Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2353 E. 2023/7247 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2353
- Karar No
- 2023/7247
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/71 Değişik İş-2022/88 Karar SAYISI : İHK-2022/40116 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne/ Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2021/144515 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortasız motosiklette yolcu olan müteveffanın 01.07.2020 tarihinde meydana gelen kazada vefat etmesi neticesinde, davacı olan annesinin destekten yoksun kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Davacı vekili talebini 30.09.2021 tarihinde 165.200,09 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile sorumluluklarını yerine getirdiklerini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti gerektiğini, kaza yapan aracın trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunup bulunmadığını, kaza tarihinde geçerli trafik sigortası olup olmadığını ve kusur oranlarının belirlenmesini talep ettiklerini, vefat edenin kafa travması nedeni ile vefat ettiğini, kask takmadığının anlaşıldığını bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktüer uzmanı tarafından hesaplama yapılarak diğer pay sahiplerinin de dikkate alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi ve müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, vekalet ücretinin ise hükmedilecek miktarın 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...uyuşmazlığa ilişkin olarak ceza dosyasında kusur bilirkişi raporu alınması nedeni ile tekrar rapor alınmadığını, kazada sigortasız motosiklet sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, 13.09.2021 tarihli aktüer rapor ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan ve davalı tarafından yapılan ödemenin de tenzili neticesinde bakiye 165.200,09 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapıldığını, müteveffanın kafa travması nedeni ile vefat ettiğini ve kask takmadığının anlaşıldığının bu nedenle %20 müterafık kusur indirimi ile sürücü ile müteveffanın arkadaş olmaları nedeni ile de %20 hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verildiğini, neticede 105.728,05 TL'lik kısmın kabulü gerektiği," gerekçesi ile 105.728,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur raporu alınmaksızın hüküm kurulamayacağını, müvekkili kurumun sigortasız araç sürücüsünün kusurunu %30 olarak belirlediğini, kusur oranındaki çelişkinin giderilmesini ve hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, hesap raporunda ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmadığını, müvekkilinin ödeme sonrasında sorumluluğunun bulunmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi sonrası hesaplanacak tazminattan müvekkil kurumun yaptığı ödemenin güncellenmesi ile mahsubu gerektiğini, bakiye alacağın bulunmadığını, başvuran lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 01.07.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile başvuranın desteğinin vefat ettiğini, başvuranın da destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, ceza dosyasından alınan kusur raporu ve dosya içindeki bilgi ve belgeler uyarınca tekrar kusur raporu alınmaması ve karar verilmesinde isabetsizlik olmadığını, Yargıtay uygulamalarına göre hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uyarınca yapılmasının usule uygun olduğunu, davalının yapmış olduğu ödemenin tenzili ile tazminattan önce hatır taşıması sonra müterafık kusur indirimi yapıldığını, davacı yararına nispi ve tam oranda vekalet ücreti verilmesinin yerinde olduğu" gerekçeleri ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz aşamasında ileri sürdükleri nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; sigortasız aracın karıştığı 01.07.2020 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, vefat eden yolcunun kazaya etken davranışının olmaması, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılmış olmasına, kaza tespit tutanağında kaza yapan aracın motosiklet olduğunun belirtilmesine, nüfus kayıt örneğinde vefat edenin bekar ve çocuksuz olduğu, babasının 1995 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52 nci (818 Sayılı B.K 43-44 mad) maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 51. maddesine göre hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Bu madde uyarınca hakim, öncelikle zarar gören kişinin/kişilerin maluliyet oranına, yaşına, bakiye ömrüne ve gelirine göre zararını tespit edecek ve bundan birlikte kusuruna isabet eden kısmı çıkaracaktır. Daha sonra Karayolları Trafik Kanununun 87.maddesi gereğince eğer yaralanan kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa gerek öğreti gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsendiği üzere TBK 51. madde uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapacaktır. Son olarak da, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK 52. maddesine göre, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14/03/2012 2011/4-824 E., 2012/134 K.; Yine HGK 16/03/2016 Tarih 2014/1018 E., 2016/326 K.). Yani, TBK 51 ve 52. maddelere göre nihai tazminatı belirlemedeki indirimler; 1-Trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa (birlikte kusur) bu oranda indirim yapılması, 2-Hatır taşıması varsa TBK 51 ve KTK 87. maddeleri uyarınca indirim yapılması, Zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasında kusuru varsa(müterafik kusur) kalan tazminattan bu sebeple indirim yapılması biçiminde olmalıdır. Zarar görenin birlikte kusuru, hatır ve müterafik kusur indirimleri yapıldıktan sonra sorumlular tarafından bir ödeme yapılmış ise ödenmesi gereken tazminattan en son bu ödemelerin mahsubu ve hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde kusur, hatır ve müterafik kusur bir indirim sebebi olarak sayılmasına karşın zarar sorumlularınca yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik hale geldiği gibi borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulu 03/05/2017 Tarih 2017/2097 E., 2017/894 K.). Somut olayda; davacıya davadan önce davalı tarafından kısmi ödeme yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem heyetince hesaplanan tazminattan, davadan önceki ödeme güncellenerek düşülmüş, bundan sonra da müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılarak tazminata hükmedilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında hesaplanan tazminattan önce hatır taşıması indirimi, sonrasında müterafik kusur indirimi yapılıp, daha sonra güncellenen ödemenin düşülmesi gerektiğinden, kararın bu kısım yönünden de bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, 31.05.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Borçlar kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (T.B.K. 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50. md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken bir takım veriler kullanılacaktır. (Türüne göre zararın kapsamı-gelir-kusur ödeme varsa vs.) Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir. Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) H.M.K. 266 md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. TBK. 51. md. başlığı "tazminat ve belirlenmesi" 52. maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir. Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında T.B.K.- 51-52 (43-44) maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuk eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır. Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. B.K 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra B.K. 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir. Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. H.D önceki içtihatları bu yöndedir. Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyetince tazminat hesabında önce davalı tarafça yapılan ödeme tenzil edilip daha sonra hatır taşıması ve sonrasında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğinden, sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.