Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16111 E. 2023/10874 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16111
Karar No
2023/10874
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/347 E. 2022/348 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eylem nedeniyle manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin mernis adresinin İstanbul/Gaziosmanpaşa olduğunu, yazlık konut olarak da Balıkesir/Edremit Altınoluk, Avcılar mevkinde kat maliki olduğunu, site yönetiminin 11.08.2007 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığını, müvekkiline yapılan tebligatın davalı tarafından alındığını, ancak davalının müvekkiline haber vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin usulsüz toplantının iptali için Edremit Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, dava sonucu genel kurul toplantısı ve kararlarının iptalinin sağlandığını, kararın kesinleştiğini, davalı hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dava açıldığını belirterek 5.000,00 TL manevi tazminatın 14.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın yetkisizlik ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin davacının toplantıdan haberdar olmasını engellemesinin söz konusu olmadığını, aksine olağanüstü genel kurul toplantı tarihinin davacıya imza karşılığı bildirilmesi için eve site görevlisi tarafından gidildiğini, ancak davacı tarafından tebligat alınmayarak tebligat adresinin İstanbul olduğu belirtilerek oraya gönderilmesinin istendiğini, bunun üzerine tebligatın İstanbul/Gaziosmanpaşa'da adresine gönderildiğini, ancak kendisinin o tarihte yazlığında olduğundan, İstanbul'daki adresine yapılan tebligatın bila tebliğ iade edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli ve 2015/511 Esas 2016/287 Karar sayılı kararıyla; yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.05.2017 tarihli ve 2017/1302 Esas, 2017/3108 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya içeriğinden, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmış olmasına göre zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. HMK'nın 16. maddesi kapsamında zarar gören davacının seçimlik hakkını kullanarak yerleşim yeri olan Gaziosmanpaşa’da dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının bir yarar sağlamak ve davacının hukuki haklarına son vermek için tebligatı onun adına tebliğ alıp haber vermemesinin tek başına davacıya hukuki zarar verici nitelikte olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı adına gelen tebligatın davalı tarafından teslim alınması ancak davacıya haber verilmemesi nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 10 uncu maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 10 uncu maddesi "Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." hükmünü haizdir. Mahkemece, manevi tazminat davasının tümden reddine karar verildiğine göre AAÜT gereğince davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine "3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16111, K. 2023/10874, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16111-e-2023-10874-k-cf304a27493a