Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15839 E. 2023/1051 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15839
- Karar No
- 2023/1051
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/191 Değişik İş, 2022/191 Karar SAYISI : KIT/2021-400 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Kısmen Kabulüne SAYISI : K-2020/12006 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.04.2018 tarihinde, davalı ... şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalanan aracın, davacı yayaya çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyet nedeniyle davalı ... şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 4.500,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 56.319,00 TL'ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalı ... şirketinin poliçe limiti ve kusur oranında sorumluluğunun bulunduğunu, maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, yasal faize ve davacı lehine 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 56.319,00 TL’nin davalı şirketten 12.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 11.08.2020 tarihli ve 2020/İHK-13241 sayılı kararı ile 15.04.2018 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda davalı taraf sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespitinin uygun bulunduğu, davacının %5 maluliyeti ve 30 gün bakıcı süresi üzerinden TRH 2010 Yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 20.09.2021 tarihli ve 2021/3452 Esas, 2021/5004 Karar sayılı ilamıyla; "...Davaya konu trafik kazasının,davalıya sigortalı araç sürücüsünün, seyir halindeyken kapının önünde oyun oynarken annesini gördüğü için aniden yola çıkan 5 yaşındaki davacı çocuğa çarpması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalıya sigortalı araç sürücüsü ambulansın arkasından gittiği için kaza tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sunulan, Adli Trafik Bilirkişi Lütfü Varol tarafından düzenlenen 28/05/2019 tarihli Adli Trafik Bilirkişi Mütalaasına göre; kazanın meydana gelmesinde, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terkettiği için KTK 81. maddesi kuralını ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu; davacı yayanın kusurunun olduğuna dair herhangi bir bulgu tespit edilemediği için kusurlu olmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafça sunulan, Sigorta Eksperi ... tarafından düzenlenen 10/12/2019 tarihli Adli Trafik Bilirkişi Mütalaasına göre; kazanın meydana gelmesinde, davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK 47/d. maddesinde yer alan “sürücüler trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,yasak,zorunluluk ve yükümlülüklerine uymak zorundadırlar” ve Yönetmeliğin 144/b-1 maddesinde yer alan “sürücüler gelişlerini haber verme,yol ve trafik durumunun icabına göre,karayolunu kullananları uyarma ve geçme halleri içerisinde (korna) kullanmak zorundadır.” kurallarını ihlal etmesi nedeniyle tali ve %25 oranında kusurlu olduğu;davacı yayanın; KTK 68/c ve Yönetmeliğin 138/d maddelerinde yer alan “Zorunlu halde taşıt yolunda bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışta bulunmaları,dikkatsiz hareket etmeleri,oynamaları yasaktır” kurallarını ihlal etmesi nedeniyle asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, küçük yaştaki yayanın kusurunun ebeveynlerine ait olduğu belirtilmiştir. Soruşturma aşamasındaki ifadelerde; 5 yaşındaki davacının, evlerinin kapısının önünde oynadığı sırada yolun karşı tarafında annesini görünce aniden koşarak annesinin yanına doğru koşmaya başladığı sırada sokaktan geçen davalıya sigortalı sürücünün kullandığı aracın davacıya çarptığı beyan edilmiş, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda davalıya sigortalı sürücü hakkında şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacı tarafça sunulan 28/05/2019 tarihli rapor ile davalı tarafça sunulan 10/12/2019 tarihli rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden, davacı tarafça sunulan 28/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları hükme esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan raporlar arasında çelişki bulunmakta olup, dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın, İ TÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve eldeki dosyada bulunan bilirkişi raporları birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-... Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 56.319,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 8.121,47 TL vekalet ücreti hükmedilmiş, ... tarafından davalı vekilinin davacı yararına 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyulduğu, Karayolları Genel Müdürlüğü teknik bilirkişilerinden oluşan heyetten kusur tespitine yönelik rapor alındığı, 05.02.2022 tarihli bu rapora göre kazanın meydana gelmesinde, davalı taraf sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu ve davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğu, ancak davacının kaza tarihinde 4 yaşında olması nedeniyle davacının ebeveynlerinin sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği, davacı yayaya kusur atfedilemeyeceğinden hükmedilen tazminat miktarında bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu ücret altında kalmaması kaydıyla tam nispi vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının kısmen kabulüne, ... kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, diğer hükümlerinin aynen icrasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası oluşturulan yeni karara itiraz ettiklerini, davalı taraf sürücüsünün %100 oranında kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, geçici bakıcı gideri yönünden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyeti kabul etmediklerini, faize ilişkin hükümlerin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılması olanağı bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 inci maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”, 85 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85 inci maddesinin son fıkrasında ise “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Zorunlu trafik sigorta şirketi, işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmekte olup işleten de sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Somut olayda; İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamı doğrultusunda kusur yönünden oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilen teknik bilirkişilerinden oluşan heyetten rapor alındığı, 05.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğu ve davacının kaza tarihinde 4 yaşında olması nedeniyle davacının ebeveynlerinin sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince davalı ... şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuru oranında sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken davalı taraf sürücüsü %100 oranında kusurlu kabul edilerek davalının zararın tamamından sorumlu tutulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; 05.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu uyarınca davalı taraf sürücüsünün %25 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat hesabının yapılması için daha önce rapor düzenleyen aktüer bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı ... şirketi lehine usuli kazanılmış hak oluşturan yönlerin göz önünde bulundurulmasıyla) karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davalı tarafın % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.