir izin alınması gerekiyor ise bu izin veya ruhsatı görmeden kurulumun da yapılmaması gerektiği, davalı tarafın sunduğu beyanın dosya kapsamına uygun olmadığı jeneratörün davalı firmadan alındığı, kurulum, devreye alınma işlemi ile tüm bakımlarının da davalı firma tarafından yapıldığı, herhangi bir olumsuzluk bulunduğuna dair tutanak düzenlenmediği ve bakım formunun da dosyada mübrez olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2016/18997 esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından 82.603,46 TL asıl alacak ve 1.690,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.294,00 TL alacağın tahsili istemiyle 22/12/2014 tarihinde başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emri düzenlendiği ve yine dava dilekçesinde harca esas değerin 84.294,00 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla; mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 nci maddesine aykırı olacak şekilde gerekçe ve hüküm kısmında takip konusu miktar yönünden yapılan maddi hatanın re'sen düzeltilmesi yoluna gidildiği, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere jeneratörün konumlandığı yer seçiminin teknik uygunluğa aykırı olması ancak buna rağmen kurulumun yapılması ve devreye alınması konusunda satışı ve aynı zamanda bakımını yapan davalı firmanın sorumlu olduğunun anlaşıldığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği, davacı vekilince, katılma yolu ile istinaf dilekçesinde mahkemenin gerekçeli kararın 2. sayfasında jeneratörler için izin alınmadığı mahkemece belirtilmiş ise de, dava dışı sigortalının izin alma mükellefiyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu ve mahkemenin jeneratör için izin alınması yönündeki tespitinin yerinde olmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi'nin, 2017/304 Esas, 2018/518 Karar ve 16/04/2018 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2014/18997 esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptaline, takibin 84.294,00 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472 nci maddesi uyarınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4109, K. 2024/8442, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4109-e-2024-8442-k-1b7efe4ea5f4