Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17085 E. 2024/1949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/17085
- Karar No
- 2024/1949
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/33 Esas - 2021/448 Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.04.2013 HÜKÜM/KARAR : Davacılar ..., ..., ..., ... Yönünden davanın reddine/davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.11.2012 tarihinde, davacıların eş/babası ...'un sevk ve idaresindeki ve davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek davacı eş ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL ve davacı ... için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini davacılardan ... yönünden 127.853,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru oranında sınırlı sorumlu olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.06.2015 tarihli ve 2014/926 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararıyla; davacılar ..., ...,... ve ......'un kaza tarihi itibari ile reşit oldukları ve ......'un evli olduğu, bu durumda kaza sonucunda vefat eden davacıların murisinin desteğinden yoksun kaldıklarından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla anılan davacıların açtıkları davanın reddi gerektiği, desteğin eşi olan davacı ...'un ise vefattan dolayı eşinin desteğinden yoksun kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ...'un davasının kabulü ile 127.853,98 TL'nin 27.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacılar ..., ..., ..., ...... (...) adına açılan davaların reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/2471 Esas, 2019/9094 Karar sayılı ilamı ile davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Dava dilekçesinde, kazada ölen ...'nın fayans ustası olarak çalışıp gelir elde ettikleri iddia edilmiş; bu iddianın ispatı bakımından emsal araştırması deliline dayanılmıştır. Davacı tarafın iddiası doğrultusunda yapılan gelir araştırmasına ilişkin Sıvacı, Boyacı ve İnşaatçılar Esnaf Odası cevap yazısında belirtildiği şekilde günlük 100,00 TL gelirin esas alınması suretiyle tazminat hesabının yapıldığı, 16.02.2015 tarihli raporda saptanan miktarların mahkemece hüküm altına alındığı görülmektedir. Davaya konu kazada ölen ...'nın 56 yaşında olduğu, emsal araştırması kapsamında bildirilen bedelin kaç yıllık fayans ustasına ait olduğunun belirtilmemesi, kazada ölenlerin geliri bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ya da vergi dairesi gibi resmi kurumlardan araştırma yapılmadığı hususları gözetildiğinde; desteklerin geliri için yapılan araştırma yetersizdir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece; davacı tarafın desteklerinin yaptığını iddia ettiği fayans ustalığı işinin bir işverenin yanında hizmet sözleşmesi ile yürütülebileceği ya da bağımsız olarak çalışılıyorsa vergi mükellefi olarak çalışmanın gerekeceği gözetilmek suretiyle, davacılar desteklerinin kaza tarihinden önceki SGK hizmet dökümü ile bağlı olarak çalıştıkları işyerinden en son gelirlerine ilişkin belgelerin ya da bağımsız olarak çalışmaları sözkonusuysa, ilgili vergi dairesinden kazançlarına ilişkin belgelerin getirtilmesi, bu suretle temin edilen resmi belgelerdeki net kazançları dikkate alınarak tazminat hesabına esas gelirin net biçimde belirlenmesi gerekir. Davacıların destekleri Mustafa'nın, ifade olunan biçimde saptanan geliri üzerinden tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, soyut gelir tespitine göre eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı gereği İstanbul Sıvacı Boyacı ve İnşaatçılar Esnaf Odası'ndan alınan 10.10.2020 tarihli cevabi yazı ile desteğin yaşı ve tecrübesi esas alınarak yaptığı işte alacağı ücretin pazarlıkla belirleneceğinin bildirildiği ve SGK'nın 04.02.2020 tarih ve 2036266 sayılı cevabi yazısı ile davacının herhangi bir kuruma bildirilen çalışmasının olmadığı hususları dikkate alınarak bilirkişi tarafından seçenekli olarak yapılan hesaplamalar arasında ikinci seçenekte yer alan asgari ücretin baz alındığı hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle davacı ...'un davasının kısmen kabulü ile 92.319,72 TL'nin 27.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, davacılar ..., ..., ..., ...... (...) bakımından açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası oluşturulan yeni karara itiraz ettiklerini, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı ... dışındaki davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı ve 06.11.2012 tarihli trafik kazası sonucu davacıların desteği olan sürücünün vefat etmesi nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davacılar 427,60 TL O.H. 80,70 TL P.H. 346,90 TL Kalan