Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16132 E. 2023/3867 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16132
Karar No
2023/3867
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1830-2021/1659 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi-Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/532-2018/619 Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.02.2010 tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın, yaya konumundaki davacıların babası/eşi ...'e çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların desteği olan yayanın vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle dava değerini, davacı ... için 12.993,13 TL, davacı ... için 16.614,92 TL, davacı ... için 6.436,40 TL, davacı ... Kardeş için 4.275,75 TL, davacı ... için 2.503,79 TL olmak üzere toplam 42.824,00 TL'ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa 04.08.2010 tarihinde 107.176,00 TL ödeme yapıldığını ve ibraname imzalandığını, bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunmadığını ve hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kaza nedeniyle davalı tarafından davacı tarafa poliçe hükümleri gereğince ödeme yapıldığı, taraflar arasında 29.07.2010 tarihli ibraname imzalandığı, eldeki davanın ise 13.05.2016 tarihinde açıldığı, bu durumda iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; 29.07.2010 tarihli ibranamenin geçerlilik şartlarını taşımadığını, iki yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığını, davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kaza nedeniyle davacılar vekilinden ibraname alındığı, yapılan ödeme miktarının ibranamede yazılı olduğu, davacı tarafa 04.08.2010 tarihinde ödeme yapıldığı, iki yıllık hak düşürücü süre dikkate alındığında, dava tarihi olan 13.05.2016 tarihi itibarıyla sürenin geçmiş olduğu, ibranamenin hükümsüz olduğu iddiasının da ispatlanamadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, ibranamenin geçersiz olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; sigortası bulunmayan aracın 16.02.2010 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yayanın desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 111 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamına göre davacılardan ..., ... ve ...'e velayeten ... adına düzenlenen vekaletname ile davanın açılıp takip edildiği, ancak adı geçen davacıların yargılama esnasında reşit olduğu, kararı temyiz eden Avukat ...'na bu davacılar tarafından asaleten verilen vekaletnamenin dosyada bulunmadığı, bu nedenle anılan davacılara ait vekaletnamenin varsa temin edilmesi, yoksa davacı asıllara gerekçeli kararın tebliği ile kanuni temyiz süresi beklendikten sonra ilgili evrakın Dairemize gönderilmesi için dosyanın geri çevrildiği, vekile usulüne uygun tebliğe rağmen vekaletname eklenmediği gibi davacı asıllara gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen kararın davacılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmediği anlaşılmaktadır. Şu durumda kararı temyiz eden Avukat ...'nun; davacılardan ..., ... ve ... yönünden temsil yetkisi bulunmadığından yetkisiz vekil tarafından sunulan temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, taraflara arasında 29.07.2010 tarihinde ibraname imzalanıp davalı tarafından 04.08.2019 tarihinde 107.176,00 TL ödeme yapılmasına, bu ibranamenin geçersiz olduğu iddiasının davacılar tarafından ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ... ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16132, K. 2023/3867, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16132-e-2023-3867-k-3082e1d74fcc