Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3382 E. 2024/8262 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3382
Karar No
2024/8262
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3539 E., 2021/2218 K. DAVA TARİHİ : 18.05.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacıya ait aracın, davalı ... şirketi tarafından 13.07.2016 tarihinde "Genişletilmiş Kasko Poliçesi/Zeyilnamesi'" ile teminat altına alındığını, 10.10.2016 tarihinde meydana gelen kaza sonrası sigorta şirketine yapılan ihbar doğrultusunda eksper gönderildiğini, davacının üzerine düşen tüm sorumluluklarını zamanında yerine getirerek istenen tüm belge ve bilgileri eksper ve sigorta şirketine sunmasına karşın davalı ... şirketi tarafından hasarın gerekçeli bir neden gösterilmeksizin reddedildiğini, eksper incelemesi sonucunda 20.130,87 TL'lik hasarın tespit edildiğini, sigorta şirketi ile herhangi bir gelişme yaşanmaması nedeni ile müvekkilinin ticari olarak kullandığı aracını kendi imkanları ile kendi servisinde 23.718,00 TL bedelle tamir ettirmek zorunda kaldığını, tamir edilene kadar aracından ticari olarak da faydalanamadığını, davalı ... şirketine 11.10.2016 tarihinde ihbar yapılmasına karşın 23.03.2017 tarihinde ret cevabının kendilerine sigorta şirketi tarafından verildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL tazminatın araçta oluşan zarar bedelinin zararlandırıcı olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde 13.07.2016/2017 vadeli genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limitleri dahilinde ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının hasar başvurusu ile hasar ve kazanın meydana geliş şeklinin uyumsuz olması nedeniyle hasarın reddedildiğini, davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigortalı araçta oluşan hasarın kendilerine bildirilen kaza neticesinde meydana gelmesinin mümkün olamayacağının tespit edilmesi nedeniyle reddedildiğini, yapılan ekspertiz incelemesinde beyan edilen yerde ve şekilde kazanın meydana gelmediğinin tespit edildiğini, ardından sürücü Samet Çağırdar'la yapılan görüşmede, kendisinin sigortalı araçla seyir halinde iken plakasını alamadığı bir tıra arkadan çarptığını, tırdakiler ile kaza nedeniyle şiddetli tartışma yaşandığını ve olay yerini terk ettiğini ikrar ettiğini, açıklanan nedenlerle davacının meydana geldiğini iddia ettiği kaza ile hasar arasında illiyet bağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maddi hasarlı trafik kazalarında tutanak tutulmasının ancak tarafların anlaşması ile mümkün olduğunu, taraflar anlaşamadıkları takdirde kaza tespit tutanağı tutulmasının mümkün olmayacağını, taraflar anlaşsalar dahi tutanak tutmak yükümlülüğü altında olmadıklarını, taraflar diledikleri takdirde tutanak tutmadan dahi sigorta şirketlerine zararlarının tazmini için başvurulabileceğini, sigortaya başvurmak için kaza tespit tutanağı tutulmuş olmasına gerek olmadığını, mahkemece hukuka aykırı olarak teminat dışı bırakılmasının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, teminat dışı kalmasını haklı kılacak somut bir iddia bulunmadığını belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı sigortacı, sigortalı araç sürücüsünün ilk beyanının “taş çarpması sonucu kontrolü kaybederek direğe çarpma” şeklinde olduğunu, yapılan araştırmada bu bildirimin doğru olmadığının belirlenmesi üzerine hasarın oluş şekline ilişkin başka bir anlatımda bulunulduğunu ve plakasını alamadığı bir tıra arkadan çarptığını beyan ettiğini hasarın kazanın oluş şekli ile uyumsuz olduğunu bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu iddia ettiğini, mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda dava konusu hasar için verilen ilk beyanın araç hasar fotoğrafları ile alakalı olmadığı, düzeltilmiş ikinci beyanın hasar fotoğrafları ile uyumlu olduğu, ikinci beyana göre uygun görünen hasar onarım maliyetinin KDV dahil 17.937,06 TL olduğunun belirtildiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları dikkate alındığında, dava konusu olaydan sonra sigortaya yapılan ihbarda sigortalı tarafından olayın anlatılış şekli ile hasar durumunun uyuşmadığının belirlendiği, bu kez sigortalının kazanın oluş şeklini farklı anlattığı, kazadan sonra tutanak tutulmadığı, kaza anında sürücünün alkollü olup olmadığının farklı anlatımlar nedeniyle tespit edilemediği anlaşılmakla, Mahkemece, doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı davranmış olması nedeniyle ispat yükü kendisine geçen davacı sigortalı tarafından olay anında sigorta teminatı dışında kalan bir halde olmadığının ispatlanamamış olması nedeni ile davacı sigortalının davalı ... şirketinden tazminat talep edemeyeceği sonucuna vararak davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 ve 1427 nci maddesi ikinci fıkrası, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3382, K. 2024/8262, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3382-e-2024-8262-k-36a41a41afcb