Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/274 E. 2023/13089 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/274
Karar No
2023/13089
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/270 E., 2020/230 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.05.2008 tarihinde müvekkilinin arkadaşı ile beraber motosikletle seyir halinde iken davalının ters yoldan meskun mahalde çok süratle kullandığı aracı ile hiç bir trafik kurallarına uymaksızın ana yolda hareket eden müvekkilinin aracına çarpmak suretiyle ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, bu olay nedeniyle müvekkilinin hastanede uzun zaman yatmak zorunda kaldığını, dilinin koptuğunu, dudakları ve dişlerinin zarar gördüğünü, dilinin kopması nedeniyle konuşmasında konuşma kaybı oluştuğunu, beyin travması geçirdiğini, ayrıca psikolojik rahatsızlığının oluştuğunu ve bu yönde tedavi gördüğünü beyanla, 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesiyle; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, kaza nedeniyle daha önce alınan raporları kabul etmediklerini, olayda motosiklet sürücüsünün de kusurlu olduğunu, kazada müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, davacının seyir halinde iken motosiklette kask takması gerektiğini, bu nedenle kendisinin de kusurlu bulunduğunu, kask taksa kafa bölgesinde oluşan yaralanmaların oluşmasının mümkün olmadığını belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.

İhbar olunan sigorta vekili beyan dilekçesi ile zarar görenlerin zararının ispat ve tespit edilmesini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.02.2016 tarihli ve 2012/482 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 72.737,25 TL'nin olay tarihi olan 06.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.03.2019 tarih ve 2016/7462 E.-2019/2671 K. sayılı ilamı ile davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Somut olayda; dosyada Adli Tıp Kurumundan aldırılan kusur raporunda, davacıya kask takmaması nedeniyle %15 oranında kusur atfedilmiş ve Mahkemece de hükme esas alınan aktüer raporunda hesaplanan iş göremezlik tazminatından %15 oranında müterafık kusur indirimi yapılmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de; davacının motosiklette nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde kask takmayarak yolculuk yapması sürüş kusurlarından olmayıp, hâkim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecektir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, ATK raporunda davacı için tespit edilen ve Daire uygulaması olan %20'den az olan %15 müterafık kusur oranı üzerinden indirim yapılmak suretiyle tazminat hesabı yapılarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının manevi tazminat istemi yönünden kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından bu yönüyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının davasının maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 64.358,58 TL nin olay tarihi olan 06.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

B.Temyiz Sebebleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde müterafik kusur indiriminin hatalı yapıldığını, %15'i oranında indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tüm maddi zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, sigorta şirketinin davada taraf olmamasının yapılan ödemenin göz ardı edilmesi sonucunu doğurmayacağını, bu hali ile davacının aynı haksız fiile ilişkin mükerrer ödeme almak sureti ile sebepsiz zenginleşeceğini, yerel mahkemenin, ödemeyi gerçekleştiren sigorta şirketinin davada taraf olmaması sebebi ile ödeme yapılmamış gibi hüküm kurmasının hatalı olduğunu, bununla birlikte tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 06.05.2008 tarihli çift taraflı trafik kazasında, karşı araçta yolcu olan davacının uğradığı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52, 54, 56, 166 ve 168 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Müteselsil borçlulardan birinin zarar görenin zararını ödemesi oranında diğer borçlular borcundan aynı oranda kurtulurlar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 166 ncı maddesi; “Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır” hükmünü içerir.

Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır.

Somut olayda; davalı ... kazaya karışan aracın sürücüsü ve işletenidir. Aracın Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan ve dava ihbar edilen HDI Sigorta A.Ş. (eski ünvan Ergo İsviçre Sigorta A.Ş.) vekili 19.11.2019 tarihinde sunduğu beyan dilekçesi ile müvekkili şirket ile davacı arasında 07.03.2016 tarihinde ibraname-feragatname imzalandığını, davacının tüm maddi zararının ferileriyle birlikte karşılandığını, bu sebeple maddi tazminat davasının konusuz kaldığını bildirmiş, ibraname-feragatname-makbuz başlıklı belgeyi dilekçesine eklemiştir. Belgenin incelenmesinde, 06.05.2008 tarihinde, Ergo Sigorta A.Ş.'ye sigortalı 03 KK 445 plakalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan ... tarafından açılan Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/482E sayılı dosyası için 72.737,00 TL maddi tazminat, 1.500,00 TL yargılama gideri ve 8.350,00 TL dava vekalet ücreti olmak üzere toplam 100.587,00 TL'nin ödenmesi konusunda uzlaşıldığı, maddi tazminat talepleri bakımından sigorta şirketi ve ödenen bedel kadar sigortalısının ibra edildiği, davacı ... vekili Avukat ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. Temyiz incelemesi sırasında Dairece mahkemeden ödeme belgesi istenilmiştir. 10.03.2016 tarihinde Sigorta Şirketi tarafından 100.587,00 TL meblağın davacı vekilinin bildirdiği hesabına banka aracılığıyla aktarıldığı görülmüştür.

Mahkemece, sigorta şirketinin davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, müştereken müteselsilen sorumlu diğer borçlu tarafından yapılan ödeme ve bu yöne ilişkin ibraname dikkate alınmadan, sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde eksik inceleme ile maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davacı ile davalının aracının zorunlu trafik sigortacısı arasındaki ibranın ve yapılan ödemenin, araç işleteni ...'a etkisi ve sirayetinin değerlendirilmesi; değerlendirme yapılırken aracın poliçesinin ilgili sigorta şirketinden istenmesi, (dosya içinde kaza tarihini kapsayan poliçeye rastlanmamıştır) teminat limitinin de gözetilip 6098 sayılı Kanun'un 166-168. maddeleri dikkate alınarak karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacının tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/274, K. 2023/13089, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-274-e-2023-13089-k-be929e4423dd