Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15300 E. 2023/12775 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15300
- Karar No
- 2023/12775
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/171 E., 2022/1467 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne /Esastan reddine Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ve davacı vekili Avukat geldiler. Davacı vekili ve davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.11.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlu ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulünü diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalıların dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 08.06.2021 gün, 2020/322 E- 2021/312 K sayılı kararı ile; dosya arasında bulunan nüfus kayıt örneklerinden davalı borçlu ... ile alıcı ...'in vekili olan Naci Soydal'ın eş oldukları, mevcut satış işleminin alıcısı tarafından borcun bilinmemesinin mümkün olmadığı gibi bu şekildeki bir işlemin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu bu sebeple davanın kabulü ile Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin 2015/14932 sayılı dosyasındaki alacakların tahsili için dava konusu Kırklareli Merkez, Hacızekeriya Mahallesi, Tırnava mevkii, 4 ada 46 parsel, zemin 10 nolu bağımsız bölümün haciz ve satışı isteyebilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; gayrimenkul kaydında yer alan hacizlerin de müvekkil tarafından kapatılacağını, bir kısım borçların da kendisi ve akrabaları tarafından ödendiğini, müvekkile karşı açılan taraf ve konusu aynı olan, Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.10.2015 tarihli 2015/36 E. 2015/441 K. sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğunu, bozma sonrası Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/111 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, bedel farkının da olmadığını beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2022 gün, 2022/171 E. - 2022/1467 K. sayılı kararı ile; davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bir davada taraflarca ileri sürülen maddi olguların hukuki değerlendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir. HMK'nın 33 üncü maddesine göre Hâkim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, nitelemeyi yapıp hukuki sebebi kediliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icra yoluyla devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İKK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İKK.nun 278 inci maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Mahkemece, davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...'in vekili olan 'a 102.000,00 TL bedelle dava konusu satış işleminin yapıldığı, bu hali ile dosya arasında bulunan nüfus kayıt örneklerinden de anlaşılacağı üzere satış işleminin tarafları olan ... ile alıcı ...'in vekili olan 'ın eş oldukları, mevcut satış işleminin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle muvazaanın varlığı kabul edilmiş ise de; davalı 3. kişinin davalı borçlunun eşine dava konusu taşınmazı satın alması için vekalet vermesi tek başına muvazaa olgusu için yeterli değildir. Öte yandan davalılar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı, üçüncü kişinin borçlunun ekonomik durumunu bildiğine ilişkin somut delillerin olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, davalı ...'ın taşınmazı almak için ekonomik gücü olmadığı kabul edilmiş ise de, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.09.2022 tarih, 2022/5803 Esas 2022/9953 Karar sayılı ilamı ile onanan, aynı taraflar arasındaki, aynı Mahkeme'nin 26.10.2021 tarih 2021/111 Esas -2021/545 sayılı Kararı güçlü delil niteliğinde olup, bu kararda davalı ...'ın alım gücü olduğu kabul edildiği gibi, satış tarihinde taşınmaz üzerinde bulunan hacizlerin üçüncü kişi ve dayısı tarafından ödenerek, kapatıldığı ispat edildiğinden bu gerekçe de yerinde bulunmamıştır. Bu halde, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 373/1 maddesi gereğince Bölge Adliye mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine, Dosyanın HMK nun 373/1 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine 28.11.2023 gününde üzere oybirliğiyle karar verildi.