Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16392 E. 2025/13774 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16392
- Karar No
- 2025/13774
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1882 E., 2022/1821 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E., 2021/217 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait evde 11.04.2017 tarihinde yangın meydana geldiğini, meydana gelen yangında davacıya ait iki katlı evin tamamının içindeki eşyalar ile birlikte yandığını, buna ilişkin soruşturmanın Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı dosyası üzerinden yapıldığını ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacıya ait evin davalı ...Ş. tarafından "yeni tüm ev sigorta poliçesi" ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçe ile bina (yangın), eşya (yangın - normal eşya, kıymetli eşya, açıktaki mücevherat ve kıymetli saatler), enkaz kaldırma masrafları (bina enkaz kaldırma, eşya enkaz kaldırma), geçici ikametgah masraflarının teminat altına alındığını, davacı tarafından yapılan başvuru ile davalı ... şirketinden bina bedeli, bina içindeki eşyaların bedeli, enkaz kaldırma bedeli talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksperin bina ile içindekiler için gerekli tespitleri yaptığını, davacı tarafından yapılan başvuruya rağmen oluşan hasar tazminatı taleplerinin davalı ... şirketince yasaya aykırı olarak reddedildiğini, davacıya ait binanın tamamen yandığını ve binanın tamamının zarar gördüğünü, ayrıca, bina içindeki davacıya ait bütün eşyaların da yanarak kullanılamaz hale geldiğini, davacıya ait binanın ve bina içindeki eşyaların yanmasından dolayı davacının maddi zararların oluştuğunu, davacının yanan eşya ve eşyaya ilişkin sigorta eksperini de bilgilendirdiğini, davacının yaptığı başvuruya rağmen yangın nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların davalı ... tarafından giderilmediğini, davalı ... şirketine yapılan başvurunun hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak reddedildiğini, maddi tazminata ilişkin alacağın miktarının açık ve net olarak belirlenmesinin davacıdan beklenememesi itibari ile davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesini talep ettiklerini, belirtilen nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası kuralları çerçevesinde alacak belirli hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...Ş.'ye müracaat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 359.789.00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmamakla kısmi dava olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar davasını 1.000,00 TL miktarlı ve belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olsa da davacının zararı belirlenebilir durumda olduğunu, davacının iki katlı evinin 11.04.2017 tarihinde çıkan yangında hasar gördüğünü, davacının ertesi gün 12.04.2017 tarihinde davalı şirkete hasar bildiriminde bulunduğunu, bunun üzerine yangın dosyalarında sigorta şirketlerince uygulanan rutin prosedür gereği yangına konu taşınmazda ekspertiz incelemesi, yangın uzmanı tarafından bilirkişi incelemesi ve araştırma raporu hazırlandığını, davacının gerek savcılık soruşturması sırasında verdiği beyanlar gerekse davalı şirkete vermiş olduğu beyanlarının maddi gerçekle örtüşmediğinin belirlendiğini, davacı, yangının birinci kat arka tarafta tuvalet ve banyonun yanında bulunan yatak odasındaki sobadan çıktığını tahmin ettiğini beyan etmekte iken, yangın uzmanı bilirkişi raporunda ayrıntıları ile mevcut durumun yangının yatak odasında çıktığını göstermediğinin belirlendiğini, davacı yangının birinci katta çıktığını söylemiş olmasına rağmen, ikinci katın tamamen tahrip olması ve yangın anına dair fotoğraflar ile yangının ikinci katta başlamış olabileceğinin belirlendiğini, bilirkişi raporunda yangının çıktığı günün hava ve rüzgar tahminleri ile yangının çıkış ve yayılış bilgileri birbirini tutmadığını, yangının elektrik kontağından çıkmış olması halinde de yangının seyrine uygun bir hasar oluşmamış olup, aksi yönde hasar oluştuğunu, anılan nedenlerden ötürü hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 287.829,76 TL'nin 12.05.2017 tarihinden itibaren 1.000,00 TL yönünden yasal faiz, 286.829,76 TL yönünden ise işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan 71.957,44 TL bakımından davanın reddine karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, artırım ile faiz türünün değiştirilmesinin mümkün olmayacağını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda belirlenen müterafik kusur oranının hatalı olup itirazlarının değerlendirilmemiş olduğunu, kararın soyut ve gerekçesiz olduğunu, itirazlarının karşılanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde ; davalı sigortanın davacının ödeyeceği para ile bugünkü ekonomik değerlere ve inşaat maliyetlerindeki artışlara göre aynı nitelikteki binanın, işçilik, içerideki ince işler ve malzemeler ve eşyaların parasını, sadece demir ve beton parasını dahi karşılamamakta olduğunu, %20'den müterafik kusur indirimi yapılmasını kabul etmediğini, keza olayın oluşumunda davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, müterafik kusur olarak %20 oranın da fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; konut sigorta poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuku Genel Hükümler başlığında düzenlenen 1429 uncu maddesine göre, sigortacı aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararların tazmini ile yükümlüdür. Somut olayda sigortalı konutta çıkan yangının sigortalı tarafından kasten çıkarılmadığı mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yukarıda belirtilen düzenleme gereği sigortacının zararın tamamını tazminle yükümlü olduğu gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmaksızın belirlenen tazminatın tamamına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm , davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 .Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.