Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16853 E. 2023/6408 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16853
- Karar No
- 2023/6408
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/746 Esas 2022/1731 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne-İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1102 Esas 2020/640 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.05.2014 tarihinde davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan, davalı ...'in sürücüsü olduğu ve dava sırasında vefat eden ...’ in maliki olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, aracın içinde yolcu olan ve davacı ...’in kızı, davacı ...’in ise ablası ...’nın vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ve manevi olarak da büyük bir zarara uğradıklarını, bu zararların tazmini için açtıkları belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak destekten yoksun kalma ve cenaze ve def’ in gideri olarak 10.000,00 TL maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (sigorta şirketinin ödemesi mahsup edilerek aşan kısımdan sigorta şirketinin sorumlu tutularak) müşterek müteselsil tahsiline, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Osman ve...’dan müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... şirketi vekili; dava konusu aracın davalı şirket nezdinde kaza tarihini kapsar karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun dava konusu zararlara ilişkin kaza tarihindeki poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı yanın müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, müteveffanın kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunduğunu, dava konusu araçta davacının hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacı ...’ ın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...’ ın maddi tazminat talebinin ... ve ... açısından talebin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın 05.05.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’ den müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda anne ve babası halen hayatta olduğundan davacı kardeşin bakım ve iaşesinden sorumlu oldukları destekten yoksun kalma tazminat şartları oluşmadığından hesaplama yapılmadığını rapora itiraz ettiklerini ancak ek rapor aldırılmadığını, müvekkili ...'ın ev hanımı olduğunu, mesleği ve geliri bulunmadığını, ilk eşinin vefat ettiğini, ikinci eşinin de dava konusu kazadan yıllar önce aile konutunu başka bir kadınla kaçarak terk ettiğini, ...'nın, vefatından önce küçük yaşlardan beri uzun yıllar sigortasız ve sigortalı olarak çeşitli işlerde çalışarak ve en son çocuk bakıcılığı yaparak düzenli çalışmasından elde ettiği kazançlar ile anne ve kardeşinin geçimini sağladığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu yargılamanın beş yıl sürdüğünü, bu süre zarfında enflasyonun arttığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf dilekçesinde; ...'in ... ile gönül ilişkisinin bulunduğunu, sigorta şirketinin teminat poliçesinden zararın karşılanmasını, İstanbul 2. ve 4. Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan davaların reddedilmiş olmasının göz önüne alınarak davanın reddinin gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “...somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamından desteğin düzenli ve sürekli bir geliri olduğu ispatlanamadığı ve ekonomik gücünün yeterli olmadığı, desteğin kardeşi olan davacı ...'in anne ve babasının halen hayatta olduğu ve bakım ve iaşesinden anne ve babasının sorumlu oldukları anlaşılmakla mahkemece bu davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminat şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.” ve “...somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacılar vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı” gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, “...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Bu nedenle yukarıda belirtilen KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 61., 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalılar ... ve ..., zarara sebebiyet veren aracın işleteni olan...'ın mirasçıları olup, ...'ın ölümü ile husumet yöneltilmesinde ve yine açılan davada müteselsil sorumlu olan zmms sigortacısı, işleteni ve sürücüsünün aleyhlerine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.” gerekçesi ile davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... açısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddinin yerinde olmadığını, müteveffanın kardeşine eylemli ve sürekli desteğinin bulunduğunu, bu hususun ispat edildiğini, müteveffanın kardeşinin ve annesinin geçimini çalışarak sağladığını, her iki davacı açısından hükmedilen manevi tazminatın az belirlendiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, davalılardan ...’in maliki olduğu, davalılardan ...’ in kullandığı aracın karıştığı 05.05.2014 tarihli trafik kazası sonucu vefat eden yolcunun desteğinden yoksun kalan anne ve kardeşinin destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.