Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16394 E. 2023/11736 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16394
- Karar No
- 2023/11736
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2022/82 K. MAHKEMESİ : Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/ KARAR : Davanın kısmen kabulü davada davalılar ... ve ... vekili Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl/birleşen davada davalı ... şirketi vekili ile birleşen davada davalılar ... ve vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 24.06.2012 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigortalı araç ile müvekkilinin eşi kullandığı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin eşinin vefat ettiğini, davalı şirkete müracaatları üzerine davalı şirket tarafından müvekkiline 20.171,00 TL tazminat ödemesinin yapıldığını, ancak yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; aynı kaza nedeniyle ölen sürücünün annesi için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, üç kardeşin her biri için 5.000,00 TL manevi tazminatın karşı araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısından tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... şirketi vekili ile diğer davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.06.2015 tarihli ve 2013/604 Esas, 2015/616 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 14.267,36 TL ödenmeyen bakiye destek zararı, 5.250,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 19.517,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/6228 Esas, 2019/10643 Karar sayılı ilamı ile; "Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/686 Esas sayılı dosyasında, muris sürücünün annesi ve üç kardeşi davacılar vekilince, karşı aracın trafik sigortacısı davalı ..., sürücüsü ... ve maliki ... aleyhine, aynı olay nedeniyle manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı istemli dava açıldığı ve derdest olduğunun anlaşıldığı, bu durumda mahkemece, davaların bağlantılı olduğu, aynı sebepten doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK 166 ncı maddesi uyarınca, iş bu dava dosyası ile Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/686 Esas sayılı dava dosya birleştirilerek, sonucuna göre birlikte karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetli olmadığı; mahkemece, ceza dosyası getirtilmek suretiyle, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek ve kusur belirlemeleri arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisinin doğru görülmediği " gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalı ... şirketinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 14.267,36 TL ödenmeyen bakiye destek zararı, 5.250,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 19.517,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl/birleşen davada davalı ... şirketi vekili ile birleşen davada davalılar ... ve vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl/birleşen davada davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığından zamanaşımından reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün ceza dosyasında ve yargılama sırasında alınan kusur raporunda %25 kusurlu tespit edilmiş olmasına rağmen %75 kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca hükümde esas alınan kusur raporu ve kusur oranları belirli olmamakla hükmün gerekçeli olmadığını, kusur oranının açık olmamasının infazda tereddüte yol açtığını, kusur oranının iç ilişkide halefiyet ve rücuyu etkilediğini, emsal ücret araştırmasını kabul etmediklerini, davacının gelirinin belgeleriyle kanıtlanması gerektiğini, hükme esas aktüer raporun taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, desteklik ilişkisinin ispat edilmesi gerektiğini, tazminatın belirlenmesinde tüm indirim kalemlerinin göze alınmasını, müteveffanın kask takmadığı sabit olmakla müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirtmiştir. Birleşen davada davalılar ... ve vekili temyiz dilekçesinde; birleştirme işlemi ile ilgili olarak usule uygun davranılmadığını, 2020/139 Esas ve 2020/287 Karar sayılı dosyada birleştirme yönünde karar alınmadan, bu karar taraflarına tebliğ edilmeden bu dosyanın diğer dosyanın içerisine eklendiğini ve 2022/48 Esas ve 2022/82 Karar sayılı dosyada taraflarına duruşma günü bildirilmeden ve usuli bir hiçbir işlem yapılmadan müvekkilleri hakkında karar verilerek ek kararın kendilerine tebliğ edildiğini, kusur durumunun tam olarak netleştirilmediğini, karara esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, denetlenebilir nitelikte olmadığını, hesap bilirkişisi raporuna ilişkin itirazlarının da mahkemesince değerlendirilmediğini, müvekkilleri aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan eşin açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine; birleşen davada, aynı kaza nedeniyle karşı aracın sürücü, işleten ve trafik sigortacısına karşı ölenin annesi ve kardeşlerinin açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 166 ve 297 nci maddeleri, geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dosyanın incelenmesinde; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/6228 Esas, 2019/10643 Karar sayılı ilamı ile asıl davanın, muris sürücünün annesi ve üç kardeşi tarafından, karşı aracın trafik sigortacısı davalı ..., sürücüsü ... ve maliki ... aleyhine, aynı olay nedeniyle manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı istemli açılan dava ile birleştirilmesi gerektiğine karar verilmiş; bozma ilamında belirtildiği üzere 12.11.2020 tarihinde Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/139 Esas 2020/287 Kararı ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece temyize konu 2022/48 E., 2022/82 K. sayılı dosyadan 10.03.2022 tarihinde verilen kararda eldeki dava ile birleşmesine karar verilen 2020/139 E. sayılı dava ile ilgili hüküm kurulmamış, bu eksiklik 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesi uyarınca ek karar verilmek suretiyle giderilmeye çalışılmıştır. Ancak, 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesi, hükmün içeriğinin tamamlanmasına yönelik olup bir dava hakkında hiç hüküm verilmediği hallerde anılan madde ile bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. 6100 sayılı Kanun'un 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Ayrıca; 6100 sayılı Kanun'un karşılık 166 ncı maddesi uyarınca, birleştirilen dava dosyaları birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava olup birleştirilen her dava hakkında usul hükümlerine göre ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece açıklanan bu yasal düzenleme ve kanunun emredici hükmü gözetilmeksizin, asıl ve birleşen davalar iki ayrı dava olmasına rağmen, birleşen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2. Somut olayda; birleştirme kararının davalı tarafa tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı; davalı tarafın, birleştirme kararına karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkânından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle, birleştirme kararının davalı tarafa tebliğ edilmesi gerekirken usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalı tarafın savunma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanarak yargılamaya devam edilip hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. 3. Bozma neden ve şekline göre; asıl/birleşen davada davalı ... şirketi vekili ile birleşen davada davalılar ... ve vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle asıl/birleşen davalı ... şirketi vekili ile birleşen davada davalılar ... ve vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre asıl/birleşen davada davalı ... şirketi vekili ile birleşen davada davalılar ... ve Gazel vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davada davalı Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş ve birleşen davada davacılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.