Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3791 E. 2023/9680 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3791
- Karar No
- 2023/9680
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/163 E., 2022/165 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-7281 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü - İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/10857 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 21.10.2020 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını belirterek, belirsiz alacak olarak 50.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 238.497,50 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun belirsiz alacak olarak olarak ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle başvurunun usulden reddini, maluliyet oranının usulüne uygun olarak belirlenmediğini, geçici iş göremezlik talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kusur durumunun tespiti ile emniyet kemeri takmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitini, ceza soruşturması aşamasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki tam kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 23 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 238.497,50 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının 12.06.2021'den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminat hesabının % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, kusur durumunun tespiti ile koruyucu tertibat takmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, uzlaşma olup olmadığının tespitini, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, dosyada uzlaşmaya ilişkin belge bulunmadığı, tazminat hesabının progresif rant formülü esas alınarak yapılmasının yerinde olduğu; nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu yolcu konumundaki davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 21.10.2020 tarihinde meydana gelmiştir. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 6, 7, 8, 9 ve 10 uncu maddelerinde raporun düzenleme esas ve usulleri belirlenmiş olup, hükme esas alınan ve dosyada tek sayfa olarak bulunan maluliyet raporu Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu raporu olarak düzenlenerek, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak düzenlendiği belirtilmiş ise de, içerik olarak (davacının bizzat muayenesinin yapılıp yapılmadığı, raporun hangi branştan hekimler tarafından düzenlendiğinin belirli olmaması gibi...) yukarıda belirtilen yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı görülmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.