Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17060 E. 2023/7018 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/17060
- Karar No
- 2023/7018
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2022/701 K. BİRLEŞEN DAVA : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/507 HÜKÜM/ KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulü/Birleşen Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl/birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 25.05.2008 tarihinde davacıların babası olan destek ...'ın davalıya trafik sigortalı aracı kullanırken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek davacıların her biri için şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; 10.04.2019 tarihli dilekçesi ile talebini davacı ... Çıplak için 6.012,47 TL, davacı ... için 83.475,87 TL’ye yükseltmiştir. 2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; 25.05.2008 tarihinde davacıların oğlu olan destek ...'ın davalıya trafik sigortalı aracı kullanırken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek asıl davadaki ek aktüer raporu doğrultusunda davacı ... için 17.795,24 TL ve davacı ... için 30.050,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihi olan 25.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davadaki cevap dilekçesinde; kazanın tek taraflı olduğunu, uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davadaki cevap dilekçesinde; kazanın tek taraflı olduğunu, uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sürücünün ölümünün trafik sigortası teminatına girmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kimsenin kendi kusuru nedeniyle kendisinde meydana gelen zararı başkasından talep edemeyeceğini, davacıların zararını ispat etmesi gerektiğini ve 5510 sayılı Kanun çerçevesinde kaza sebebi ile elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, teminatın tek hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunun 96. maddesi gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.09.2015 tarihli ve 2015/247 Esas, 2015/447 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.10.2018 tarihli ve 2015/17113 Esas, 2018/8972 Karar sayılı kararı ile; "... Dava konusu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66/1-d maddelerinde öngörülen 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın zamanaşımından reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.06.2019 tarihli ve 2018/721 Esas, 2019/367 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile davacı ... ... için 6.012,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... ... için 83.475,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden (21.04.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 01.07.2021 tarihli ve 2021/14799 Esas, 2021/4027 Karar sayılı kararı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek"... Somut olayda, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda müteveffanın anne ve babasının destek payı ayrılmadan hesaplama yapıldığı, davalı vekilinin de bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile rapordaki tüm aleyhe hususlara itiraz ettiği, müteveffaya ait nüfus kayıtları incelendiğinde, desteğin anne ve babasının da sağ olduğu anlaşılmakla, bu durumda, mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak desteğin anne ve babasının da hayatta olduğu gözetilmek suretiyle davacıların destek payının yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; davacı ...'in karar düzeltme isteğinin miktardan, davacı ...'ın karar düzeltme isteğinin esastan reddine, Dairenin 24.01.2022 tarihli ve 2021/26478 Esas, 2022/958 Karar sayılı ilamı ile karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacı ... Çıplak için 1.985,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 50.168,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine; birleşen 2022/507 esas sayılı davanın kabulü ile davacı ... için 17.795,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 30.050,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 12.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl/birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl/birleşen davada davacılar vekili; dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren YİBK kararı nedeniyle davanın kısmen reddine karar verildiğini, ret kararı verilmesinde davacılar kusuru bulunmadığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını, alacağın mesnedinin haksız fiil olup haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 25.05.2008 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların (asıl davada desteğin iki çocuğunun, birleşen davada desteğin anne ve babasının) açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen asıl dosyadaki mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre ve birleşen dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden Asıl ve birleşen davada davacılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.