Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3593 E. 2023/9985 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3593
- Karar No
- 2023/9985
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/108 - 2022/108 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK- 4022 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü /İtirazın kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/158722 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.07.2020 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 148.575,23 TL sürekli iş göremezlik olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını bu nedenle sorumluluklarının sona erdiğini, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, kaza nedeniyle elde ettiği gelirlerin tazminattan mahsubu gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, hesabın aktüer tarafından TRH Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 148.575,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet oranının %10'un üzerine olduğu da gözetilerek SGK tarafından başvurana yapılmış veya yapılacak olan Peşin Sermaye Değeri ödemesinin tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan rapor kazaya bağlı yaralanmaların iyileşmesi için geçmesi gereken 12 aylık iyileşme süresi tamamlanmadan tanzim edildiğinden hükme esas alınmasının mümkün bulunmadığını, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğinden davanın reddi gerektiğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,tazminat hesabının TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davacı yararına tarife ve yönetmeliğe göre 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği halde tam vekalet ücreti verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırımasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun usule uygun olduğu, hesap raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %0 teknik faiz ve prograsif rant yöntemi ile denetime elverişli olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağında müterafik kusura ilişkin yönlerin belirsiz olarak işaretlendiğinden ispat edilemediği, SGK tarafından yapılan ödeme var ise ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin sair itirazlarının reddine, vekalet ücretine yönelik itirazın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (18.07.2020) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3.maddesinde " ... özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı’nın (kaza tarihinden yaklaşık 7 ay sonra) düzenlenen 24.02.2021 tarihli maluliyet raporunda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 25 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kaza neticesinde ayak bileğinde oluşan kırık nedeniyle mevcut alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayın meydana geliş şekli gözetildiğinde; motorsiklet sürücüsü olan davacının dosya kapsamında yer alan beyanında, yemek sepeti isimli firma adına müşteriye sipariş götürmek için yola çıktığı sırada kazanın meydana geldiği beyan edilmiş, aracın da Yemek Sepeti firması adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle davacıya iş göremezliğine ilişkin gelir bağlanıp bağlanmadığı, gelir bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.