Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16045 E. 2023/354 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16045
Karar No
2023/354
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/283 D.İş, 2020/283 K. SAYISI : 2020/İHK-18343 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Kısmen Kabulü/Davanın Kısmen Kabulü SAYISI : K-2020/52140 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, yaya haldeki davacıya davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün tam kusuru ile çarpması sonucu 21.05.2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 127.565,05 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III.... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz parametreleri ile birlikte %50 kusur oranı, %23 sürekli maluliyet oranı, 6 ay geçici iş göremezlik ve 4 ay bakım süresi esas alınarak yapılan hesaplamanın karar vermeye elveriş bulunduğu, davacı çocuk olduğu için geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanamayacağı" gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulü ile 122.077,99 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, uygun sağlık raporu ile başvuru yapılmadığını, başvuru sırasında son 3 aylık gelirinin sunulmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğundan dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, annenin gözetim görevini yerine getirmemiş olmasının dikkate alınmadığını, kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, hesaplamanın 18 yaş sonrası için yapılması gerektiğini, askerlik döneminin hesaplamadan çıkarılması gerektiğini, pasif dönemin 60 yaş sonrası yapılmamasının hatalı olduğunu, başvurucu lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Karara esas alınan maluliyet raporunun usule uygun olması nedeniyle, dava şartının eksik olmadığı; davacı 6 yaşında çocuk olduğundan son 3 aylık gelirinin olamayacağı; 6 yaşındaki davacı çocuğun anne ve babasının gözetiminde olduğu ve bakıcı giderine hükmedilemeyeceği; özen görevinin yerine getirilmemiş olmasının davacı zarar görene yüklenemeyeceği, ceza dosyasında alınan kusur raporunun benimsendiği; sürekli iş göremezlik açısından tazmini gereken zararın efor kaybı olduğundan hesaplamada çalışma yaşı dikkate alınamayacağı; davacı 2013 doğumlu olup yeni düzenlemelere göre 65 yaşından önce emeklilik hakkı kazanamayacağı; davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak geçerli mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin bakıcı gideri ve vekalet ücretine yönelik itirazlarının kabulü ile diğer itirazlarının reddine, talebin kısmen kabulü ile 118.036,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, geçerli mevzuata uygun rapor ile başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranı tespitinin eksik incelemeye dayalı olduğunu, hesaplamanın 18 yaş sonrası için yapılması gerektiğini, askerlik döneminin hesaplamadan çıkarılması gerektiğini, pasif dönemin 60 yaş sonrası yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili katılma yolu ile verdiği temyiz dilekçesinde, Yargıtay içtihatları gereği ... dosyasında uzman bilirkişi tarafından davacı lehine hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yasal düzenleme ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda Sigorta Tahkime dair yönetmelikte yapılan düzenlemeye göre başvuran yararına takdir edilen beşte bir oranında vekalet ücretinin yasal dayanağı bulunmadığı, bu nedenle davacı yararına tam ve nispi vekalet ücreti yerine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, yaya haldeki davacıya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli/geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89 ve 90 ve 98 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava şartı eksiğinin bulunmamasına, sürekli iş göremezlik açısından askerlik ve çocukluk döneminde efor sarf edileceğinden maluliyet hesaplamada çalışma yaşının dikkate alınmamasında hukuka aykırılık bulunmamasına, 2013 doğumlu davacının kaza tarihinde 6 yaşında olup geçerli mezvuata göre 65 yaşından önce emeklilik hakkı kazanamayacağına, kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışması söz konusu olamayacağı ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine, bu nedenle davacı yararına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmamasına, davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak geçerli mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnek verilerek sayılmış olup Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda bulunmayan belgesiz tedavi giderlerinin de anılan Kanun kapsamında tazmini gereken zarar kalemlerinden olduğu kabul edilmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 98 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde SGK tarafından karşılanacağı öngörülmüştür. Söz konusu düzenlemeyle SGK’nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu belirlenmiş olup bu hükme aykırı ikincil düzenleyici işlemlerle (Genel Şartlar) Kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği açıktır. Bu itibarla; TBK’nın 54 ve KTK’nın 98 inci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan davacı için hesap edilen geçici bakıcı giderinin de hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında kusur belirlemesi yapılmadığı gibi trafik kazasında tarafların kusur oranlarının da belirlenmeden davacının ve davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün%50'şer kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak ceza dosyasındaki kusur raporları arasında oluşan çelişki giderilerek tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16045, K. 2023/354, T. 12.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16045-e-2023-354-k-0d3dd161bf14