Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2760 E. 2024/1515 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2760
Karar No
2024/1515
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/51 E., 2021/226 K. DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3- Axa...Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 15.05.2007 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı ... vekili Avukat... geldi. Davalı ... vekili Avukat ...geldi. Davalı ...Ş. tarafından gelen olmadı. Davacı ve davalı ... ve ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.02.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyada belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusurlu olarak 24.06.2004 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 29.11.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 83.042,37 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; olay günü müvekkilinin kullandığı araç yolu üzerinde yeterli aydınlatma ve uyarı levhaları konulmadan onarım çalışması yapılması ve şeridin kapatılması nedeni ile kaza yaptığını, olayda müvekkilinin kusurlu olmadığını, olay sonrası iddia edildiği gibi olaya kayıtsız kalmadığını, davacı motorunu çekiçi ile tamirciye gönderdiğini, hastane masraflarını da müvekkilinin karşıladığını, davacının da bunu minnetle karşıladığını, diğer davalının kamuoyunda tanınan kişi olması nedeni ile fahiş tazminat talebinde bulunduğunu, tazminat davası açması için davacının tedavi masraflarını belgelendirmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ......Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olabileceğini, manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, temerrüt oluşmadığından davacının olay tarihinden itibaren temerrüt faizi talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.04.2013 tarihli ve 2007/154 Esas-2013/139 Karar sayılı kararı ile kazada davalı sürücü ...ın tam kusurlu olduğu, davacının % 38,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 4,5 aya kadar uzayabileceği, yargılama sırasında davalı ... şirketinin 40.000,00 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle maddi tazminat yönünden, davanın dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL ıslah dilekçesinde talep edilen 42.042,37 TL üzerinden kabulüne, 1.000,00 TL'ye olay tarihi olan 26.04.2004 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 42.042,37 TL'ye ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, bu miktarların davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın 5.000,00 TL üzerinden kabulüne, bu miktarın olay tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ait isteğin reddine, davalı ......Sigorta A.Ş. hakkındaki davadan feragat edildiğinden bu davalı hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.02.2015 tarihli 2013/14949 - 2015/3163 sayılı kararı ile davacı, davalı ... ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davalı ... vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı süresinde verdikleri ıslah dilekçesiyle arttırılan talebe ilişkin zamanaşımı def’inde bulundukları halde, mahkemece zamanaşımı def’i değerlendirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece davacı tarafın talep sonucunu daralttığı miktarın davadan kısmi feragat olarak kabul edilerek reddine karar verilmesi, yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılması ve reddedilen miktar üzerinden davalılar ... ve ... lehine lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bu yönlerden davalı ... ve davalı ... lehine bozulmasına, hükmedilen maddi tazminatın tamamına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bu yönden davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 21.04.2016 tarihli ve 2015/440 Esas, 2016/137 Karar sayılı bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; taksirle yaralama eylemi için ceza zamanaşımı süresinin olay tarihinde yürürlükte bulunan TCK'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olduğu, buna göre ıslah tarihinde uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, zamanaşımı defi'nin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ......Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 43.042.47 TL'nin 24.06.2004 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, manevi tazminat davası yönünden kesinleşen hükmün tekrarı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.06.2004 olay tarihinden itaberen işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/198 Esas, 2019/8999 Karar sayılı kararı ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "... Somut olayda, trafik kazası 24.06.2004 tarihinde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükteyken meydana gelmiş, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi 29.11.2010 tarihinde sunulmuştur. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı süresinde ıslah dilekçesiyle arttırılan talebe ilişkin zaman aşımı def’inde bulunmuşlardır. 765 sayılı TCK'nın 456/2 ve 102/4 üncü maddeleri gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına karşılık mahkemece hatalı değerlendirmeyle zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunun kabulü suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2021 tarihli ve 2019/6627 Esas, 2021/301 Karar sayılı ilamı ile davacının karar düzeltme isteği reddedilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığından bahisle davalı ......Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, maddi tazminata yönelik davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL'nin olay tarihi olan 24.06.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden kesinleşen kararın tekrarı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza dosyası kusur raporunda ve İTÜ kusur raporunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle Adli Tıp Kurumundan alınan 15.02.2010 tarihli maluliyet raporunda davacının %38,2 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiğini, 20.07.2010 tarihli oturumda bu raporun tebliğ edildiğini, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60 ıncı maddesinde tazminat davalarının zarara ve failine ıttıla tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağının belirtildiğini, KTK 'nın 109 uncu maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi belirlendiğini, ancak zamanaşımı süresinin öğrenme tarihi itibariyle başlayacağını, olaydan hemen sonra düzenlenen geçici nitelikteki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) raporlarına göre zamanaşımı değerlendirilmesinin doğru olmadığını, davalı ...Ş. ile vekalet ücreti dahil sulh olunduğunu, ancak hatalı olarak 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre dava trafik kazasından kaynaklı bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/2 maddesi atfı ile uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin ...Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınan 01.12.2008 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu raporunda da tespit edildiği, özellikle dava dosyası ile alınan 15.02.2010 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davacının maluliyetinde gelişen durumun söz konusu olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı vekilince davalı ...Ş. ile sulh yoluna gidildiğinden ödeme nedeniyle davadan feragat edildiği beyan edilmiş olup, mahkemece yapılan ilk yargılamadan itibaren verilen tüm kararlarda davalı ...Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasına göre, mahkemece son yargılamada da davalı ...Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken hatalı değerlendirme ile vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 12 nci bendi olan "Davalı ...Ş. yönünden davadan feragat edilmiş olması nedeni ile, avukatlık asgari ücret tarifesine uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine" ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2760, K. 2024/1515, T. 13.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2760-e-2024-1515-k-d731671c07a0