Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2707 E. 2023/8216 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2707
Karar No
2023/8216
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/749 E., 2021/795 K. SAYISI : 2021/İHK20933 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü İtirazın Kısmen Kabulü/Başvurunun Kabulü SAYISI : 2021/53721

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.11.2109 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç almadıklarını belirterek, şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 129.926,30 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespitinin gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı aracın kazadaki %75 kusuru, davacının %10,1 maluliyet oranı , TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama sonucu başvurunun kabulü ile 126.397,65 TL sürekli iş göremezlik, 6.661,43 TL geçici iş göremezlik, 1.867,22 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 134.826,30 TL tazminatın 04.12.2020 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespitinin gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu ,müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini, hesap yönteminin hatalı olduğunu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, uzlaştırmanın araştırılmasını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının başvuruda sunduğu rapor kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak tanzim edildiğinden bu rapordaki %10 orana göre heyetçe hesap yapıldığı, davacı güvenlik görevlisi olup SGK tarafından 13 gün karşılığı geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının anlaşıldığı, gerçek durum varken 4 aylık geçici iş göremezliğe hükmedilemeyeceği, geçici bakıcı giderinin de 13 gün üzerinden revize edildiği gerekçesiyle , itirazın kısmen kabulüne ve kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 125.136,53 TL sürekli iş göremezlik, 831,48 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 125.968,01 TL tazminatın 04.12.2020 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, hesapta davacının askerlik süresinin düşülmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, başvuranın emniyet kemerinin takılı olmadığını, bu sebeple müterafik kusurlu olduğunu, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 52 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.

3.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, faizin türünün ve başlangıç tarihinin doğru uygulanmış olmasına, konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen kusur raporunun kararda benimsenmesinde hata edilmemiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Davaya konu kazanın meydana geldiği 26.11.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.

Somut olayda; kazanın meydana gelmesinde %25 kusuru bulunan davacı sürücü, soruşturma dosyasında verdiği ifadede emniyet kemeri takmadığını beyan etmiştir. Kazada davacının sol kalça çıkığı nedeniyle yaralandığı anlaşılmaktadır.

Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) inci bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2707, K. 2023/8216, T. 20.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2707-e-2023-8216-k-0cb5f6556ca2