İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/323 E. 2026/494 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/323
- Karar No
- 2026/494
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/323 Esas - 2026/494 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/323 Esas KARAR NO : 2026/494
.... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/01/2024 tarihinde .... plakalı araç sürücüsü .... müvekkiline çarparak yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, .... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Karayolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle davalı şirketin teminatı altında bulunduğunu, davalı şirkete 05/02/2025 tarihinde e-mail yoluyla başvuru yapıldığını, arabuluculuk dosyası üzerinden yapılan görüşmelerde davalı şirket tarafından teklif edilen 200.000,00 TL tutarındaki tazminatın zararın altında kalması nedeniyle kabul edilmediğini, ardından işletilen zorunlu arabuluculuk sürecinde de ... numaralı dosya üzerinden anlaşma sağlanamadığını, kazanın sürücü .... tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanması sonucu meydana geldiğini ve müvekkilin kusursuz olduğunu, sürücünün ... sayılı dosyasında yargılandığını, aksi kabul edilse dahi sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerini ihlal ettiğini, müvekkilin kaza neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını ve bir ayı aşkın süre yoğun bakımda kalarak ... tedavi gördüğünü, 19.01.2024 tarihli ilk muayene tutanağının zararın boyutunu ortaya koyduğunu, müvekkilin daimi surette sakat kaldığını ve 23/09/2024 tarihli sağlık kurulu raporu uyarınca yüzde 18 oranında engellilik tespit edildiğini, tedavi süreci boyunca çalışamayan müvekkilin geçici iş göremezlik sebebiyle kazanç kaybına uğradığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1429. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı sigorta şirketinin teminat limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporuna göre artırılmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 500,00 TL tutarındaki .... tarafından karşılanmayan tedavi giderinin, 500,00 TL tutarındaki geçici iş göremezlik sebebiyle iş ve kazanç kaybı tazminatının ve 500,00 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı tazminatının haksız fiil tarihi olan 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca trafik kazalarında kusur tespitinin bilimsel ve teknik verilere dayalı olarak yapılması gerektiğini, olay günü yaya olan davacının kavşak ve yaya geçidi bulunmayan yerden, gece vakti ve yağışlı havada gerekli kontrolleri yapmadan ve araçlara ilk geçiş hakkını vermeden yola girerek kazanın oluşumuna asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için dosyanın...gönderilmesini talep ettiklerini, davacının maluliyet oranının da ....marifetiyle tespitinin gerektiğini, davacı tarafından tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir fatura veya belge sunulmadığını, davacının faize ilişkin taleplerinin de reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 19.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararlarının kazaya sebep olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Poliçesini temin eden davalı şirketten tazmini istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak gerekli delillerin toplanmasına, davacı hakkında Adli Tıp Raporunun alınmasına ve deliller toplandıktan sonra kusur oranlarının belirlenmesi ile tazminat hesabına ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler Kusur ve Hasar Uzmanı Makine Mühendisi .... tarafından düzenlenen 12.02.2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğe çıkarıldığı, davacı vekilince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak davacı vekilince dosyaya sunulan 10.06.2026 tarihli beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasında anlaşma sağlanarak sulh olunduğunu, davaya konu edilen zarar ve alacak kalemleri bakımından mutabakata varıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından kararlaştırılan ödeme ve edimlerin yerine getirildiğini, bu suretle davanın esası yönünden yargılamaya devam edilmesini gerektiren bir durumun kalmadığını, taraflarca karşılıklı olarak vekâlet ücreti ve yargılama gideri talep edilmeyeceğinin de kararlaştırılmış olduğunu belirterek, işbu feragat beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği görülmekle, davacı vekili duruşma sırasında verdiği beyanında da; beyan dilekçesini tekrar ederek, davalı sigorta ile sağlanan sulh anlaşması uyarınca müvekkiline ödemelerin yapıldığını, bu nedenle davadan feragat ettiklerini, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığını, ancak davadan önceki arabuluculuk sürecine ilişkin arabuluculuk ücretinden davanın açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle, davalı tarafın sorumlu tutulmasını talep etmiş olduğu görülmüştür. Davadan feragat 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelerdeki düzenlemeler incelendiğinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, feragatin hüküm ifade etmesi ne karşı tarafın ne de mahkemenin kabulüne bağlı olmayıp feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurucu nitelikte bir işlemdir. Bu durumda; davacının geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmini amacıyla kendisine çarpan aracın sigorta şirketine karşı açtığı işbu davada, yargılamanın devamı sırasında taraflar arasında sağlanan anlaşma sonucu davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği, davacı vekiline verilen vekâletnamede vekile bu yetkinin tanınmış olduğu, davacı vekilinin feragate ilişkin yazılı beyanları ile katıldığı son celse verdiği beyanları uyarınca, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, taraflara yargılama gideri ve vekâlet ücreti yüklenmesine yer olmadığına, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, ancak dava şartı olan zorunlu Arabuluculuk giderinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalının sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın vaki FERAGAT nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken harç olan 732,00-TL'nin peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile kalan 116,60-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflar birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinden taraflar aleyhine bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL Arabuluculuk giderinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026
....