Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1772 E. 2023/6456 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1772
- Karar No
- 2023/6456
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/120 Esas, 2021/506 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nın sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'nın işleteni olduğu, diğer davalı ... şirketinin ise trafik sigortacısı olduğu aracın seyir halindeyken 26.03.2013 tarihinde davacıların desteği ...'ya çarparak ölmesine sebep olduğunu, müteveffanın gemi adamı olarak 15 yıllık tecrübeye sahip olduğunu, müteveffanın vefatı ile davacıların destekten yoksun kaldığı ve manevi zarara uğradıklarını belirterek her bir davacı için 1.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacılardan ... için 40.000 TL manevi tazminatın, diğer davacılar için ise 20.000'er TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiş, 10.10.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini davacı eş için 51.484,28 TL'ye, davacı çocuklar yönünden 47.446,61 TL olmak üzere toplam 102.622,92 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... ve ... vekili; kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusurlu olduğunu, ...'nın kusurlu bulunmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu, müteveffanın gemi adamı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili; davacılara toplamda 14.05.2013 tarihinde 35.725,61 TL tazminat ödendiğini, poliçe limiti üzerindeki zararlardan sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.02.2014 tarihli ve 2013/94 Esas, 2014/28 Karar sayılı kararı ile; bir kısım davalılar tarafından yasal süresi içerisinde yetki itirazında bulunulduğu, HMK 7. maddeye göre ortak yetkili mahkemenin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle HMK 114/ç'ye göre davanın usulden reddine ve Gebze Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV: BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.06.2016 tarihli ve 2014/13792 Esas, 2016/7332 Karar sayılı ilâmıyla; "...Somut olayda, dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, trafik kazası netice itibari ile bir haksız fiildir. Davaya konu trafik kazası Kocaeli/Gebze'de meydana gelmiştir. Davalı ... şirketinin yerleşim yeri İStanbul, diğer davalının yerleşim yeri Gebze/Kocaeli'dir. Davacı taraf HMK 7. Maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak davalı ... şirketinin ikametgahı mahkemesinde dava açmıştır. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.12.2018 tarihli ve 2016/1118 Esas, 2018/1324 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davaların kısmen kabul-kısmen reddi ile davacılar Zelal için 55.176,31 TL, Şeyhmus için 7.032,32 TL, Adar için 37.337,55 TL, Tuğba ve Rojda Berra için 1.504,57'er TL maddi tazminatın davalı ... ve ... bakımından 26.03.2013 tarihinden itibaren, davalı ... şirketi bakımından ise 14.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıuardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacıların her biri için 7.000,00'er TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ... bakımından 26.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazla taleplerin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemen in yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarihli ve 2019/3971 Esas, 2020/7611 Karar sayılı ilamıyla; "...Temyize konu kararın gerekçesinde, davacıların her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminata hükmedildiği ifade edildikten sonra, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde, hüküm fıkrasında davacıların her biri için 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda, mahkemece; yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve i,çtihada uygun şekilde; gerekçe ile hüküm ve kısa karar ile hüküm çelişkisi içermeyen kendi içine tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerine aykırı şekilde, gerekçe-hüküm çelişkisi içerecek şekilde karar yazılması doğru görülmediğinden, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davalılar Ahmet ve Kazı Atmaca vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacılar desteğinin kazanın meydana gelmesinde %80, davalı sürücünün ise %20 oranında kusurlu olduğu, hesap raporunda belirlenen destek tazminatlarının yerinde olduğu, olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak önceki kararda hükme bağlanan manevi tazminat miktarlarının uygun görüldüğü gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacılar Zelal için 55.176,31 TL, Şeyhmus için 7.032,32 TL, Adar için 37.337,55 TL, Tuğba ve Rojda Berra için 1.504,57'er TL maddi tazminatın dav alılar ... ve ... bakımından 26.03.2013 tarihinde itibaren, davalı ... şirketi bakımından ise 14.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacıların her biri için 7.000,00'er TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ... bakımından 26.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili .... temyiz dilekçesinde, bozma kararından sonra davacı lehine karar tarihindeki AAÜT'ne göre yeniden avukatlık ücreti belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu, aracın 26.03.2013 tarihinde yaya olan davacılar desteğine çarpması sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.