Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4055 E. 2024/9712 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4055
Karar No
2024/9712
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1087 E., 2022/225 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/392 E., 2018/897 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 15.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun Mürşitpınar işyerinde bulunan depolama tesislerinde hasar meydana geldiğini, zarar gören 4.100 tonluk çelik silonun 984.000,00 TL, 1.500 tonluk kagir deponun 128.000,00 TL ve 2.500 tonluk kagir deponun ise 192.000,00 TL bedel üzerinden yangın yıldırım, infilak, deprem, GLKHHKNH (Grev Lokavt Kargaşalık Halk Hareketleri, Kötü Niyetli Hareketler), terör, sel ve su baskını, fırtına, kar ağırlığı, dolu yer kayması, dahili su, duman enkaz kaldırma masrafları ve taşıt çarpması, risklerine karşı Ray Sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, 20.10.2014 tarihinde Suriye tarafından atılan bombalar ve açılan ateşler sonucunda belirtilen ve sigorta altına alınan 4.100 tonluk kagir depo ve 2.500 tonluk kagir depolarda hasar oluştuğunu, hasır sonrası yapılan taspitlerde 1.500 ve 2.500 tonluk kagir depolarda meydana gelen hasarın onarılabileceğini ancak yapılan onarım maliyetinin sigorta bedelini geçeceği belirtilerek 4.100 tonluk Clombian silo ile 1.500 ve 2.500 tonluk kagir depolar için amortisman (aşınma payı) düşülmeden sigorta bedelinin talep edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, söz konusu olaylar sonucunda oluşan hasar ve zararın istisna maddesi kapsamında olmadığından bu davayı açtıklarını beyan ederek sigorta hukuku ve poliçeler kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.304.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek olan %15 faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili aleyhine açtığı davanın haksız, yasal dayanaktan uzak olduğunu ve reddinin gerektiğini, davacıya ait Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... adresindeki silo olarak kullanılmakta olan 4.100 tonluk depo ardiye binasının Klasik Yangın Poliçesi ile 01.03.2014-2015 tarihleri arasında, 984.000,00 TL bedel ile, poliçe genel ve özel şartları ve ekli klozları dahilinde müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, müvekkili şirketçe yapılan inceleme neticesinde, davacıya ait tesislerde meydana gelen hasarın 20.10.2014 tarihinde Suriye'deki iç savaş/savaş sebebi ile Suriye tarafından atılan bomba ve açılan ateş neticesinde meydana geldiğini, hasarın poliçe teminatı dahilinde bulunmadığı tespit edilerek bu durumun davacıya bildirildiğini, Yangın Sigortası Genel Şartları'nın A-4 maddesinde teminat dışında kalan hallerin düzenlendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat şartlarında belirtilen haller ile sınırlı olduğunu, poliçede teminat verilmemiş/teminat dışında bırakılmış bir zarardan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davacının haksız ve yasal dayanaktan uzak bulunan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Mahkemeye ibraz edilen talimat yoluyla alınan 15.02.2017 tarihli bilirkişi raporundan, davaya konu siloların mermi ve şarapnel parçalarının isabet etmesinden dolayı ağır hasarlı ve kullanılamaz halde olduğu, siloların yenileme maliyetinin çok yüksek olması nedeniyle ancak hurda olarak değerlendirilebileceği 29.09.2017 tarihli bilirkişi heyeti ve 15.10.2018 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan ise, taraflar arasında akdedilen poliçe ve teknik şartname uyarınca hasar miktarı belirlenirken herhangi bir eskime, aşınma ve yıpranma payı ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmelerinin zarar miktarından tenzil edilemeyeceği, poliçenin tanzimine esas teknik şartnameye göre hasar bedeli üzerinden en fazla %3 oranında muafiyet uygulanabileceği ve uygulanan muafiyetin 50.000,00 TL'yi geçemeyeceği nazara alındığında 4.100 tonluk silo için %3 muafiyet tenzili yapıldıktan sonra hasar tutarının 915.680,00 TL, 2.500 ton kapasiteli depo için %3 muafiyet tenzili yapıldıktan sonra hasar tutarının 45.105,00 TL, 1.500 ton kapasiteli depo için %3 muafiyet tenzili yapıldıktan sonra hasar tutarının 31.520,64 TL olduğu anlaşılmakla; taraflar arasında akdedilen teknik şartname uyarınca 24.10.2014 tarihinde meydana gelen ve poliçe teminat kapsamında kalan zarar için hasar bedelinden yıpranma payı esas alınmak suretiyle tenzilat yapılamayacağı nazara alındığında davacının 1 adet silo ve 2 adet depo için davalıdan %3 muafiyet tenzili yapıldıktan sonra toplam 992.305,64 TL talep edebileceği, taraflar arasında akdedilen sigorta hizmet alımına ilişkin 07.02.2014 tarihli sözleşmenin 16.1.1 maddesi uyarınca davacının ilk talep tarihi olan 23.10.2014 tarihinden itibaren hasar bedeli için yıllık %15 oranında akdi faiz isteyebileceği kabul edilerek" 992.305,64 TL hasar bedelinin 23.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %15 oranındaki akdi faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu depo ve silolarının Grev Lokavt Kargaşalık Halk Hareketleri, Kötü Niyetli Hareketler (GLKHHKNH), terör, risklerini de kapsayacak şekilde sigortalı olup sigorta bedelinin de davalı ile kurumları arasındaki ittifakla belirlenerek kabul edildiğini, bu nedenle tazminat taleplerinin davalı ... şirketi tarafından karşılanması gerektiğini; teknik şartnamenin muafiyetler bölümünün 1.3 bendinde; "Deprem ve GLKHHKNH Terör ve Nakliyat dışındaki hasarlarda; poliçe bazında ödenecek hasar bedeli üzerinden en fazla %3 oranında tenzili muafiyet uygulanacak olup uygulanacak muafiyet tutarı 50.000,00 TL'yi geçmeyecektir." denildiğini, sigorta poliçesinin GLKHHKNH ve terör klozunda ise tenzili muafiyetin %2 uygulanacağının belirtildiğini, bu nedenle tenzili muafiyetin %2 olarak dikkate alınması gerektiğini, kararda bu taleplerinin dikkate alınmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu edilen hasarların teminat kapsamı dışında bulunduğu açıkça ortada olup, yerel mahkeme tarafından bu husustaki itirazları değerlendirilmeksizin bilirkişi raporuna riayet edilerek değerlendirme yapıldığını, uyuşmazlık konusu olayda hasara sebep olan olayın (savaş) teminat dışında olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, yapılan hesaplamalar bakımından da son derece hatalı ve kabul edilemez olduğunu, sigorta bedelinin muaccel ... gelebilmesi için usulünce TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca ihbarda bulunulması gerektiğini, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine gerekli belgelerin süresinde ulaştırılmadığını, davacının faiz talebinin de haksız ve yersiz olup kesinlikle kabul edilemeyeceğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmedilen tazminata, taraflar arasında akdedilen 07.02.2014 tarihli sözleşmenin 16.1.1 maddesi uyarınca, ilk talep tarihi olan 23.10.2014 tarihinden itibaren sözleşme faizi yürütülmüş ise de taraflar arasındaki yazışmalardan, bu tarihteki başvuruda gerekli belgelerin davalıya verilmediği, davacının davalıya hitaben gönderdiği ve davalı kayıtlarına 14.04.2015 tarihinde giren 03.04.2015 tarihli yazıdan 30 gün sonra alacağın muaccel olduğu ve anılan hükme göre 15.05.2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla HMK m. 353/1,b,2 gereğince bu bakımdan kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği belirtilerek; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/392 E., 2018/897 K. sayılı dava dosyasında verdiği 08.11.2018 tarihli kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, buna göre; davanın kısmen kabulü ile,992.305,64 TL hasar bedelinin 15.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %15 oranındaki akdi faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddin karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu depolarda meydana gelen hasar olayı 23.10.2014 tarihinde sigorta şirketine bildirildiğini, sigorta şirketi bahse konu hasarın teminat dışında kaldığını belirterek tazminat talebini reddettiğini, bu nedenle yukarıda açıklanan sözleşme hükmüne göre tazminat alacağına 23.10.2014 tarihinden itibaren %15 oranında faiz uygulanması gerektiğini, sigorta poliçesinin GEKHHKNH ve terör klozunda ise tenzili muafiyetin %2 uygulanacağının belirtildiğini, bu nedenle tenzili muafiyetin %2 olarak dikkate alınması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin eki ve delil sözleşmesi niteliğindeki Yangın Sigortası Genel Şartları’nın A-4. maddesinin 1.bendinde; "Savaş, her türlü savaş olayları, istila, yabancı düşman hareketleri, çarpışma (savaş ilan edilmiş olsun olmasın), iç savaş, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunların gerektirdiği inzibati ve askeri hareketler nedeniyle meydana gelen bütün zararlar….” denilmekle bu hallerin teminat dışında kalacağının hiçbir tereddüte ve yoruma meydan vermeyecek şekilde açık ve net bir şekilde ifade edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu edilen olayda zarar gördüğü tespit edilen varlıkların sigorta bedeli belirlenirken herhangi bir eskime, aşınma, yıpranma (kullanma) payı ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmelerinin tenzil edilemeyeceğinden bahisle sigorta bedelinin hesaplanmasında tenzilat yapılmamış olup, raporun sigorta hukuku ve "gerçek zarar" hesaplaması anlamında da sigorta mevzuatıyla da bağdaşmadığı, T.T.K.’nın 1299/2. maddesine göre sigortacının ancak gerçek zararı karşılamakla yükümlü olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait iş yerinde meydana gelen hasar nedeniyle talep edilen maddi tazminata ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4055, K. 2024/9712, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4055-e-2024-9712-k-85521ad7c1c5