Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15114 E. 2023/1087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15114
Karar No
2023/1087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1336 E., 2022/1305 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; Türkiye Motosiklet Federasyonunun 01.07.2009 - 31.10.2010 tarihleri arasındaki işlem ve faaliyetlerinin genel denetimi sonucu düzenlenen 20.01.2012 tarih ve 21/3 sayılı Genel Teftiş raporu ile federasyonun genel kurulda ibra edilmeyen mali hesapları, borçları, borçların ödenmesinde sakınca bulunup bulunmadığı ile ilgili olarak düzenlenen 12.01.2012 tarih ve 21/2 sayılı soruşturma raporunda, federasyon başkanı ..., Asbaşkan ... ve ...'ın teftiş dönemini kapsayan federasyon faaliyetleri ile ilgili olarak yapılan harcamaların federasyon harcama talimatlarına aykırı bir şekilde gerçekleştiğini, bu harcamaların toplam tutarının 448.946,42 TL olduğunu, her bir kalem harcamanın federasyona fatura edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili asıl ve birleşen cevap dilekçesinde; usulden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin ise Federasyonun asli görevinin yapılacak haciz nedeni ile ifa edilemez hale düşmemesi için GSGM idarecilerinin sözlü bilgisi dahilinde ana statünün 6/Ç maddesinin verdiği görev nedeni ile borca itiraz edilmek zorunda kalındığını, davacı federasyonun yargılama sırasında delil ibrazından kaçınarak aleyhine karar verilmesine sebep olduğunu, bu zararın sorumlusunun müvekkillerinin aksine delil ibrazından kaçınan Federasyon olduğunu, dava şartı olan genel kurul kararının dosya ibrazından kaçınıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2013/359 Esas, 2017/320 Karar sayılı kararıyla; zamanında ödenmeyen satıcı borçları ve vergi, SGK borçları nedeniyle fazladan ödenen icra inkar tazminatları ve gecikme zamlarının, söz konusu borçların nakit sıkıntısı dolayısıyla ödenememesinden kaynaklanmış olduğu, daha önceki yıllardan gelen borçların veya daha önceki yılda sözleşmesi imzalanan Dünya Şampiyonası organizasyonu nedeniyle oluşan giderlerin ödenmesinin acil ve önemli sonuçlar doğurabilecek durumda bulunması dolayısıyla, bu borçların ödenmesinin öne alınarak diğer borçların nakit yetersizliği nedeniyle ötelenmiş olduğu, Dünya Şampiyonası yapılmasından vazgeçilmesinin hem cezai şart hemde itibar kaybı olarak daha fazla zayiat vereceği, dolayısıyla satıcı borçları ile vergi ve sigorta borçlanın ötelenmiş olduğu, Federasyon başkanı tarafından ödenmesi için olur verilen çiçek, çay, kahve, meşrubat, cüzi miktarda alkollü veya alkolsüz içeceklerin, yada yönetim kurulu üyelerine veya yabancı misafirlere verilen yemek ücretlerinin ilgili maddelerde açıklandığı üzere Federasyon başkanının yetkisinde olacağı, müfettiş raporunda, hizmetin yapılmadığı, fazla ücret verildiği, mevzuata aykırı ödeme yapıldığı hususlarının iddia edilmemiş olduğu, Mondial firması tarafından Dünya Şampiyonası için gelen misafirler için yapılan havaalanı transfer ve araç kiralama bedelleri, tercüman giderlerinin yapılması hususunda 02/04/2009 tarihli yönetim kurulu kararı bulunduğu, davalı ...’un Pasifik şirketiyle herhangi bir bağı olduğu hususunda da bir tespit yapılmamış olduğu mal ve hizmet alımlarının faturalarına dayandığı, Federasyonun Ana Sözleşmesi ve satın alma talimatı uyarınca, talep yazısı, olur gibi belgelerin hazırlanması ve muhafazasından Genel Sekreter ve Mali İşler sorumlusunun sorumlu olması gerektiği, Yönetim Kurulu üyesi olan başkan, asbaşkan ve diğer yönetim kurulu üyelerinin herhangi bir ücret almadan federasyon görevlerini yerine getirmeye çalıştıkları, bürokratik işlemlerin ve diğer yazışmaların ücret ve kadro karşılığı çalışan diğer görevlilerce yerine getirilmesi gerektiği, davacının, kendi hizmetleri için harcanan paraları geri alması halinde sebepsiz zenginleşmiş olacağı gerekçeleri ile davacının asıl ve birleşen davaya konu harcamalar ve işlemler nedeniyle herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2018/932 Esas, 2019/1120 Karar sayılı kararıyla; asıl davaya konu edilen İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2010/7448 Esas sayılı icra dosyası ile İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün 2010/25151 Esas sayılı icra takip dosyasında davacı federasyon aleyhinde yapılan icra takiplerine konu borçların federasyonun muhasebe kayıtlarına işlenmesine rağmen basiretli yönetim ilkesi ve objektif iyi niyet kuralları kapsamında değerlendirilemeyecek şekilde itiraz edilmesi nedeniyle İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 17.273,20 TL, İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda ise 8.912,50 TL, yine İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/175 Esas sayılı dosyasında federasyon aleyhine 67.099,89 TL inkar tazminatına hükmedildiği ve hükmedilen tutarların davacı federasyon tarafından dava dışı alacaklılara ödendiği anlaşılmış olup, federasyon kayıtlarında yer alan borçlar ile ilgili olarak yapılan icra takiplerine itiraz edilmesinde davalıların kusurlu olduğu ve buna rağmen icra takiplerine itiraz edilmesi nedeniyle dava dışı kişiler tarafından federasyon aleyhinde açılan itirazın iptali davalarında, davacı kurumun inkar tazminatları ödemek zorunda kaldığı, bu zararın doğmasında da davalıların kusurlu olduğu, bu nedenle asıl davanın inkar tazminatlarına ilişkin 26.185,70TL’lik kısmının, birleşen dosyadaki 67.099,89TL’nin federasyon yöneticisi olan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurularak asıl davanın kısmen kabulü ile 26.185,70 TL alacağın 13.09.2013 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/123 Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile 67.099,89 TL alacağın 27.02.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 17.03.2022 tarih ve 2019/2299 Esas-2021/11015 Karar sayılı ilamı ile davalıların Türkiye Motosiklet Federasyon başkanı ve asbaşkanları olduğu dönemde Federasyon aleyhine başlatılan takiplere itiraz edildiği, mahkemece itirazların kısmen iptaline karar verilerek icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacı yanın ise davalıların ödeme yapması gerekirken ödeme yapmayarak takip dosyalarına itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verildiği, bu nedenle Federasyon aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatların davalıların sorumluluğunda olduğunu belirterek bu miktarların davalılardan tahsilini talep edildiğinin anlaşıldığı, yargılama sırasında İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; davacı Federasyonun vergi borçları, SGK prim borçları ve icra inkar tazminatına dayanak borçların ödenememesinin nakit sıkıntısından dolayı ödenemediğinin bildirilmiş olması karşısında davanın tümden reddi gerekirken, bu miktarlar yönünden davalıları sorumlu tutacak şekilde asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak dosyanın esası incelendiğinde, dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Yargıtay bozma ilamında belirtilen gerekçelere göre, asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz başvurusunda; sadece yargılama giderleri ve vekalet ücretleriyle sınırlı olmak üzere karara karşı temyiz yoluna başvurduklarını, birden fazla davalı olmasına, asıl davanın 448.946,42 TL, birleşen davanın 67.099,89 TL üzerinden açılan alacak davası olmasına ve istinaf mahkemesi karar tarihindeki tarifeye göre ücret takdir edilmesi gerekmesine rağmen vekalet ücretinin hatalı yazıldığını, hem asıl hem de birleşen davanın tamamen reddedilmesine rağmen hatalı olarak davacı tarafa vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Davalıların görev yaptığı davacı federasyonun faaliyetlerinin denetimi sonucu düzenlenen teftiş raporuna istinaden talep edilen alacak istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde istinaf yolu ile görülen birden fazla duruşması veya keşif gibi avukatın da bulunması gereken sair işlemleri olan işler için 11.000,00 TL vekalet ücretine hükmedileceğinin düzenlendiği, ancak Dairemizin bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesince yapılan duruşmaya davacı vekilinin katılmadığı, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince duruşmaya katılmayan davacı yararına AAÜT hükümleri gereğince duruşma vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. İstinaf yolu ile görülen birden fazla duruşması veya keşif gibi avukatın da bulunması gereken sair işlemleri olan işler için duruşmada hazır bulunmayan davacı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının D-3) numaralı bendinde yer alan “Davacı, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca birden fazla duruşma yapıldığı dikkate alınarak 11.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15114, K. 2023/1087, T. 26.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15114-e-2023-1087-k-d6a7f2289a53