Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16098 E. 2023/6241 K.

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16098
Karar No
2023/6241
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2052 E., 2022/1421 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/183 E., 2021/333 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ait araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, davacının yaralandığını, bacağının kırıldığını, bu süreçte hamile olduğunu, çok yıprandığını, davalı ... şirketinin kusurlu araç sigortacısı olduğunu, davalı ... şirketine zarar kapsamında başvurduklarını, uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle davalı şirketin bu başvurularını reddettiğini, bu nedenle davacının, davalının sigortalısı araç sürücüsünün kusuru nispetinde ZMSS poliçe limitleri dahilinde; sürekli iş göremezlik için 100,00 TL, geçici iş göremezlik için 50,00 TL olmak üzere müvekkili mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri 50,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL tutarındaki tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, hükmedilecek tazminata 24.12.2017 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiş; 30.05.2018 tarihli dilekçesiyle manevi tazminat talebinden feragat etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının ceza dosyasında "uzlaşma" yapılmasına karşın davacının şikayetten vazgeçtiğini belirterek tazminat talep ettiğini, CMK md 253/19 gereği uzlaşı ile kapatılan dosyalara ilişkin tazminat talebinde bulunulamayacağını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ...'ye yönelik feragat beyanı nedeniyle davanın manevi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine, uzlaşma nedeniyle tazminat davası açılamayacağından davanın maddi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince dosya kapsamında uzlaşma sağlandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, oysa ki dosya kapsamında yer alan uzlaşma işleminin usulüne uygun olmadığını, uzlaşma raporlarının geçerli olabilmesi için zararın yaklaşık olarak belirlenmiş olması gerektiğini, şayet yaklaşık zarar belirlenmeden uzlaşma raporu düzenlenir ise ilgili uzlaşma raporunun hukuka aykırı olduğunu, uzlaştırma raporunun bir geçerliliği bulunmadığını, uzlaşmanın amacına uygun olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında davalı ... vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik kazası nedeni yürütülen soruşturmanın uzlaşma sağlanarak sonuçlandırıldığı, davacının uzlaşma tutanağında talebi olmadığını açıkladığı, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigortacı yönünden de haklarını saklı tutmadığı, uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan aksinin aynı kuvvette belge ile ispatı gerektiği, mevcut uzlaşma sonucu davacının davalıya karşı tazminat davası açamayacağı, davacının manevi tazminat talebinden 30.05.2018 tarihinde feragat ettiği, bu tarihte davalı ...'nün vekille temsil edilmediği, 24.08.2020 tarihinde davalı ... vekili olarak dosyaya vekaletname sunulduğu ve feragat öncesi herhangi bir hukuki yardımda bulunulmadığı halde vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davanın reddine karar verilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle; maddi tazminat talebinin uzlaşma nedeniyle reddi, manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Temyizi; ilk derece mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 20.11.2013 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89 ve 90 ıncı maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (19) numaralı bendi, CMK Uzlaşma Yönetmeliği 12/5 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacı vekili dava konusu kaza sonucunda yaralanarak malul kaldığı iddiası ile sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talep etmiş, davalı vekili ise ceza yargılamasında davacının uzlaşma nedeni ile şikayetinden vazgeçtiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/19 uncu maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı hükmüne istinaden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Ceza Muhakemesinde Uzlaşma Yönetmeliği'nin 12/5 inci maddesi "Uzlaşma teklifi suçun işlendiği tarihten itibaren bir aylık süre geçmeden yapılamaz." hükmünü haizdir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu kaza 20.11.2013 tarihinde gerçekleşmiş, davacı tarafından aynı gün ifadesinde kaza nedeni ile şikayetçi olduğu, ancak uzlaşmayı kabul ettiği belirtilmiştir. 10.12.2013 tarihinde ise bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından herhangi bir edim talebinde bulunmaksızın uzlaşmak istenildiği de belirtilen uzlaşma tutanağı imzalanmış ve uzlaşma gerçekleşmiştir. Bu hali ile henüz kaza üzerinden bir aylık süre geçmeden, yönetmeliğe aykırı gerçekleşen uzlaşma geçerli olamayacağından, mahkemece uzlaşma nedeni ile davacının maddi tazminat talebinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Eldeki davada davacı sürücü, 20.11.2013 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigortalı ve diğer davalının işleteni olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; İlk Derece Mahkemesince trafik kazası sonucu yürütülen soruşturmanın uzlaşma ile sonuçlandığı, 10.12.2013 tarihli uzlaşma tutanağında sigortacı yönünden hakların tutulmadığı, uzlaşma nedeniyle davacının tazminat davası açamayacağı, davacının manevi tazminat talebinden feragat ettiği gerekçesiyle manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, maddi tazminat talebinin uzlaşma nedeniyle reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; uzlaşma nedeniyle maddi tazminat yönünden verilen kararın yerinde olduğu, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin beşinci fıkrasında uzlaşma teklifinin suçun işlendiği tarihten itibaren bir aylık süre geçmeden yapılamayacağı düzenlenmişse de bu Yönetmeliğin 05.08.2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, davaya konu kazanın ise 20.11.2013 tarihinde gerçekleştiği, ayrıca tarafların uzlaştıklarını belirterek Cumhuriyet Savcılığına başvurduğu gözetilerek davacı vekilinin yönetmelikteki süreye uyulmadığına ilişkin istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, ancak davacının davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine ve harca yönelik istinaf itirazı yerinde bulunarak davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat davasının uzlaşma nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kaza tarihinde 26.07.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik yürürlükte olup, anılan Yönetmelikte uzlaşma teklifinin suçun işlendiği tarihten itibaren bir aylık süre geçmeden yapılamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ise yayım tarihinde yürürlüğe girmiş, yönetmelikle uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları düzenlenmiş ve 26.07.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Önceki yönetmelikte Cumhuriyet Savcısının uzlaştırmayı kendisi gerçekleştirebileceği gibi bir uzlaştırmacı da görevlendirebileceği düzenlenmişken, yeni yönetmelikte eylemin uzlaştırma kapsamında kaldığının anlaşılması halinde dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderileceği ve bu büro nezdinde Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı tarafından belirlenen listede yer alan uzlaştırmacılar tarafından gerçekleştirileceği, dosya uzlaştırmacıya tevdi edildikten sonra taraflara bu hususun bildirileceği, uzlaşma teklifinin suçun işlendiği tarihten itibaren bir aylık süre geçmeden yapılamayacağı düzenlenmiştir. Şu halde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle kararın onanması düşüncesinde olduğumdan; sayın çoğunluğun henüz kazanın üzerinden bir aylık süre geçmeden Yönetmeliğe aykırı şekilde yapılan uzlaşmanın geçerli olmadığı, uzlaşma nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkin bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16098, K. 2023/6241, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16098-e-2023-6241-k-32a5ade7a026