Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3507 E. 2023/7929 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3507
- Karar No
- 2023/7929
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/147 E., 2022/143 K. SAYISI : 2022/İHK-4285 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü- İtirazın Reddi SAYISI : 2021/160286 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 30.10.2013 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakiye geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 68.050,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 242,18 TL bakiye geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 68.292,20 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruda bulunması gereken zorunlu belgeler sunulmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı tarafa ödeme yapıldığından davacının bakiye alacağının bulunmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, uzman bilirkişilerden oluşan heyetten kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının son üç aylık vergilendirilmiş gelirinin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davacının maluliyet oranının %69'dan daha az olması nedeniyle geçici bakıcı gideri tazminatına hak kazanamayacağını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faize hükmedilebileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile ilgili olarak savcılık ve ceza yargılaması aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile kusur bilirkişi raporları denetime elverişli ve yeterli olup, davalıca sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği, davacı tarafından sunulan 23.02.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 68.050,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 242,18 TL bakiye geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 68.292,20 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuruda bulunması gereken zorunlu belgeler sunulmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı tarafa ödeme yapıldığından davacının bakiye alacağının bulunmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, uzman bilirkişilerden oluşan heyetten kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının son üç aylık vergilendirilmiş gelirinin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davacının maluliyet oranının %69'dan daha az olması nedeniyle geçici bakıcı gideri tazminatına hak kazanamayacağını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ıslah edilen kısıma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dosyaya ibraz edilen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.02.2021 tarihli raporda, kaza tarihinde geçerli mevzuatta belirtilen Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ekinde cetvel bulunmadığından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliğine göre başvuranın % 5,1 maluliyetinin tespit edildiği, raporun adli tıp uzmanları tarafından imzalandığı, raporun davacının tıbbi belgeleri incelenmek ve davacı muayene edilmek suretiyle düzenlendiği görülmekle davalının maluliyet oranına ve maluliyet raporuna karşı itirazlarının reddi gerektiği,hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmış olmasını yerinde olduğu, hesap raporunda ödeme tarihindeki verilere dikkat edilerek hesaplama yapıldığı, davacıya yapılan kısmi ödemenin yeterli olmadığı, bakiye alacak hesaplanırken kısmi ödeme güncellenerek hesaplanan miktardan usule uygun şekilde mahsup edildiği, hesaplamada asgari ücretin esas alındığı, dosyaya sunulan 06.11.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen kusur raporunda davalıca sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacı sürücünün tali kusurlu olduğu, kusur oranlarının netleştiği, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruda bulunması gereken zorunlu belgeler sunulmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı tarafa ödeme yapıldığından davacının bakiye alacağının bulunmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, uzman bilirkişilerden oluşan heyetten kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının son üç aylık vergilendirilmiş gelirinin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davacının maluliyet oranının %69'dan daha az olması nedeniyle geçici bakıcı gideri tazminatına hak kazanamayacağını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ıslah edilen kısıma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 30.10.2013 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakiye geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, kusur oranlarının kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasında alınan kusur bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporu ile netleşmiş olmasına, geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmasına, dosyada bulunan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, bakıcı giderine yönelik yapılan kısmi ödemenin ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak yeterli olup olmadığı hususunun tartışılmış olmasına ve yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmiş olmasına, hakeme başvurudan evvel davalı ... şirketine başvuru yapılmış olmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyetince fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve buna yönelik itirazın reddi doğru değildir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “9.677,99 TL” ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.