Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15360 E. 2023/151 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15360
- Karar No
- 2023/151
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/472 E., 2022/270 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...Tarım Ürünleri Yem. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazını önce davalı ...’a sattığını onun da diğer davalılara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2016/366 Esas, 2018/208 sayılı kararıyla; bedel farkı ve tanışıklık olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2018/1664 Esas 2019/497 sayılı kararıyla , ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararının yerinde olduğundan bahisle davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.12.2020 tarih 2019/3046 Esas 2020/8219 sayılı ilamı ile "... Somut olayda, davalı ... yönünen davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında bir bedel farkı bulunmadığı sabit olmuştur.Borçlu davalı arasında bir akrabalık bağı olduğu da ispatlanmamıştır.Ancak davacı vekili borçlunun 2014 yılı mizan tablosunda borçlu ile üçüncü kişi Savaş arasında 2014 yılıbaşında 1.600,00 TL bir ticari ilişkinin olduğunu belgelemiş, davalılar bu durumla ilgili bir açıklama yapmamışlardır.Öte yandan dosya içiresindeki kayıtlardan dava konusu taşınmazın Seyhan Akkapı mahallesinde bulunduğu davalı ... ile borçlu şirket yetkilisinin aynı mahalle nüfusuna kayıtlı oldukları, borçlu şirketin aynı mahallede bulunduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece, davalı ...’ın İİK’nun 280/1.maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklıların ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının, bu kapsamında İİK’nun İİK’nun 283/2 maddesi gereği tazminata dörüşüp dönüşmeyeceğide değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 898.440,40 TL tazminatın bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde ; müvekkilinin borçlunun bulunduğu adresten uzak yerlerde bulunduğunu, borçlu şirket ortakları ile müvekkili arasında yakınlık veya akrabalık olmadığını, mizan defterinde müvekkilinin isminin nasıl geçtiğini bilmediklerini ,isim benzerliği olabileceğini ,2014 yılından önce borçlu ile bir ticari ilişkisi olmadığını, satış sırasında borçlu hakkında hiçbir icra takibinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın boş tarla olarak alındığını, üzerindeki binaların sonradan yapılarak satıldığından değerinin boş olarak hesaplanması gerektiğini, sundukları delillerin toplanmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 ve 370 inci maddeleri, 2.2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine, 10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.